Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 6 Haziran 2019, Perşembe

Yerkürenin diyasporası 

Paylaş  
22
24
20

Dünyanın hemen her yerinde ekonomik olarak yaşanmakta olan durgunluk ve arından hissedilen sarsıntılar endişe verici boyuta ulaştı. Bu krizin dolaylı yollardan da olsa kapımıza ulaşması hiç de geç olmadı. 

Globalleşme böyle bir şey.

Afrika ormanlarının hızla yok olmasına ya da, bir kaplan neslinin tükeniyor olmasına sadece belgesel izleyicisi gibi bakarken pek de anlamıyoruz globalleşmeyi.

Oysa Çin’deki depremden sonra, temellerinde bir çatlama olasılığı araştırılan dev boyutlardaki barajın su boşaltma çalışmaları ve olası bir çatlakla bunun dünya ekonomisi ile ilişkileri düşünüldüğünde, ya da kuzey kutbunda bulunan buzulların erime hızının hava ısısına nasıl etki yapacağı öğrenildiğinde ise çok iyi anlıyoruz, neymiş globalleşme!

Yalnız yaşamadığımızı, geç de olsa dünyada hep birlikte yaşamakta olduğumuzu anlamak iyi gibi görünebilir. Ancak bu anlayışa ulaşmayanlar çoğunlukta iken, “bir arada yaşama” denen nosyonun, çevremizi ve doğayı da içerdiğini anlayanlar daha da az sayıda ne yazık ki.

Hâlbuki globalleşme ile ilgili farkındalığımızın olduğunu sandığımız bugün bile, bu farkındalığımızın bir geç kalmışlığı da kapsadığını kabul etmek gerekiyor. 

Doğa açmazlarından tutun da, ekonomiye, sosyal ilişkilerden, teknolojik gelişimlerin kolaylık sandığımız yerde zararlı da olduğunu öğrendiğimiz tehlikelerine ya da tıpta ilerleme saydığımız araştırmalarla hayatlara mal olan virüsler yaratmamıza kadar, birçok olgu, tüm insanlığın yaşamakta olduğu sıkıntıları vurgularken, öte yandan “gelecekten gelecek olan” ve bu, temeli atılmış sıkıntılarla ipuçlarını görerek dehşete düştüğümüz endişelerle doluyuz.

Globalleştiğimizi sandığımız önceki yüzyılın son çeyreği ve başladığından bu yana yüzyılımız boyunca; kaçacak yeri olmayan sınır ötesi bir diasporanın kıskancındayız bir yandan. Üstelik bir inancın bir ulusun değil, (bunu bile kabul edilemez bulurken) tümden insanlığın karşı karşıya kaldığı bir diaspora.

Globalleşirken sınırlarını yitiren, ancak bir yandan da ulus devletçiliğin ve şovenizmin gizli gizli küllerinden doğduğu on yılların eşiğinde, dünyanın tek kutupla yönetildiği hatta sahiplenildiği bir zaman aralığında, girilen tünelden çıkmak kolay olmayacaktır. 

Olup bitenden bihaber ya da “kendi gemimizi kurtarma” eğilimi içinde yaşayamadığımızı anladık ancak tüm insanlık olarak geç kaldık.

Yorgun gezegenin, ektiğimizi biçtiğimiz çağını yaşıyoruz bir bakıma. Üzerinde birlikte döndüğümüz dünyanın, ekonomisinden savaşlarına, savaşlarından teknolojisine, fakirliğinden zenginliğine hep birlikte ve etkileşimle yaşandığının bilincine varalı çok olmadı. Ama çok geç oldu. Üstelik alınanın yerine konamayacağı kadar geç!

Olumlu ya da olumsuz, global dediğimiz fiziksel ve ruhsal edinimlerimizde, medya yığınının da önemli etkisi ile, yoğun bir etkileşim altında olduğumuzu söylemek mümkün. Üstelik “istesek de, istemesek de” türünden bir etkileşim bu!

İşte bu açıdan bakıldığında; modern zamanlarda, -farkındalığımızı güçlendirerek, en azından bugün, birlikte yaşamaya başlamak gibi bir seçenekte uzlaşma sahibi olabilir ve ya da- bu etkileşime dünyanın globalleşmesi mi demeliyiz? Yoksa -gidecek yerimiz bile olmamasına rağmen- bunca olumsuzluğun ve globalleşme nosyonunun kendine de ters gelen ulusçuluk kavgaları ile dolmasının gözlemi ile bunun adını artık değişip, bu hızlı çöküşün adına YERKÜRENİN DİASPORASI mı demeliyiz?

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
23 Temmuz 2019, Salı    Çocuk yetiştirmek adanmışlıktır
19 Temmuz 2019, Cuma    "Film Noir" veya "Neo Film Noir" yazısı
18 Temmuz 2019, Perşembe    Aydınlanma'nın devamı olarak Romantizm
17 Temmuz 2019, Çarşamba    Alışır ama unutmazsın!
16 Temmuz 2019, Salı    Basit bir kişisel gelişim yazısı
12 Temmuz 2019, Cuma    Cevabı bilinmeyen sorular
11 Temmuz 2019, Perşembe    Politika ve sanat
10 Temmuz 2019, Çarşamba    Bir adam öldürmek
8 Temmuz 2019, Pazartesi    Kelimelerim
4 Temmuz 2019, Perşembe    Ömür dediğin

banner
banner
banner
banner
banner

Çocuk yetiştirmek adanmışlıktır
Ferhat ATİK | 23 Temmuz 2019, Salı
“Çocuğa kendiliğinden bir şey yapma özgürlüğü vermemekle onu korkak bir köle yapıyoruz” der
Montaigne. Lord Michel Eyquem de Montaigne, 16. yüzyıl Fransa’sının en önemli yazarlarından birisi.
Çocuk...
"Film Noir" veya "Neo Film Noir" yazısı
Ferhat ATİK | 19 Temmuz 2019, Cuma
Fransız eleştirmenlerin, gotik İngiliz romanlarını tanımlamak için kullandıkları “roman noir” teriminden yola çıkarak, Amerikan gerilim filmlerinin özel bir türüne verdikleri isim diye karşımıza çıkar Kara...
Aydınlanma'nın devamı olarak Romantizm
Ferhat ATİK | 18 Temmuz 2019, Perşembe
Tanzimatın ilan edildiği ondokuzuncu yüzyılın ilk yarısına rastlayan dönemde, Avrupa’da, Romantizm hakimdir. Romantizm döneme damga vurmuştur.
Aynı dönemde güçlü bir etkisi olan Romantizm akımı Osmanlıları Fran...