Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 4 Eylül 2018, Salı

TC’li öğrenci niye ülkemizi tercih etmedi?

Paylaş  
18
18
16

TC’li öğrenci niye ülkemizi tercih etmedi?

2016 yılında ilk yerleştirme sonuçlarında 13 binin üzerinde TC’den öğrenci adamıza gelirken, 2017 yılında 10 bin civarına, 2018 yılında ise 8 bin civarına geriledik…

TC’den gelen öğrenciler genelin yaklaşık %60’ına tekabül ediyor…

TC’den genel öğrenci belirli taban puan ortalamasıyla geldiği için kaliteli olduğunu belirtmek lazım…

Bu bağlamda TC’den öğrenci gelişinin önü kesilmemeli ve denge korunmalı…

Peki, bu düşüşün nedenleri nedir, bundan sonra neler yapılmalıdır?

Düşüşün en önemli nedeni ekonomik kriz…

Tam da tercih dönemi dövizin abartılı bir şekilde yükselişi alacağımız öğrenci sayısının olumsuz bağlamda etkilenmesine neden oldu… Bugün sadece KKTC’deki özel ve vakıf üniversiteleri ekonomik krizden olumsuz etkilenmedi, TC’deki paralı vakıf üniversiteleri de olumsuz etkilendi… Genelde öğrenciler TC’deki ücretsiz devlet üniversitelerini tercih etti…

TC’de artan üniversite sayısı…

Türkiye Cumhuriyeti’nde 180 civarında olan üniversite sayısı 203’e yükseldi… 203 üniversitenin sadece 130’u devlet üniversitesi geriye kalanların hepsi vakıf üniversitesi… Kısacası KKTC’deki üniversiteler TC’de 203 tane rakibi var…TC’de üniversite artışı durmayacak seneye en az 10’un üzerinde yeni üniversite kurulacak…

Yerel ve TC basınında KKTC üniversitelerine yönelik çıkan olumsuz haberler…

Üniversite öğrencilerimizin karıştığı kriminal olaylar maalesef yerel basınımızda defalarca manşetten abartılı bir şekilde verildi, ülkemiz öğrencileri suç makinası şeklinde yansıtıldı…

Fuhuş ve kumar adası diye defalarca haberler yapıldı… Yerel basınımızın yaptığı haberleri hem Güney Komşularımız hem de rekabet halinde olduğumuz TC üniversiteleri gayet iyi şekilde kullandılar…

Yükseköğrenim ülkesi olmak istiyorsak basınımızın da kendine bu konuda çeki düzen vermesi lazım; ülke çıkarları söz konusu olduğunda nasıl davranılacağı hususunda sıkıntılarımızın olduğu çok açık…

Devlet organları, milletvekilleri, bürokratlar, sendikalar, rektörler ve yükseköğrenim otoritelerinin yanlış beyanatları…

Düşündükçe anlam vermekte zorlanıyorum, “Gece Kulübü” başlığı altında çalıştay yapıyoruz ve ilgili bakanlığımız yani “Devlet” çalıştay raporunda yükseköğrenim öğrencisinin fuhuş yaptığına dair rapor yayınlar. Zannederim sözün bittiği nokta burası…

Bununla birlikte siyasilerden tutun da üst kademe yöneticilerine kadar buna sendikalarımızı da dâhil etmek lazım… Çok anlamsız ve abartılı beyanatlar verildiğini söylemek lazım…

KKTC’de artan üniversite sayısı…

Ülkemizde artan üniversite sayısının köklü üniversitelerin öğrenci sayısının olumsuz etkilediğini bana kimse söylemesin… Topu topuna kılavuzda sadece 12 üniversite var. Yeni açılan üniversitelere toplamda 300 öğrenci bile yerleşme alamadı. Bu yaklaşımı kabul etmek mümkün değil…

İlerde bunun sıkıntısı yaşanır mı, bunu zaman gösterecek… Ama bir gerçek varsa gereğinden fazla üniversite izni verilmesi ülkenin yükseköğrenim imajına olumsuz etki yarattı…

