Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 13 Haziran 2018, Çarşamba

Bülbül

Paylaş  
15
14
11

Bunu daha önce de sık sık paylaştık. Ülkemizde her gün bir çok konuda yazılar yayımlanıyor. Televizyonlar ve radyolarda programlar sayılamayacak çoklukta sunuluyor. Bir de önüne gelenin web üzerinden tv yayını yaptığı bir dönemdeyiz.  

Buna rağmen, birçok değerli isim hafızalarımızın güncellenmesi çerçevesinde gündeme gelemiyor, özellikle bazılarının içerikleri inanılmaz kötü. Denetimsiz ve etik, ahlak hak getire. Oysa gerek yerli gerek Türkiye’den ya da dünyadan hayatımıza bir vesile ile anı konuğu olan değerleri anmak ve hatıralarımızda güncellemek yaşadığımızı, yaşamımızın tatlı acı parçaları olmalarını sürdürebilmek ve farkında olmak için farklılaşmak gerekiyor.

Zaman zaman unutulurlar, zaman zaman hatırlanırlar. Günü geldimi birçoğunu hatırlamak ve hatırlatmak görevimdir diye düşündüğümden bugün ölüm yıldönümleri olmasından dolayı bir büyük ustayı daha hatırlatmak istedim. Bu usta Mehmet Âkif Ersoy.

*

20 Aralık 1873, İstanbul doğumlu. Cumhuriyet Dönemi şairi, veteriner hekim, öğretmen, vaiz, hafız, Kur'an mütercimi, yüzücü, milletvekili olma gibi bir çok alanda yeralmış. Biz onu İstiklal Marşı’nın söz yazarı ve şair olarak biliriz en fazla.

“Vatan şairi” ve “milli şair” unvanları ile anılır. Çanakkale Destanı, Bülbül en önemli eserlerinden. II. Meşrutiyet döneminden itibaren Sırat-ı Müstakim (daha sonraki adıyla Sebil'ür-Reşad) dergisinin başyazarlığını yapmış. Kurtuluş Savaşı sırasında milletvekili olarak 1. TBMM'de yer almış.  Bir çok hizmet ve eserin ardından 27 Aralık 1936’da doğduğu şehirde ölmüş.

Mehmet Akif Ersoy’un ölümünün 75. ve İstiklal Marşı’nın Kabulünün 90. yılı olması nedeniyle 2011 yılı T.C. Başbakanlığı tarafından “Mehmet Akif Ersoy Yılı” olarak kabul edilmişti. Yıl geride kaldı.

Bir anı konuğu olarak değindiğim Mehmet Akif’i bir makalede anlatmak zor. Ancak en azından bu bilgilere ek olarak en önemli eserlerinden olan “Bülbül” şiirinden bir paragrafı paylaşalım.

*

Bütün dünyâya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım;

Nihayet, bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım.

Şehirden kaçmak isterken sular zaten kararmıştı,

Pek ıssız bir karanlık sonradan vâdiyi sarmıştı.

Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hılkat kesilmiş lâl...

Bu istiğrâkı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl

Muhîtin hâli "insâniyyet"in timsâlidir, sandım;

Dönüp mâzîye tırmandım, ne hicranlar, neden andım!

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Ocak 2019, Pazartesi    Unutulma hakkı
16 Ocak 2019, Çarşamba    İnternet gazetesinde ortak sorumluluk
15 Ocak 2019, Salı    Biz vardık diyebilmek
14 Ocak 2019, Pazartesi    Kıymet bilmek zaman alır
10 Ocak 2019, Perşembe    Ertelemeyin
8 Ocak 2019, Salı    Ruhun besini
7 Ocak 2019, Pazartesi    Evrenin inadına
3 Ocak 2019, Perşembe    Her şey değişiyor
2 Ocak 2019, Çarşamba    İngiltere'nin kibirine dönüşü
31 Aralık 2018, Pazartesi    Yeni bir yıl ve Arınmak

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Unutulma hakkı
Ferhat ATİK | 21 Ocak 2019, Pazartesi
Unutulma hakkı, dünya hukuğunda benimsenmeye başlandı. Yurttaş olarak sosyal medya veya bilgilerimin kaydedildiği herhangi bir servisi kapatmak istiyorum, kapatırken de içindeki bütün verilerin silinmesini istiyorum. ...
İnternet gazetesinde ortak sorumluluk
Ferhat ATİK | 16 Ocak 2019, Çarşamba
İnternette yayın yapan bazı gazetelerin veya haber sitelerinin bir yerinde ısrarla “köşe yazarının yazılarının kendilerini bağladığı ve sitenin sorumlulu tutulamayacağı” uyarısı bulunur. Görmüşsünüzdür.
A...
Biz vardık diyebilmek
Ferhat ATİK | 15 Ocak 2019, Salı
Biz vardık diyebilmek
Günümüz Kıbrıs’ında kültürel ifadeler; entelektüel ağızlarda giderek yozlaşmaktadır. Çarpıcı acısı elbette bu yozlaşmanın başta kültür entelektüellerinden kaynaklanmasıdır. Ne yazık ki kişisel g...