Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 23 Nisan 2019, Salı

Oynadık bitti!

Paylaş  
15
14
15

Pirili oynarken, ‘kazanma-kaybetme’ arifesindeki heyecan ve hırsın, hayatın ta kendisi olduğunu yıllar sonra anladım. Yaşamın her evresinde de kazanıyor ya da kaybediyoruz. Bilemezdim ki o oyunla geçirdiğim zamanda, bu hırslarımı da dengelemeyi öğrendiğimi. İlk yenilişimdeki hüznü de o oyun kadar unutamam. Hepsi yaşam stajının en kıymetli parçalarındandı.

Ya da bisikletin iki tekerlekliye geçtiği an gibi. Beni selladan tutan babama duyduğum güven ve kendime duyduğum güvensizliğin, kısa sürede kendime güvene dönüşmesi gibi bir deneyimden başka bir şey değildi.

Küçük bir desteğin ardından, kendi ayakları üzerinde durma bilinci…

Ya uçurtma?

Yükselişin ihtiyaç duyduğu rüzgâr olmadığı zamanlarda, uçurtmamın yükselememesine duyduğum öfke, bir sabır testi gibiydi. Doğru yerde ve doğru zamanda rüzgârı uçurtmama doldurmamla yükselişine hayran hayran bakışımı ve bu bakış esnasındaki mutluluğumu tanımlayamam bile. Ama bilirim ki, bir uçurtma uçurmak da, tıpkı diğer oyunlar kadar yaşamın stajının yapıldığı anlardan biri.

Salıncakta da çok sallandım. Hızlanışlar, yükselişler, içimde hissettiğim o garip ama heyecan verici atmosfer baskısı da büyük bir deneyimdi.

Birinin beni ittiği zaman rahatça yükselişime karşın, yükselmek için kendi kaslarımı kullanma zorluğu ama kendi kendime yükselerek vardığım noktadan daha büyük bir haz alışımı da yaşam tanımlarına eklemem mümkün.

*

Çocuktuk. Oynadık. Bitti.Öyle değil işte.

Çocukluğumuzun o en çok karakterlerimize yansıyan oyunlarıyla tanışmamızdan bu yana geçen zamanda, hayatlarımızla oyunlarımızın nasıl örtüştüğünü görmemiz mümkün. Bilinçaltımıza yerleşen bir eğitimdi bir bakıma tüm bu oyunlar.

Sadece oynadık ve bitti değil hiç biri.Her biri, hep devam ediyor.

Şimdilerde ise çocuklar, bu oyunlarını kaybettikçe, hayatlarındaki temeller de değişiyor. Gelen ve gelecek olan teknolojilerden hiçbir şikayetim yok. Çağın getirilerinden faydalanmak o çağın insanı olmakla bire bir örtüşüyor. Ancak, çocukların giderek saflıklarını yitirmelerine engel olmalı. Hayatın bu bildik değerlerine ve erdemlerine de sahip olmalarına gayret edilmeli. Gelen çağın bu saf oyunlarımızı yok etmesine engel olunmalı.

Teknoloji ve enformasyonun bizleri ve çocukları bunca kuşattığı bir çağda, bunların dışında yaşamak mümkün olmasa da, çocukları sadece bunlara terk etmemek, bu, saf ve yaşam stajı gibi oyunların da deneyimlerine girmesini sağlamak gerektiğine inandım hep.Özellikle de bu oyunları doya doya oynayan bir nesilden gelmiş olarak…

Mutlu bir 23 Nisan dilerim. Çocuklara hak ettikleri saygının verilerek lafla değil, gelecek yaratacak adımlar atılması ümidi ile.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
21 Mayıs 2019, Salı    "Ben" ve "ben"
20 Mayıs 2019, Pazartesi    Ne güzel şey
17 Mayıs 2019, Cuma    Hayal kurun, gelecek mutlu olsun
16 Mayıs 2019, Perşembe    Ey aşk!
15 Mayıs 2019, Çarşamba    Neler kaçırmışız?
14 Mayıs 2019, Salı    Aydınlığa mektuplar
13 Mayıs 2019, Pazartesi    Sermayenin kültürel ayrımları
10 Mayıs 2019, Cuma    10 Mayıs'ın düşündürdükleri
8 Mayıs 2019, Çarşamba    Hayallerimiz olur belki yeniden
6 Mayıs 2019, Pazartesi    K

banner
banner
banner
banner
banner
banner

"Ben" ve "ben"
Ferhat ATİK | 21 Mayıs 2019, Salı
Felsefi bir kavram, kendileri içsel değişkenler tarafından tanımlanan düşünce alanlarında pek çok işlevi yerine getirir. Elbette bu alanların içsel değişkenler ve işlevlerle karmaşık ilişkisi içerisinde dışsal değişke...
Ne güzel şey
Ferhat ATİK | 20 Mayıs 2019, Pazartesi
Siyasetin başkenti gibidir Pazartesi. Dertlerin, tasaların, ekonominin başkenti gibi. Kara ile renklenir, damgalanır. İçimizden gelmezler diyarı gibidir Pazartesi günleri. Hele hele Pazar günleri memur “ayrıcalığıyla”...
Hayal kurun, gelecek mutlu olsun
Ferhat ATİK | 17 Mayıs 2019, Cuma
İmkansızlıklar ya da bağnazlıklar yüzünden edebiyattan ve sanattan kopan bir toplum, tüm değerlerini yitirir, yozlaşır, köklü anlamların ı kaybeder ve nihayet yok olur.
Ahlakın, toplumsal değerin, çevre korumanın, ha...