Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 23 Ağustos 2018, Perşembe

Fiber zaman çocuklar

Paylaş  
7
3
7

Memlekette yaşanan herşeyi bildikçe, aşağıda yazacaklarımın farazi olduğunu düşünmüyor değilim. Ancak ne var ki, bir yerlerde bulunsun diye yazılması gerektiğine olan inancım ağır basıyor.

*

İnternet “hayatımızın içinde” olmak gibi deyimleri aştı. Hayatın ta “kendisi” oldu. Kimi zaman buna “biz” önceki nesil “maalesef” desek de, Işık Çağı Çocukları/Nesli, neden sitemkar olduğumuzu anlamıyorlar bile. Anlamayacaklar da.

Tıpkı bizlerin onları anlamadığı ve anlayamayacağı gibi.

Her nesil, kendine sunulan dünya zamanını, o zamanın getirileri içerisinde yaşar. 2 binli yılların ışık çocukları da öyle. Onlar fiber zaman çocukları.

Bizler, önceki ve daha önceki nesiller olarak, aslında artık bu çocuk ve genç bireylere sormalıyız, geleceği. Onlar için gelecek hazırlamak gibi bir sorumluluğumuz var elbette. Ancak 60’larda 70’lerde doğup da 2018’de yeni yetişkin olan bireylerin 20 yıl sonralarını planlamak, koşulsuz başarısızlıkla sonuçlanacaktır. Rasyonel düşünenler için ise bu sorumluluğun altına “ben bilirim” diyerek girmek ürkütücü gelir. 60’ların öncesinden hiç bahsetmiyorum bile.

Bir tek durum hariç!

O da, geleceği planlarken, gerçekten ama gerçekten çocuk ve genç bireylerle birlikte çalışmak. Aksi halde onların geleceğini kurgulamamız hem başarısızlıkla sonuçlanır, hem hayal kırıklığı ile hem de boşu boşuna…

Dünyada internette her bir dakikada neler oluyor biliyor musunuz?

160 milyona yakın elektronik posta gönderiliyor. Aynı bir dakikada 4 milyondan fazla video seyrediliyor.Tek bir arama motorunda (Google.com’da) 3,5 milyonu aşan arama yapılıyor ve 350 binden fazla yeni Tweet atılıyor.

Yine aynı bir dakikada olanlar bununla da kalmıyor!

30 milyon mesaj anlık olarak gönderiliyor. En büyük e-ticaret sitesi olanamazon.com'da 300 bine yakın satış işlemi yapılıyor. Yüz milyonlarca insan aynı aynı anda, sosyal medya platformlarında yer alıyor. Bahsettiğim bu bir dakika içinde yapılanlar her yıl, bir önceki yıla göre istikrarlı bir şekilde artıyor. Baş döndürücü gelişme ve değişim hızı, hükümetler, düzenleyiciler ve uluslararası kuruluşlar arasında istişare ve işbirliği mekanizmaları oluşturulmasını da zorunlu kılıyor.

Biz neresindeyiz sizce?

Bu bir soru.

Öte yandan, geleceği hakikaten düşünüyorsak, diğer bir deyişle umursuyorsak, yani “biz yaşar ölürüz sonrası ne umurumuzda” gibi bir ruh ve düşünce halimiz yoksa, bahsettiğim bu rakamlar, bu gelişim ve durumun gayet farkında olarak düşünce ve eylem üretmemiz gerekiyor!

Sonra geç olur, fiber çocuklar için "sonra” diye birşey yok.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
16 Kasım 2018, Cuma    “Sonrası iyilik, güzellik”
12 Kasım 2018, Pazartesi    Kitap yasaklayan bir ülke miyiz?  
9 Kasım 2018, Cuma    İki büyük kayıp
5 Kasım 2018, Pazartesi    Anlamak istersen eğer!
4 Kasım 2018, Pazar    Bir pazar yazısı...
2 Kasım 2018, Cuma    Biz ne yaptık Türkiye insanına?!
1 Kasım 2018, Perşembe    Elle tutulur olmaktan çıktı hayat
31 Ekim 2018, Çarşamba    BM’ye gerek var mı?
29 Ekim 2018, Pazartesi    Kibir kibirdir
26 Ekim 2018, Cuma    Ne güzel bir ülkem var!

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

“Sonrası iyilik, güzellik”
Ferhat ATİK | 16 Kasım 2018, Cuma
“Sonrası iyilik, güzellik”
Hep, hiç yazılmamışın derinliklerindedir aşk, hayal ve mutluluk. Yazılınca, dokunulduğunda solan çiçekler gibidirler. Öylece boynu bükülür hayallerin, yürekler dokundukça. Gönderilmeyen mek...
Kitap yasaklayan bir ülke miyiz?  
Ferhat ATİK | 12 Kasım 2018, Pazartesi
 
Hukukla ilgili herkese sorularım var! Sadece bilgi edinmek için, avukatlara, savcılara, yargıçlara, hukukçu vekillere, hukukçu akademisyenlere soruyorum! Hatta polise. Hukukla ilgilidirler diye düşünüyorum.
İngili...
İki büyük kayıp
Ferhat ATİK | 9 Kasım 2018, Cuma
İki büyük kayıp
Dünya 10 Kasım sabahı iki büyük kayıpla döngüsünü sürdürecekti…
1938 yılının 9 Kasım gecesi olanlar, insanlık tarihine bir utancın başlangıcı, bir sonun başlangıcı olarak geçti. Hitler’in propaganda ...