Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 6 Mart 2018, Salı

Bilim için bilim yapmak...

Paylaş  
13
9
13

Okullar, öğretmenler, veliler, iş ve toplumun oluşturduğu okul çevresi, teknoloji uygulamaları, güçlü ve hedefleri belirli liderlik, öğrenci odaklı programlar eğitimde kalitenin kaynağını oluşturan öğelerdir aslında…

Eğitimde kalite yönetimi anlayışı toplumun beklentileriyle uyumlu hedefler amaçlayan hedefe tek seferde ulaşma, hedefe varma seviyesini ölçme, sürekli gelişmeleri takip etme, nitelikli eğitim verme gibi hedeflerin yansımasıdır…

Yükseköğretimin tarihçesi incelendiğinde farklı dönemlerde farklı ideolojik, toplumsal ve sosyo-ekonomik amaçların yükseköğretim kurumlarının oluşumlarına şekil verdiği görülmektedir…

İlk olarak din merkezli oluşumlar olarak ortaya çıkan yükseköğretim kurumlarının Ortaçağ’da bilimsel çalışmalara odaklandığı, 19. Yüzyılda ise Almanya’da Humboldt modelinin ortaya çıkmasıyla bir dönüm noktası yaşadığını söyleyebiliriz…

Nitekim modern üniversitenin ilk örneği olan Wilhelm Von Homboldt’a göre üniversitenin amacı  “Bilim için bilim yapmak” yani herhangi bir meslek edindirmek değil, bilgi üretmektir…

Günümüzde ise üniversitelerin işlevlerini öğrencileri eğitmek, araştırmalar yapmak, bilgi üretmek, dil öğretmek, inşaları meslek sahibi yapmak, toplum ve devletle işbirliği içinde hareket etmek şeklinde sıralayabiliriz…

Yükseköğretim kurumları bilgiye öncülük etmeli, nitelik artırmalı ve ülkenim kalkınmasına katkı sağlamalıdır…

Bugünkü şekliyle öğrenciye müşteri gözüyle bakıp meslek dağıtma misyonunu üstlenmemelidir…

Gelinen noktada üniversitelerin gerek ulusal gerek küresel anlamda toplumların refahı için gerekli bilginin inşası, geliştirilmesi ve yayılması aktif rol almaları beklenmektedir…

Bu beklentilerimiz hayat bulması gelişen ve değişen dünyada yaşanması pek de mümkün görünmüyor artık…

Gerçekleri yazacak olursak devlet ve üniversiteler arasındaki ilişkinin niteliği değişmiş, üniversite özerkliği ortadan kalkmış, bilişim teknolojisi araştırmalarla beraber eğitimde etkin olarak kullanılmaya başlanmıştır…

Vakıf ve özel üniversiteler birbirine rakip olmuş, üniversiteler uluslararasılaşma noktasında durmadan ileri gitmiştir…

Bu bağlamda üniversiteler öğrenci ve öğretmen topluluğundan öte bilgi toplumu ve ekonomisinin kaynağı ve karmaşık bir işletme haline gelmiştir…

Tam da bu noktada yükseköğrenim ticarileşmesi başlamış ve neticesinde bilgi Pazar mantığı şeklinde alınır satılır bir model olarak karşımıza çıkmıştır…

Üzücü ve ama gerçek…

İşte tüm bu yazdıklarımdan dolayı yükseköğretim bir sektör olmuştur…   

 

Yükseköğrenimde kalite için ne yapmalıyız?

