Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 29 Ağustos 2018, Çarşamba

Bovarizm

Paylaş  
5
0
5

Bovarizm

Geçen hafta Jason Wilson’un, “Jorge Luis Borges”in biyografisini konu alan kitabından bahsederken hatırlayacaksınız Madame Bovary (Madam Bovari) romanından da bahsetmiştim. “Yazarını geride bırakan romanlara” örnek olarak bu romanı konu etmiştim.

O yazıya dönüp bakınca, ancak yeni bir yazı ile tamamlanabileceğini düşündüm.

Ve işte o tamamlayıcı satırlardayım...

Madame Bovary, Gustave Flaubert tarafından 19. yüzyılda yazılmış bir roman. Edebiyat duayenlerince çağdaş realist romanlar anlamında bir ilk sayılan Madame Bovary’nin ilk baskısı 1857 yılında yapılmış. İlk baskısı ciddi bir koleksiyon eseri olarak hem çeşitli koleksiyoncularda hem de bazı sergilerde meraklısına sunuluyor. Yapıt, döneminde çok büyük yankılar uyandırmış. Hatta romanın tümünün yayımlanması için yazarı Gustave Flaubert'in mahkemeye gitmesi gerekmiş.

Romantizmin idealist yaklaşımına bir tepki olarak ortaya çıkan roman, realizm akımının ilk ve en önemli örneklerinden. Bu kitaptan sonra Bovarizm Akımı oluşmuş ve psikolojide tatminsizlik, memnuniyetsizlik anlamına gelen bir rahatsızlık olarak yer almış.

Time tarafından 2007 yılında açıklanan “Tüm Zamanların En İyi On Kitabı” sıralamasında roman dünyanın en ünlü ikinci sırada bulunmaktadır.

Kitap, iyi kalpli olmasına karşın sıradan bir doktor olan Charles Bovary'nin yüksek idealleri ve aşırı bir lüks tutkusu olan romantik karısı Emma Bovary'nin, yaşamının sıradanlığından sıyrılmak için girdiği durumları ve yaşadığı çeşitli gayrimeşru aşk ilişkilerini konu alıyor. Yazar Flaubert karakterlerin iç dünyalarını açıklarken realizmin gözlemci yönünü ön planda tutar. Karakterler birlikte yaşadığınız insanlarmış gibi onlara dokunacakmışsınız gibi hissedilir. Doğa betimlemeleri de çok özeldir. Bir kadın kıyafeti ya da evin kapısına asılmış palto betimlenirken kendinizi evin içine girmiş bulursunuz. Baş karakter Emma Bovary'nin sergilediği davranışlar ve zinaları, o dönemde büyük yankı uyandırarak özellikle kendi döneminde yazar Flaubert çeşitli eleştiri ve suçlamalara maruz kalmış.

Kesinlikle okunması gereken bir eser. Okuyanlar benimle bu tadı tekrar paylaşırken okumayanlar derhal okumalı. Hatta bir kaç defa okunması gereken bir roman.

Bir yandan kitabı okumanızı, diğer yandan da etrafınızdaki bu tür “izm” sahiplerini gözlemlemenizi içtenlikle öneririm.

Not: Time’ın “Tüm Zamanların En İyi On Kitabı” sıralamasındaki bir numara Lev Tolstoy'un Anna Karenina adlı yapıtıdır.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
22 Ocak 2019, Salı    Hümanizm ve algı yanıltmaları
21 Ocak 2019, Pazartesi    Unutulma hakkı
16 Ocak 2019, Çarşamba    İnternet gazetesinde ortak sorumluluk
15 Ocak 2019, Salı    Biz vardık diyebilmek
14 Ocak 2019, Pazartesi    Kıymet bilmek zaman alır
10 Ocak 2019, Perşembe    Ertelemeyin
8 Ocak 2019, Salı    Ruhun besini
7 Ocak 2019, Pazartesi    Evrenin inadına
3 Ocak 2019, Perşembe    Her şey değişiyor
2 Ocak 2019, Çarşamba    İngiltere'nin kibirine dönüşü

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Hümanizm ve algı yanıltmaları
Ferhat ATİK | 22 Ocak 2019, Salı
Hümanizm ve algı yanıltmaları
İnsan Hakları konusunda bu notları sizlerle paylaşarak kendi kişisel tarihime de müsaadenizle not düşmek istedim.
Yeni zamanlarda, yani bir yandan tarih daha eskimeden ve diğer yandan s...
Unutulma hakkı
Ferhat ATİK | 21 Ocak 2019, Pazartesi
Unutulma hakkı, dünya hukuğunda benimsenmeye başlandı. Yurttaş olarak sosyal medya veya bilgilerimin kaydedildiği herhangi bir servisi kapatmak istiyorum, kapatırken de içindeki bütün verilerin silinmesini istiyorum. ...
İnternet gazetesinde ortak sorumluluk
Ferhat ATİK | 16 Ocak 2019, Çarşamba
İnternette yayın yapan bazı gazetelerin veya haber sitelerinin bir yerinde ısrarla “köşe yazarının yazılarının kendilerini bağladığı ve sitenin sorumlulu tutulamayacağı” uyarısı bulunur. Görmüşsünüzdür.
A...