Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 8 Ağustos 2018, Çarşamba

Yalnız ama duygusuz

Paylaş  
4
2
4

 

Yaz akşamlarında toplanan komşu ablaların, teyzelerin Yaseminleri incecik iplere dizerek yaptığı sohbetler kulaklarımda. Yaseminlerin kokusu burnumda, yaz akşamlarının esintisi tenimde hala ve iç çekerek yazılan satırlarımdayken bunlar, tümü çoktan anılarımda...

Kıbrıs’ın iç bahçeli evlerinden bir Yasemin dizilişinden payıma düşerek boynuma asılan bir demet kadar çocuktum. Evim asfalta bakardı. Kapımızın önünden geçerdi şehrin işlek bir yolu. Kim bilir kaç defa göz göze geldik sizinle, kaç defa geçtik bir birimizin anılarıyla dolu yollarından, kim bilir?

Peki ya sizin, ne kadardı çocukluğunuz? Gök kubbede bizi bekleyen nice sohbetleri tadıyla bölen, küçük çatallı minik tabaklarda ikram edilmiş bir turunç macunu kadar mı? Yoksa annenizin eve girerken, kuruttuğu molehiyalara basmamanızı içeren uyarısı kadar mı? Ne kadardı çocukluğunuz? Nerede bıraktınız onu?

*

Her birimizin küçücük ellerinde şekillenen, kocaman oyunlarının geçtiği, ülkemin dar sokaklarının, geniş hayallerini kaçımız içini burkmadan hatırlar?

Kendime hiç yorumlamadan geçtim yıllar sonra o aynı sokaklardan. Ne aradığımı bilmeden bakındığım sokaklarda, ne aradığımı bulamadım. Üzüldüm.

Zaman mıydı geçen, yoksa ben mi?

Mekanlar mıydı değişen, yoksa insanlar mı? Bana tüm düşündürdüklerini acısıyla tatlısıyla hissetmek de güzeldi; her burukluğuma ve dönülemez olduğunu bildiğim tatlı geçmişe dönememenin acılarıyla.

Hatırlamak isteği sardı sonra içimi.

Geçtiğim sokakları gözledim ve günübirlik telaşlarla geçerken göremediklerimi görmenin mutluluğunu yaşadım.

Ne kadar biyonik olmuşuz! Bakıyor ama beynimizin gitmek istediği yere odaklı bir tek yeri görüyoruz. Teknoloji yalnızlığı, yalnızlık duygusuzluğu getirmiş zamanla.

Yaşadığımız düne, büyüdüğümüz şehre, haksızlık ediyoruz, bugüne taşımamız gereken hatıralarımızın geçtiği mekanları unutmuşuz.

Haksızlık ediyoruz aynı güzellikleri yaşatmadığımız çocuklarımıza, nesillere. Oysa ne doğduğumuz şehir ne de çocukluğumuzun geçtiği sokaklar bizi hiç unutmadı.

Unutmayacaklar.

Ben her geçişimde bu sokakların kalbime buruk bakışlarla baktığını hissedebiliyorum!

Ya siz?

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
16 Kasım 2018, Cuma    “Sonrası iyilik, güzellik”
12 Kasım 2018, Pazartesi    Kitap yasaklayan bir ülke miyiz?  
9 Kasım 2018, Cuma    İki büyük kayıp
5 Kasım 2018, Pazartesi    Anlamak istersen eğer!
4 Kasım 2018, Pazar    Bir pazar yazısı...
2 Kasım 2018, Cuma    Biz ne yaptık Türkiye insanına?!
1 Kasım 2018, Perşembe    Elle tutulur olmaktan çıktı hayat
31 Ekim 2018, Çarşamba    BM’ye gerek var mı?
29 Ekim 2018, Pazartesi    Kibir kibirdir
26 Ekim 2018, Cuma    Ne güzel bir ülkem var!

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

“Sonrası iyilik, güzellik”
Ferhat ATİK | 16 Kasım 2018, Cuma
“Sonrası iyilik, güzellik”
Hep, hiç yazılmamışın derinliklerindedir aşk, hayal ve mutluluk. Yazılınca, dokunulduğunda solan çiçekler gibidirler. Öylece boynu bükülür hayallerin, yürekler dokundukça. Gönderilmeyen mek...
Kitap yasaklayan bir ülke miyiz?  
Ferhat ATİK | 12 Kasım 2018, Pazartesi
 
Hukukla ilgili herkese sorularım var! Sadece bilgi edinmek için, avukatlara, savcılara, yargıçlara, hukukçu vekillere, hukukçu akademisyenlere soruyorum! Hatta polise. Hukukla ilgilidirler diye düşünüyorum.
İngili...
İki büyük kayıp
Ferhat ATİK | 9 Kasım 2018, Cuma
İki büyük kayıp
Dünya 10 Kasım sabahı iki büyük kayıpla döngüsünü sürdürecekti…
1938 yılının 9 Kasım gecesi olanlar, insanlık tarihine bir utancın başlangıcı, bir sonun başlangıcı olarak geçti. Hitler’in propaganda ...