Yukarıda yazdıklarımın önüne geçilmesi yaşadığımız dünya ve paradigmalar çevresinde pek de mümkün görünmüyor…

Yapabileceğimiz en doğru yaklaşım yükseköğrenimde kalite anlayışını daha yukarı çekmek olur…

Sürekli kalite diye beyanatlar atarız, benim de bu şekilde vermiş olduğum birçok beyanat vardır…

Peki, beyanatları bırakıp sorunun özüne inelim kalite hususundaki sıkıntımız nedir, neler yapmamız gerekiyor bunları konuşalım artık…

Yönetimin en üst seviyesi kalite yönetimine inanmıyorsa üniversitede vizyon ve liderlik bulunmadığı anlamına gelir kısacası lider yoksunluğu sıkıntımız var…

Eğitim kurumunun yeniden biçimlenmesine yardımcı olacak değişim için enerji ve zaman gerekli… Bu yaklaşım destekleniyor mu? Maalesef yok… Yetersiz destek birçok üniversitemiz için geçerli…

Kalite yönetimi kapsamında öğretim elemanlarının ve yöneticilerinin eğitilmesi ve yetiştirilmesi gerekmektedir… Bu gerekliliğin sonucunda da ortaya bir maliyet çıkar…

Kaliteli yükseköğretim kaliteli, sürekli kendini geliştiren öğretim üyeleriyle yakalanabilir…

Bu noktada eksikliklerimiz var…

Yükseköğretimdeki en büyük sıkıntılardan bir tanesi de ortaya atılan karmaşık projelerdir…

Kalite yönetiminde aceleye gelmiş projelere yer yoktur, doğru tanımlanmış küçük ve görülebilir projelere yer vardır…

Uzun lafın kısası lider yoksunluğu, yetersiz destek, öğretim üyelerinin kalitesi, karmaşık projeler ve yetersiz kaynak, üniversitelerin çıktıkları yolda yalnız başına bırakılmaları, KKTC gerçeği, yükseköğrenimde kalite dediğimiz sorunun çözüm bekleyen başlıkları aslında…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Eylül 2018, Salı    Geçmişte değil, gelecekte yol almak lazım…
14 Eylül 2018, Cuma    Gelecek nerede?
11 Eylül 2018, Salı    Mersin’de kilosu 1,79 iken Lefkoşa’da kilosu 8,25…
7 Eylül 2018, Cuma    Neydik, ne olduk, ne olacağız?
4 Eylül 2018, Salı    TC’li öğrenci niye ülkemizi tercih etmedi?
31 Ağustos 2018, Cuma    Küçük pansumanlar büyük yaralara merhem olmaz…
28 Ağustos 2018, Salı    Niteliksiz eleştiri kültürü…
21 Ağustos 2018, Salı    Yüksek öğrenim burs ve bilgi sistemi nedir?
17 Ağustos 2018, Cuma    İnanmak ve çalışmak…
14 Ağustos 2018, Salı    Dövizde ısrarcıysanız yakında TL üzerinden de ev kiralayamayacaksınız!

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Geçmişte değil, gelecekte yol almak lazım…
Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 18 Eylül 2018, Salı
Geçmişte değil, gelecekte yol almak lazım…
Eğitim ve öğretimin canlandığı bir haftaya başladık…
Dün ilköğretim, bugün ortaöğretimde ders başı yapıldı…
Eylül sonu gibi yükseköğrenim canlanacak…
Ekim başı istatistik...
Gelecek nerede?
Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 14 Eylül 2018, Cuma
Gelecek nerede?
Gelecek konusunda genelde umutsuzuz…
Kime sorsanız, cevap belli…
Karamsarlık dolu yanıtlar…
Peki, o zaman geleceğinize kim yön veriyor?
Siz mi, başkaları mı?
Yükseköğretime geçiş sıvalarını ele ...
Mersin’de kilosu 1,79 iken Lefkoşa’da kilosu 8,25…
Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 11 Eylül 2018, Salı
Mersin’de kilosu 1,79 iken Lefkoşa’da kilosu 8,25…
Hafta sonu Mersin’de alış veriş yapan bir arkadaşım oradaki meyve ve sebze fiyatlarının fotoğraflarını çekip bana gönderdi…
Meyve ve sebzelerin görüntüleri çok iyi,...