Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 17 Haziran 2019, Pazartesi

Düşmanı mahvetmeden zaferi kazanmak

Paylaş  
38
36
38

Hint halkı tarafından “Mahatma” (Büyük Ruh) olarak isim takılan Mohandas Karamşand Gandhi, içinde olduğu sosyal yapının yasaklamasına karşın, İngiltere’de hukuk öğrenimi yapmıştı. Afrika’da, on binlerce Hintli’nin esir hayatı yaşadığını görmesi onu harekete geçiren şeydi. Güney Afrika’da avukatlık yapmaya başlayarak, oradaki Hint topluluğunun daha iyi bir hayat yaşaması için çaba sarf etti. Onları bir araya getirerek, kansız bir zafere ulaştı. Gandhi; şiddet, yalan ve haksızlığı aynı şey olarak gördüğünden, zafere ulaşmanın tek yolunun, şiddete başvurmamak olduğunu savundu. Onun mücadele ilkesi, düşmanı mahvetmek değil; ama zaferi kazanmaktı.

Gandhi, 1915 yılında ülkesine döndü ve ülkesinin İngiltere’den özgürlüğünü kazanabilme sözü karşılığında, I. Dünya Savaşı’nda İngiltere’ye 985 bin asker vermeyi kabul etti. Savaş bitince İngiltere sözünü tutmadı hatta Hindistan daha fazla kısıtlandı. 1919 yılında Gandhi, bağımsızlık hareketinin başına geçti. “Artık kan dökülmeyecek, ama ülke bağımsızlığa ulaşacak” sözleri Sivil İtaatsizliğin temel ilkelerini de birlikte çağırmıştı. Gandhi’nin de aralarında olduğu birçok kişi hapse atıldı. 1924’te ağır bir şekilde hastalandı ve hapisten çıkarıldı. Geleceğin devlet başkanı olacak Nehru’nun da aralarında bulunduğu gençleri destekledi, genel boykotu tekrar başlattı. Yeniden tutuklandı. Bir süre sonra hapisten çıkarıldı, tekrar özgürlük mücadelesine devam etti. 1930’lu ve 40’lı yıllarda yeniden tutuklanarak hapse atıldı; ama o hedefinden vazgeçmedi. İngiltere, Hindistan’a özerklik verdi, ancak 1947’de Gandhi, halkına gerçek bağımsızlığı kazandırdı.

Uygulamalarının bir çoğu Sivil İtaatsizlik örneği olarak karşımıza çıkar.

Bu örnekler sadece doğuda değil batıda da var. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nde, ırkçılık karşıtları, ırk ayrımı gözeten dükkanlardan alışveriş yapmıyor, bu tip otobüslere binmiyordu. Bu tavırların da etkili olduğu söylenebilir. 1960’ların sonuna doğru Amerikan yönetimi, Dünya Ağır Siklet Boks Şampiyonu Muhammed Ali’yi Vietnam’a karşı savaşa sürmek isteyince, efsanevi boksörün şu sözleri çok büyük yankı bulmuştu: “Hiçbir Vietkonglu bana zenci demedi. Bu yüzden onlarla benim bir alıp veremediğim yok.”

Bu çıkışıyla birlikte, asker kaçağı durumuna düşmesine ve şampiyonluğunun geri alınmasına rağmen Muhammed Ali, bir kez olsun geri adım atmayarak, inançlarının arkasında durmayı tercih ediyordu.

Elbette bu bilgilerden varacağımız nokta, Gandhi’nin sözleri ile perçinleniyor: “düşmanı mahvetmek değil; ama zaferi kazanmak”.

Bu hassasiyet etkili ve genel desteklenebilir modellerin de habercisi olacaktır.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
23 Temmuz 2019, Salı    Çocuk yetiştirmek adanmışlıktır
19 Temmuz 2019, Cuma    "Film Noir" veya "Neo Film Noir" yazısı
18 Temmuz 2019, Perşembe    Aydınlanma'nın devamı olarak Romantizm
17 Temmuz 2019, Çarşamba    Alışır ama unutmazsın!
16 Temmuz 2019, Salı    Basit bir kişisel gelişim yazısı
12 Temmuz 2019, Cuma    Cevabı bilinmeyen sorular
11 Temmuz 2019, Perşembe    Politika ve sanat
10 Temmuz 2019, Çarşamba    Bir adam öldürmek
8 Temmuz 2019, Pazartesi    Kelimelerim
4 Temmuz 2019, Perşembe    Ömür dediğin

banner
banner
banner
banner
banner

Çocuk yetiştirmek adanmışlıktır
Ferhat ATİK | 23 Temmuz 2019, Salı
“Çocuğa kendiliğinden bir şey yapma özgürlüğü vermemekle onu korkak bir köle yapıyoruz” der
Montaigne. Lord Michel Eyquem de Montaigne, 16. yüzyıl Fransa’sının en önemli yazarlarından birisi.
Çocuk...
"Film Noir" veya "Neo Film Noir" yazısı
Ferhat ATİK | 19 Temmuz 2019, Cuma
Fransız eleştirmenlerin, gotik İngiliz romanlarını tanımlamak için kullandıkları “roman noir” teriminden yola çıkarak, Amerikan gerilim filmlerinin özel bir türüne verdikleri isim diye karşımıza çıkar Kara...
Aydınlanma'nın devamı olarak Romantizm
Ferhat ATİK | 18 Temmuz 2019, Perşembe
Tanzimatın ilan edildiği ondokuzuncu yüzyılın ilk yarısına rastlayan dönemde, Avrupa’da, Romantizm hakimdir. Romantizm döneme damga vurmuştur.
Aynı dönemde güçlü bir etkisi olan Romantizm akımı Osmanlıları Fran...