Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 29 Haziran 2018, Cuma

Baskıcı, zorlayıcı, çok çalışmaya dayalı eğitim kültürümüz mü var?

Paylaş  
9
6
9

Partilerin kaybettiği adayların kazandığı bir seçim sürecini geride bıraktık…

Parti disiplini diye bir şeyden söz etmek mümkün bile değil…

Yeni dönemin belediyeler için yeni projelere sebebiyet vermesi en büyük dileğimiz…

Belediye kültürü oluşturamadığımız gibi bugüne kadar eğitim kültürü de oluşturamadık…

Bazıları sistemle oynadı, bazıları en iyisi ben hiç dokunmayım dedi…

Birileri Koleje giriş sınavını kaldırdı; birileri tekrardan getirdi…

Eğitim kültürümüzü yaratamadığımız ülkemizde sadece sınavın içeriğini tartışmaktan ileriye gidemedik…

Bizim eğitim kültürümüz ne?

Biraz daha konuya derinlik katmak adına eğitimde en başarılı iki ülkenin eğitim kültüründen bahsedeyim…

OECD verileri dikkatli incelendiğinde eğitim sistemleri arasında ciddi farklılar olan Güney Kore ile Finlandiya’nın en başarılı ülkeler olduğu görülüyor…

Güney Kore’nin eğitim sistemi dayanıklılık, çok çalışma ve zorlayıcı sınavlara dayanmaktadır…

Ülkede okuryazarlık oranı yüzde yüz, öğrenciler baskı ve stres altında eğitim hayatlarını sürdürmek zorunda…

Aileler başarısızlığı asla kabul etmiyor, ne kadar çalışırsan o kadar zeki olursun inancı tüm ülkede hâkim…

Koreliler temel olarak iyi bir geleceğe sahip olmak için öğrencilik dönemlerinin sıkı bir çalışma temposu içinde geçmesi anlayışına sahip…

Sınıftaki öğrenci sayılarının ortalaması kırka yakın…

Öğretmen lider özelliklere sahip olmak zorunda, sınıfa önderlik yapmaktan başka şansı yok…

“Dünyanın En Zeki Çocukları” isimli kitabın yazarı Amanda Ripley: “Sanırım çocuklarımızı eğitmenin daha iyi ya da daha kötü yolları olduğu çok açık. Eğer ortalama bir Amerikan eğitimi ile ortalama bir Kore eğitimi arasında seçim yapmak zorunda kalsam, istemeden de olsa Kore modelini seçerdim. Gerçek şu ki, modern dünyada çocuklar nasıl öğrenmek, nasıl çalışmak ve başarısızlıktan sonra nasıl yoluna devam etmek gerektiğini öğrenmek zorunda. Ve Kore modeli tam da bunları öğretiyor” diyor…

Güney Kore’de doğru veya yanlış baskıcı, zorlamaya dayalı, bilginin eleyici sınavlarla ölçüldüğü, çocukların stres altında kaldığı ama bu baskının olumlu sonuçlar doğurduğu, çocukların baskı altında hata yapmamasını sağlayan kendine güveni yüksek aynı zamanda başarılı ve üretken nesiller yetişmesini sağlayan bir eğitim kültürü var…

Finlandiya’da ise okul toplumun merkezinde yer alıyor; eğitim esas amacı kendi kültürleri hedefinde doğru kişilikler yaratmak…

İçsel motivasyon ve bireysel ilgi ve yeteneklerin etrafında şekillenen, öğrenci temelli bir eğitim modellerine sahipler…

Finlilerde yaşam boyu öğrenme kültürü var, öğrenmenin sınıf dışında gerçekleştiği, stresin ve baskının olmadığı, seçmeli derslerin ağırlıkta olduğu çok çeşitli öğrenme değerlerine sahip bir eğitim kültürleri var…

 

Eğitim kültürleri öğretmene ve akademik başarıya duyulan saygı…

Güney Kore’de ve Finlandiya’da öğretmen olmak gerçekten zor; çok yönlü, lider vasıflara sahip, bilgi birikimi yüksek, sürekli kendini geliştiren kişiler öğretmen olabiliyor…

Öğretmenin kalitesi aslında onların eğitim sistemin kurgulayıcısı ve yaratıcısı oluyor, var olan eğitim kültürü ise sistemin zincirlerinin doğru bir şekilde dönmesini sağlıyor…

Schleicher ise “Dünyanın en başarılı eğitim kültürlerinde, öğrencilerin başarılarından sistem sorumludur” diyor. Yani sadece aile, sadece öğrenci ya da sadece öğretmen değil. Sistemi, o ülkenin kültürü yaratıyor…

Peki, bizim eğitim kültürümüz ne?

Baskıcı, zorlayıcı, çok çalışmaya dayalı bir eğitim kültürümüz mü var?

Kendi yetenekleri doğrultusunda yetişen baskı altında çözüm üreten gençler mi yetiştiriyoruz?

Sınıf ortamında doğru insan yetiştirmeyi hedef alan yaşam boyu öğrenme yöntemlerine dayalı bir eğitim kültürümüz mü var?

Öğretmen kalitesine dayalı bir eğitim kültürümüz mü var?

Bunları tartışmak lazım…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
2 Kasım 2018, Cuma    Denetim yaptırımla anlamlıdır…
30 Ekim 2018, Salı    Topu taça atmak…
26 Ekim 2018, Cuma    Tüketim zihniyetine engel olmak...
23 Ekim 2018, Salı    Yükseköğrenim kayıt sistemi (YÖKAS) devrede!
19 Ekim 2018, Cuma    Bu sefer deyip duralım...
16 Ekim 2018, Salı    Her şeyden anlama kültürü...
12 Ekim 2018, Cuma    Doğru tanımlanmış küçük ama görülebilir projeler yaratmak...
9 Ekim 2018, Salı    Bugünü ve yarını daha anlamlı yaşamak...
5 Ekim 2018, Cuma    Siyasetin okulu olmaz; malzemesi insandır…
2 Ekim 2018, Salı    Hedef yüzde 60 ve üzeri olmalı…

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Denetim yaptırımla anlamlıdır…
Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 2 Kasım 2018, Cuma
Denetim yaptırımla anlamlıdır…
Sadece oturmak çözüm değildir…
Hayatta gerçekle yüzleşmek daima önemlidir, geçen gün Ada Kent Üniversitesi’nin misafiri oldum…
Gençlerle yükseköğrenim, üniversite, hayat ve gelecekle ...
Topu taça atmak…
Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 30 Ekim 2018, Salı
Herhalde üç dört yıl var ülkemizde yapılmadık çalıştay ve konferans kalmadı…
Yenisine yenisini ekledik, sonuç üzerine sonuçlar çıkardık…
Gerçekleştirmeden çıkacak raporların da ne olduğunu da biliyorduk aslında?…
O...
Tüketim zihniyetine engel olmak...
Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 26 Ekim 2018, Cuma
Kamu reformunun tartışmaya açıldığı bir dönemden geçiyoruz…
Kamudaki hantal ve verimsiz durumun herkes farkında…
Bu hantallığı yaratan sistemin kurgulayıcısı da aslında devlet…
Memuru ve çalışanı ...