KKTC üniversiteleri arasında yaşanan yıkıcı rekabet…

Güney ve TC’deki üniversitelerle zorlu bir rekabet halinde olan üniversitelerimiz, bir de kendi aralarında kavga etmeye başladı… Bunun ciddi zararları gördük. Kendi aralarında yaşanan öğrenci alma kavgaları farklı mercalarda birbirlerine zarar verecek boyutlara taşındı… Üniversitelerimiz öğrenci alma kavgalarının YÖK’e kadar yansıdığını ve bunun  da kimseye yararının olmadığını  belirtmek lazım…

Üniversitelerimizin de kendi değerler etrafında buluşması ve bu dönem kavga etmemesi en doğru yaklaşım olacaktır…

Toplu ulaşım, ev kiraları, uçak biletleri ciddi sıkıntı…

Bunları bir yıl var yazmaktan, söylemekten dilimde tüy bitti… Bu toplu ulaşım mantığıyla ki devlet toplu ulaşımda üniversitelerin önünü açmıyor, dövize endeksli ev kiralarıyla dönemlik üniversite harç miktarına eş değer uçak biletleriyle TC’den neden öğrenci ülkemizde okumaya gelsin?…

Yükseköğrenim öldü, bitti şeklindeki yaklaşımlardan uzak durulmalı… Bu yıl dahi genelde öğrenci sayısı az da olsa artar…

Mezun verdiğimiz öğrenci çıktısı ve ülkeye giren öğrenci sayılarına incelendiğinde şu an için ciddi bir kriz beklenmiyor… Bu yıl dahi genelde öğrenci sayısı az da olsa artar…

İlerisi için tedbirler alınmak zorunda… TC’li öğrenciye harçlarının TL olduğu, ev kiralarında birtakım düzenlemeler yapıldığını iyi anlatmak zorundayız…

Üniversitelerimiz akreditasyonlarını, yayınlarını, ülkemizin güzelliklerini anlatmak öğretim üyesi kalitesini daha yukarıya çekmek ve altyapı, ulaşım, konaklama sorunlarını çözmekten başka şansımız yok…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
6
 
0
 
0
 
0
 
1
 
1
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
2 Kasım 2018, Cuma    Denetim yaptırımla anlamlıdır…
30 Ekim 2018, Salı    Topu taça atmak…
26 Ekim 2018, Cuma    Tüketim zihniyetine engel olmak...
23 Ekim 2018, Salı    Yükseköğrenim kayıt sistemi (YÖKAS) devrede!
19 Ekim 2018, Cuma    Bu sefer deyip duralım...
16 Ekim 2018, Salı    Her şeyden anlama kültürü...
12 Ekim 2018, Cuma    Doğru tanımlanmış küçük ama görülebilir projeler yaratmak...
9 Ekim 2018, Salı    Bugünü ve yarını daha anlamlı yaşamak...
5 Ekim 2018, Cuma    Siyasetin okulu olmaz; malzemesi insandır…
2 Ekim 2018, Salı    Hedef yüzde 60 ve üzeri olmalı…

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Denetim yaptırımla anlamlıdır…
Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 2 Kasım 2018, Cuma
Denetim yaptırımla anlamlıdır…
Sadece oturmak çözüm değildir…
Hayatta gerçekle yüzleşmek daima önemlidir, geçen gün Ada Kent Üniversitesi’nin misafiri oldum…
Gençlerle yükseköğrenim, üniversite, hayat ve gelecekle ...
Topu taça atmak…
Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 30 Ekim 2018, Salı
Herhalde üç dört yıl var ülkemizde yapılmadık çalıştay ve konferans kalmadı…
Yenisine yenisini ekledik, sonuç üzerine sonuçlar çıkardık…
Gerçekleştirmeden çıkacak raporların da ne olduğunu da biliyorduk aslında?…
O...
Tüketim zihniyetine engel olmak...
Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 26 Ekim 2018, Cuma
Kamu reformunun tartışmaya açıldığı bir dönemden geçiyoruz…
Kamudaki hantal ve verimsiz durumun herkes farkında…
Bu hantallığı yaratan sistemin kurgulayıcısı da aslında devlet…
Memuru ve çalışanı ...