Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 30 Eylül 2019, Pazartesi

"Ağır Ceza" artık gezici değil!

Paylaş  
23
18
23

Sadece kuru bir eleştiri yaptığımı düşünmeyin! Az sonra okuyacaklarınız, yaşayarak edinilmiş gözlemlerimden süzüldü.

“Ağır Ceza” denen mahkememizin, eskiden “gezici bir mahkeme” yani ilçe ilçe gezip davalara bakan bir mahkeme olduğunu biliyor muydunuz? Ama artık öyle değil. Her ilçenin ağır ceza mahkemesi var.

Bu, hizmeti genişleten bir gelişme değil elbette.

Ne yazık ki suçun, üstelik ağır cezalık suçun artışı ile ilgili bir yetişememe sorununun sonucu. Gezme yöntemi, suç arttığı için yeterli gelemediğinden, devlet önlem almak zorunda kalmış.

Elbette doğrusunu yapmış ama nedenlerine bakınca, ne acı bir durum.

Bu, eskiden 3. sayfa denen, gazetelerin adliye haberlerinin verildiği sayfa haberlerine giren cinsten bir sıkıntı. Gerçi artık gazetelerin her sayfası 3. sayfa.

Türkiye televizyonlarından alıştık.

Her gece, Türkiye’nin tamamını temsil edip, koca ülkeyi, kavga, cinnet, cinayet, tecavüz, şiddet, savaş ülkesi halinde sergilemelerine alıştık. Neden yaptıklarını ve neden önlem alınmadığını hiç anlamasam da böyle.

Saat 21’de şiddet içeren filme 18 artı işareti konuyor da, 19.30’daki haber bülteninde, dünya kadar şiddet gösterilebiliyor, üstelik gerçek şiddet!

Sanki 82 milyonluk ülkede saece bunlar var.

*

Ama ülkemde pek de alıştığımı söyleyemem.

3. dünya ülkelerinden gelen insanların yaptıkları, kadın cinayetlerinin benim ülkemde de yaşanmakta oluşu, diğer şiddet içerikli olaylar, planlanmış cinayetler ve ağır cezada müebbet cezası verilen davaların görülmesini ülkeme yakıştıramıyorum.

Peki ne yapılıyor bunları engellemek için?

Sizce bişey yapılıyor mu?

Açıkçası ben, politika olarak söylemeden, şunu düşünüyorum: Bu ülke, birkaç on yıldır yokuş aşağıya yuvarlanan freni patlamış bir araba gibi gidiyor.

Birçok alanda olup bitene bakınca iyileri görmeden söylemem gerekiyor. İyi şeyler mutlaka vardır ama, kötüye meyleden her şeyin daha çok olması, politik kültürün ve toplumsal kültürün sonucu.

Birileri ülkemize fazlaca gelmiş olabilir. Ama biz ne yaptık bu olmasın diye?

En azından artık olmasın diye?

İstatistik tutuyoruz sadece. Onun da rakamaları ne kadar gerçek tartışılır!

Kıbrıs’ın bir deyim ile bitireyim “hakkımızda hayır”.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
12 Kasım 2019, Salı    Toplumun intiharı
6 Kasım 2019, Çarşamba    Bir ithal anket daha!
5 Kasım 2019, Salı    Girişimcilik, yenilikçilik, keşif
4 Kasım 2019, Pazartesi    Uzun bir gündü...
30 Ekim 2019, Çarşamba    İdare korkak olursa, yok demektir
29 Ekim 2019, Salı    Bilinçaltımın bana armağanı
28 Ekim 2019, Pazartesi    Aslında biz yokuz
25 Ekim 2019, Cuma    Sosyal medyadaki ilkel akıl grupları
24 Ekim 2019, Perşembe    Hayat toleranslarla daha mutlu yaşanır
23 Ekim 2019, Çarşamba    "Bir aşk iki hayat"

banner
banner
banner
banner

Toplumun intiharı
Ferhat ATİK | 12 Kasım 2019, Salı
Bir insan üzülebilir, kırılabilir, kayıp ve acı yaşayabilir veya öfke ya da çaresizlik gibi, duygusal  çıkmazlarda kalabilir. Hatta bu çok ileri giderse depresyona girebilir, bir rahatlama yaşamazsa daha ileri dereced...
Bir ithal anket daha!
Ferhat ATİK | 6 Kasım 2019, Çarşamba
Daha sonuçları görmeden yazıyorum. Sonuçlar 6 Kasım 11.00’da açıklanacak? Ben bu yazıyı şu an yani 5 Kasım 20.00’da yazıyorum. Malum, köşe yazıları bir gün önceden gönderiliyor gazetemize.
Bu zaman bilgisini vermemin...
Girişimcilik, yenilikçilik, keşif
Ferhat ATİK | 5 Kasım 2019, Salı
“Entrepreneurship” en yalın anlatımı ile Türkçeye “girişimcilik” olarak çevrilir. Ancak bu sözcüğü akademik anlamda anlatmak bu kadar basit değil, olmamalı. Bir kere, “innovation” yani inovasyon veya “yenilik” sözcüğü...