Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Ferhat ATİK | 21 Ekim 2019, Pazartesi

"İlmin gayesi nedir?"

Paylaş  
14
13
14

Güzel ülkemde “kasıtlı cahilliğin” nedeni nedir? Neden insanlar sadece anlamadıkları için değil anlamak istemedikleri için her duyduklarını cahilce paylaşarak bilgi kirliliği yaratmaktadır? Neden aslında aynı dost meclisinde selama dahi layık olamayacak insanlar, birilerine sürekli hakaret edip kabalaştıkça sözde beğeni toplarlar? Cahilliğin getirdiği cüret, acaba ilmin yanında ne derece karanlıktır kimse fark etmiyor mu? Zor sorular bunlar…

*

Mevlana ve Şems’in ilk karşılaşmaları Konya’da bir meydandadır. Mevlana öğrencileri ile birlikte meydanda yürürken Şems, O’na kalabalığın arasından güçlü bir sesle seslenir: “Hoca, sana bir sorum var!” Mevlana sesi duysa da kendisine yönelik bir şey olduğunu düşünmediğinden aldırış etmez. Şems ikinci kez ve daha yüksek bir sesle seslenir: “Ey Rumi sana bir sorum var, cevaplar mısın?”.

Mevlana yavaşça döner ve siyahlar içinde olsa da yüzü aydınlık bu yabancının kendisine seslendiğini anlar.

“Buyur, sorun neyse sor” der.

Etrafta kalabalık toplanmaktadır. Çünkü Mevlana’ya kimin böylesine cüretkârca ve ulu orta bir şey sormak istediğini merak etmektedirler. Mevlana’ya herkes soru sorabilir ama soru sormak isteyen adap gereği ancak onun sohbetlerine katılarak soru sorabilir.

Kalabalık bundan dolayı gergindir. Etrafta biriken kalabalıktan zerre kadar etkilenmeyen Şems, sorusunu sorar:

“Tüm bu okuduğunuz, bunca zamanınızı, ömrünüzü adadığınız ve öğrenip, öğrettiğiniz ilmin amacı nedir?”

Mevlana, Şems’e bu kez alıcı bir gözle ve gülümseyerek bakıp hemen yanıtlar: “İlmin gayesi dinin yasakladıklarından kaçmak, emir buyurduklarını yapmaktır” der.

Etrafta biriken ve giderek artan kalabalık Mevlana’nın verdiği cevaptan ve bu cüretkâr adamı susturacak bir cevap vermesinden memnun bir şekilde diyalogu izlemektedirler.

Şems tok bir sesle “hayır” der.

Kalabalık şaşkındır. Çünkü, böylesi ilim sahibi ve bu kadar önemli bir şahıs olan Mevlana’ya karşı gelmek, onun ilmini sorgulamak kimsenin haddine düşmemektedir. Mevlana sakinliğini bozmaz. “Nedir peki? Sen söyle” der.

Şems, “İlmin gayesi, Yaradan’a ulaşmaktır, ilahi aşktır. Aşka ulaşmayan ilim, ilim değildir. İlim seni aşka götürmüyorsa, cehalet ondan daha hayırlıdır” der.

Kalabalık suskundur. Mevlana’nın ne diyeceğini beklemektedirler. Mevlana aynı sakinlikle ve gülümseyerek Şemsi, kütüphanesine davet eder.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Kasım 2019, Salı    İçimden geldiğince bir sanat eleştirisi
18 Kasım 2019, Pazartesi    Cahile aldanma
14 Kasım 2019, Perşembe    Zor günler!
12 Kasım 2019, Salı    Toplumun intiharı
6 Kasım 2019, Çarşamba    Bir ithal anket daha!
5 Kasım 2019, Salı    Girişimcilik, yenilikçilik, keşif
4 Kasım 2019, Pazartesi    Uzun bir gündü...
30 Ekim 2019, Çarşamba    İdare korkak olursa, yok demektir
29 Ekim 2019, Salı    Bilinçaltımın bana armağanı
28 Ekim 2019, Pazartesi    Aslında biz yokuz

banner
banner
banner
banner

İçimden geldiğince bir sanat eleştirisi
Ferhat ATİK | 19 Kasım 2019, Salı
Sanatın eleştirisini, yakın politik tarihle kısırlaştırılmış üretme darlığı yaşayan ülke ve sanatçılar üzerinden anlatmak zordur. Bu bize sanatın “izlenimsel” yanında durmamıza sorun yaratır. Ne yapsak da aslında sana...
Cahile aldanma
Ferhat ATİK | 18 Kasım 2019, Pazartesi
 
Birkaç kelamın ardından, haftaya şiirle başlamak istedim. İnsanların çoğu okul okumuş hatta diploma almış cahillerden oluşuyor. Hele hele ülkemizde. Her yanda bir cahil ve cahillik. Üstelik böyle olmayanları kandır...
Zor günler!
Ferhat ATİK | 14 Kasım 2019, Perşembe
Ülkem; mahkeme ve polis haberlerinden geçilmiyor. Her karış toprak sanki üçüncü sayfa gibi. Hoş, üçüncü sayfa kavramı da yerlerde artık. Bilirsiniz, eskiden gazetelerin sadece üçüncü sayfalarında adliye haberleri veri...