Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 26 Ekim 2018, Cuma

Tüketim zihniyetine engel olmak...

Paylaş  
22
20
21

Kamu reformunun tartışmaya açıldığı bir dönemden geçiyoruz…

Kamudaki hantal ve verimsiz durumun herkes farkında…

Bu hantallığı yaratan sistemin kurgulayıcısı da aslında devlet…

Memuru ve çalışanı eleştirmeden önce devlet verimliğini artıracak ortam ve sistemi yaratmak zorunda…

Kamu reforumu tüketim zihniyetinin önüne geçer mi, buna katkı sağlar mı?

Bu reforum tasarısı verimlilik ve üretim üzerine kurgulanmalı…

Neden herkes memur olmak istiyor?

Bunu iyi analiz etmek lazım…

Gençleri meslek seçimine yönelirken…

Kimisi doktor, avukat, mimar olmak, kimisi öğretmen, mühendis, siyaset bilimci olmak istiyor…

Ülkemizde meslek seçimi yapılırken akademik meslekler revaçta…

Önce toplumumuzda yediden yetmişe her kesimde var olan üniversite diploması peşinde koşma isteğini irdeleyelim…

“Bir arkadaşımın çocuğunun kafası çalışmıyormuş, çocuğu meslek lisesine göndermiş.” sözünü işitmemek için veya “Benim çocuğumun neyi eksik?” algısının etkisiyle meslek liselerine çocuklarını göndermeyenler var…

Ne yazık ki aileler, çevreden etkilenerek çocuklarını yanlış yönlendirebiliyor…

Toplum olarak ada ülkesinde yaşamanın güzelliklerini yaşadığımız kadar sıkıntılarını da böyle durumlarda yaşamaktan kaçamıyoruz…

Ülkemizde herkes, birbirinin ne yaptığından haberdar…

Hatta başkalarının ne yaptığıyla ilgilenmekten kendi yaptıklarını sorgulayamayan insan sayımız bir hayli fazla…

Bu anlayışı yıkmak elbette kolay değil…

Mesleki eğitimin ve meslek sahibi olmanın önemini kavramak lazım…

Bir düşünün, fiziki çaba gerektiren işlerde çalışmayı aşağılayıcı bir durum olarak gören bir anlayışımız yok mu?

Sanırım, bu soruyu “Hayır.” diye yanıtlayamayacaksınız…

Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki bazı insanlar bir beceri sahibi olarak ayakları üzerinde durmayı değil, işsiz olmayı tercih edebiliyor…

Ülkemiz tüketici toplum anlayışından, memur olma zihniyetinden kurtulmalı… 

Üretici olma anlayışının yerleşmesi lazım beyinlerimize…

Üniversite girişlerindeki yığılmanın önüne geçebilmek için eğitim kurumlarımıza büyük görevler düşüyor…

Öğrencilere hedef olarak sadece üniversiteler gösterilmemeli artık…

Toplum olarak mesleklere saygı duymayı öğrenmeli, çevremizdekilere de öğretmeliyiz…

Küçük Yaşta Öğrenciler Doktor, Avukat, Öğretmen Olma Havasına Sokuluyor

İlkokuldan itibaren doktor, avukat, öğretmen olma havasına sokuluyor öğrenci, İyi usta, sanatkâr olma, kendi işini kurma ve üretmeye yönelik meslekler hedef olarak gösterilmiyor…

Bu yapı, üretim duygusunu ve güvenini geliştirmediğinden herkeste hazıra konma ve memuriyet zihniyeti hâkim oluyor…

Kısacası mesleki eğitime yönelmeyişin en önemli nedeni bu eğitim sonucunda edinilen mesleklerin ikinci sınıf meslekler olarak görülmesidir…

Bedavacılık Anlayışı

Mesleki eğitime yönelmeyişin sebeplerinden biri de bedavacılıktır…

İnsan oturduğu yerden, beceri sahibi olmadan, pek yorulmadan para kazanabiliyor…

Ülkemizde şu an yaşanan sıkıntıların ana nedeni bu…

Oturduğumuz yerden para kazanmaya alıştırıldık, ülke nüfusunun yarısı memur, diğer yarısı da memur olmaya çalışıyor…

Ama dünyada memuriyetin yanında donanım ve becerilere sahip insanlara ihtiyaç var…

Eğitimi Doğru Kullanmak

Eğitimi doğru kullanarak tüketici toplum anlayışından üretici toplum anlayışına geçmeliyiz…

Tabii bunun için gerekli şartlar da yaratılmalı…

Eğitim sistemimiz proje tabanlı, bir eser ya da ürün ortaya koymaya ve bilgiyi keşfe yönelik olmalı…

Keşfe dayalı, proje destekli, yaparak, yaşayarak eğitim yapabilen bir duruma gelmeliyiz…

Fiziki çaba gerektiren meslekleri küçük görme anlayışından uzaklaşmak zorundayız…

Bir toplumda herkes üniversite mezunu olamaz, bir ülkenin gelişebilmesi ve ilerleyebilmesi için bilim insanlarına,  akademisyenlere ve öğretmenlere kesinlikle ihtiyaç vardır…

Ama mesleki eğitim bir ülkenin nefes borusudur…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
2 Kasım 2018, Cuma    Denetim yaptırımla anlamlıdır…
30 Ekim 2018, Salı    Topu taça atmak…
23 Ekim 2018, Salı    Yükseköğrenim kayıt sistemi (YÖKAS) devrede!
19 Ekim 2018, Cuma    Bu sefer deyip duralım...
16 Ekim 2018, Salı    Her şeyden anlama kültürü...
12 Ekim 2018, Cuma    Doğru tanımlanmış küçük ama görülebilir projeler yaratmak...
9 Ekim 2018, Salı    Bugünü ve yarını daha anlamlı yaşamak...
5 Ekim 2018, Cuma    Siyasetin okulu olmaz; malzemesi insandır…
2 Ekim 2018, Salı    Hedef yüzde 60 ve üzeri olmalı…
25 Eylül 2018, Salı    Bir insana dokunmak, öğretmen olmak…

banner
banner
banner
banner
banner

Denetim yaptırımla anlamlıdır…
Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 2 Kasım 2018, Cuma
Denetim yaptırımla anlamlıdır…
Sadece oturmak çözüm değildir…
Hayatta gerçekle yüzleşmek daima önemlidir, geçen gün Ada Kent Üniversitesi’nin misafiri oldum…
Gençlerle yükseköğrenim, üniversite, hayat ve gelecekle ...
Topu taça atmak…
Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 30 Ekim 2018, Salı
Herhalde üç dört yıl var ülkemizde yapılmadık çalıştay ve konferans kalmadı…
Yenisine yenisini ekledik, sonuç üzerine sonuçlar çıkardık…
Gerçekleştirmeden çıkacak raporların da ne olduğunu da biliyorduk aslında?…
O...
Yükseköğrenim kayıt sistemi (YÖKAS) devrede!
Dr. Ziya ÖZTÜRKLER | 23 Ekim 2018, Salı
Son dönemlerin en önemli adımlarından biri YÖKAS…
Yıllardır istenen ama bir türlü hayat bulmayan YÖKAS geçen hafta hayat buldu…
Artık adamızdaki üniversitelerin öğrenci bilgileri YÖKAS’ın içerisind...