Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gönül TOKER | 20 Kasım 2016, Pazar

'Şimdi'den uzaklaşma

Paylaş  
47
110
49

Lannercığım, son dönemlerde içinde bulunduğun 'hayal kırıklığı' haline dair birkaç şey anlatmak istiyorum. 

İnsanı şimdiden uzaklaştıran şeylerden biri geçmiş diğeri ise gelecektir. Geçmişte yaşadığın ve hala etkilerini zihninden silemediğin şeyler -iyi ya da kötü anıların hepsi- eğer içinde bulunduğun anda seni meşgul etmeye devam ediyorsa sen geçmişte yaşıyorsun demektir. Bunu hangi ruhsal gelişim kaynağında araştırırsan araştır aynı tanımla karşılaşacaksın. Yoga kaynakları da bunu bu şekilde açıklar. Kendi deneyimlerimde de aynı şeyi tecrübe ettiğim için en temel haliyle aktarıyorum. Zihin neredeyse sen de orada yaşıyorsun. Bedensel varlığın şimdide yaşarken zihinsel olarak başka bir zamana aitsin. 

Yoga derslerime başlarken giriş olarak ufak bir meditasyon yaparız. Bunu yapma amacımız zihni ana getirmek. En gerçek yer olana; 'şimdi'ye... İnsan zihni sadece bir yerde olursa bütünlüğü hissedebilir. 'Şimdi'de... Çünkü bedenin şimdidedir, hayatın şimdide şekillenmektedir. Az önce okuduğun cümle bile artık geçmiş oldu. Sadece şimdiye gelen etkisi var. Dün yediğin yemek geçmişte kaldı. Şimdi sadece hücrelerine taşıdığı besin değerleri var. Geçen yıl yaşadıkların geçen yılda kaldı. Şimdi sadece etkileri mevcut hayatında. Şimdi okumakta olduğun cümle, seni bir sonraki cümleye hazırlıyor. Şimdi yemekte olduğun besinler, yarınki biyolojini oluşturacak. Bugün her ne yaşıyorsan, yarın onun neticelerini alacaksın. 

Hayatımızın sorumlusu kendimiziz

Her an bir seçim yapmaktayız. Bu konuya mektuplarımda sıkça yer verdim. Seninle bunu defalarca konuştuk. Bugün bahsetmek istediğim; yaptığımız seçimlerin sorumluluğunu üstlenmek ve başkalarını, başka şeyleri ya da sistemi suçlamamak... 

Hermit de çoğu kez bunu anlattı bize. Her zaman iki seçeneğin vardır. İlerlemek için birini seçmen gerekir. Seçtiğin şey senin gerçekliğin haline gelir ve onu yaşarsın. Peki bir seçim yaptıktan sonra yaşadığın şeylerin sorumlusu kim olur? Tabi ki sadece sen... 

Bütün olanı biteni kontrol etme yeteneğimiz yok. Dinamik denge devam ediyor. Senin yaptığın seçim, başkasını da etkiliyor; başkasının yaptığı bir seçim seni de... 

Örneğin bir ilişkin var ve bitirme kararı aldın. Bu karar ile iki kişinin de hayatında bir değişim olur ve herkes yeniden farklı yönlerde seçimler yaparak yol almaya devam eder. Şimdi sevgilinden ayrıldıysan ama aylar sonra pişman olup geri dönmeyi seçtiysen ne olur? Yine herkes seçimini yapar ve o yönde bir değişim daha gerçekleşir. O süreçte yaptığın seçimden pişman olmuş da olsan hayat devam etmiştir ve farklı durumlar gelişmiştir. Ayrıldığın sevgilin artık başla bir insanla ilişki deneyimine girmişse kimi sorumlu tutacaksın? Kimseyi…  Sadece yaptığın seçimin sorumluluğunu alarak yoluna devam edeceksin. Yani ne hayal kırıklığı yaşa ne de kendini ve başkasını suçla. Sadece karşındaki mevcut duruma bak ve 'an'daki seçimini sadece ona göre yap. Bu gibi konular hiç durmaksızın devam eder. Ama hassas bir nokta var ki; yapılan seçimler getirdiği neticeleriyle birlikte kabul edilmeli ve sorumluluğu alınmalıdır. 

