Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 24 Mayıs 2019, Cuma

Sevmiyorum Dante'yi

Paylaş  
22
21
21

Bir hayatı yaşamaya başladığımız anda başlayan geri sayım için bazen öyle cetveller tutulur ki, onlara esir oluruz.

Saat gibi... Gün, hafta, ay gibi... Mevsimler ve hatta şiirlerde geçen zaman mihenkleri gibi...

Bu nedenledir ki, Dante’yi bir süredir sevmiyorum ben!

Hak vermediğim, anlamadığım, anlam veremediğim dönemlerde seviyordum oysa. Şimdilerimde, Dante haklı çıktıkça, sevesim yok Danteyi.

Anladıkça sevmiyorum. Çünkü hak veriyorum...

*

Ömrün yarısı tamamlandı.

Yaşım geldi, kayıplarım başladı. Birileri gidiyor durmadan hayatımdan. İrili ufaklı hatıralarım, dokunulmaz bir gelişemezliğe dönüşüyor.

Birileri gidiyor hayatımdan, hiçbirinin yeri dolamıyor. Her biri kadar azalıyorum sadece!

 

Çok uzak olduğunu hissettiğim zamanlar, artık dokunma mesafesinde sanki. Ben mevsimleri, yılları, hatıraları biriktirdiğimi düşünürken, biriken, azalan zamanlarmış oysa. Çoklukla, sevdiklerimden, yakınlarımın sevdiklerinden kayıplar olduğunu duyduğumda yüzleştiğim bir duygu bu. ‘An’a dönme duygusu. O erişilmez ‘yarın’ı, ‘bugün’ yapma duygusu. Ardından da, kendimle hesaplaşmamı sağlayan hatıralarımı ölçtüğüm, düşsel ölçeğimle yüzleşme duygusu.

Aslında hepsi nafile. ‘Zamana ayak uydurmak’ diye bir görüş ortaya koyduğundan bu yana birileri; zamanın peşinde koşuyor insanoğlu. Sanki rakamların arasında dönen yelkovan değil de bizmişiz gibi. Hep zamana tutsak bir şeylere hedefliyiz. Hep ertelemeler gölgesindeyiz.

“Ay başı olsun da çıkarız...”

“Şu işleri toparlayayım da görüşürüz...”

“Önümüzdeki yaz gideriz...”

“Yeni yıl gelsin de öyle...”

“Şu bayramı bir atlatalım da sonra...”

“Dur şu borcu kapatalım da ardından...”

“Hele bir okula başlasın oğlan da bakarız...”

“Kızın bir evlensin önce de...”

“Dur bakalım, torun bir doğsun...”

Uzun - kısa menzillere hedefli, serseri kurşunlar gibi yaşamalarımız. Her bir arzumuz, beraberinde bir erteleme getiriyor düşüncelerimize. Sebep çok, ertelemek için.

Üstelik, her ertelemenin, kendimizi erteleme olduğundan habersizce.

İnsan her gidişin, her kaybedişin ardından anlıyor, hayatın biten bir şey olduğunu. Ama bunun bile etkisi kısa sürüyor. Hazır bu etki geçmeden, hayatımıza gelin kocaman bir “şimdi” alalım.

Her şey sadece ŞİMDİ!

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
14 Haziran 2019, Cuma    Epistemoloji
13 Haziran 2019, Perşembe    Yapısökümü
12 Haziran 2019, Çarşamba    Sudaki iz
11 Haziran 2019, Salı    Mevcut dünya düzeni çökerken...
10 Haziran 2019, Pazartesi    Mutlu aileler  
7 Haziran 2019, Cuma    Sivil itaatsizlik
6 Haziran 2019, Perşembe    Yerkürenin diyasporası 
4 Haziran 2019, Salı    Mutlu bayramlar
3 Haziran 2019, Pazartesi    Seviyor mu?
31 Mayıs 2019, Cuma    Kelimelerim

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Epistemoloji
Ferhat ATİK | 14 Haziran 2019, Cuma
Sözcüklerin yeni bir yolculuğu için ele aldığım bir kelime: Epistemoloji.
En birincil tanımlama ile “Bilgi Felsefesi” anlamı taşıdığını belirtebiliriz. Ancak bu tanımlama elbette ki yeterli kalmaz, ‘bilgi’ ifadelendi...
Yapısökümü
Ferhat ATİK | 13 Haziran 2019, Perşembe
Jürgen Habermas tarafından yapıbozum, “temizlemeye çalıştığı çöpleri durmadan arttırmasıyla” eleştirilmiş, Derrida’nın öldüğü gün ise Joath...
Sudaki iz
Ferhat ATİK | 12 Haziran 2019, Çarşamba
Aslında bu bir kitap tanıtımı değil.
Bahse konu olan bir kitap ama içeriğimiz tanıtım değil. Sudaki iz Ahmet Altan'ın ikinci romanı. İlk kez 1985 yılında Can Yayınları tarafından yayımlanan bir kitap. Aynı yıl üçüncü...