Sorumluluk alma konusunda söylenebilecek tek şey var: "Bu benim seçimim ve seçimimin neticeleri şu an karşımda duruyor. Bunları beğendim ya da beğenmedim. Ama olduğu gibi kabul ediyorum. Hata olarak gördüklerimden ders çıkartıyor, beni ilerleten durumlara hayatımda daha çok yer vermeyi istiyorum." Ve her şey artık geçmişte kalmıştır. Elindeki tek gerçek 'şimdi'dir yine. Seçim yapacağın yer 'şimdi'... Bir öncekinden daha tecrübeli, daha kendini tanımış ve daha sorumluluk sahibi olarak bulunduğun en iyi halin; ŞİMDİ... 

 

Gelecekten beklenti, hayal kırıklığına davetiye çıkartır

Seçim yaparken bir şeyi daha göze almayı öğrenmeliyiz Lanner. 'Şimdi'de yaptığın seçimden hiçbir beklentin olmamalı. Sadece şimdiki sen bu seçimi yapıyor ve yarın neler olacağını kimse bilemez. Dinamik denge yine işlemde! Senin kontrol edebilmen mümkün değil. Kurgular, umutlar, varsayımlar ya da beklentiler geliştirme. Kalbinin rehberliği sana sadece bir adım ötesi için yardım edebilir. Sadece şimdi ve bir adım sonraki şimdi ve daha sonraki şimdiler... Bugünkü beklentin asla yarınki ile aynı olmayacak... Ve umutlarının gerçek olmaması seni üzebilir. Beklediğin gibi gelişmeyen her şey ızdırap içinde olmana neden olabilir. Hiçbir sabit fikre tutunma. 

Hayat şundan ibarettir: Şimdi, şimdi, şimdi, şimdi ve milyarlarca şimdi...

Yarın asla gelmez. Çünkü yarın olduğunda gelen şeyin adı da 'şimdi' olacak...

Daha çok anda kal Lanner!

Tek anahtar budur... Bütün teknikler bunu öğretmek için var...

Şimdiden asla uzaklaşma! Uzaklaşma ki hayattan ve kendinden de uzak kalmayasın...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
2 Nisan 2017, Pazar    Beklenti
26 Mart 2017, Pazar    Hey! Dedikodu komitesi
19 Mart 2017, Pazar    Masalların masalı
12 Mart 2017, Pazar    Çok sevdiğin için
5 Mart 2017, Pazar    Kendini bil
26 Şubat 2017, Pazar    İste, bırak, izle, al
19 Şubat 2017, Pazar    Sorumluluk
12 Şubat 2017, Pazar    Bir varmış, bir yokmuş
5 Şubat 2017, Pazar    Cennet tasviri
29 Ocak 2017, Pazar    Beyaz kuğu/ Siyah kuğu

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Beklenti
Gönül TOKER | 2 Nisan 2017, Pazar
İnsanlar birbirlerine karşı beklentilerle dolular. Herkesin diğer kişiden muhakkak ki bir beklentisi var. 
Bunu kim çıkardı Allah aşkına?
Özellikle de ilişkilerde... Kadının erkekten beklediği şeyler var, erkeğin de...
Hey! Dedikodu komitesi
Gönül TOKER | 26 Mart 2017, Pazar
Zamanı boşa akıtma. Zaten çok hızlı geçiyor. Değerlendir. Değerli işlere ada zamanını. Neye ve kime göre değerli işler? Sana göre! Sen neyi değer görüyorsan, o...
Zaten her insanın değer verdiği şeyler var, ömürlerin...
Masalların masalı
Gönül TOKER | 19 Mart 2017, Pazar
Su başında durmuşuz, 
çınarla ben. 
Suda suretimiz çıkıyor, 
çınarla benim. 
Suyun şavkı vuruyor bize, 
çınarla bana. 
Su başında durmuşuz, 
çınarla ben, bir de kedi. 
Suda suretimiz çıkıyor, 
çınarla benim, bir de ke...