Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gönül TOKER | 27 Kasım 2016, Pazar

'Hiç' çocuk

Paylaş  
57
118
51

Bedenin ne kadar büyürse büyüsün içinde bir çocuk var Lanner. Her insanın derinlerinde masum bir çocuk var.

Bazen oyuncu, bazen huzursuz... Fazla ilgi isteyen, fazla ilgiden sıkılan, dikkat çekmeye çalışan, istedikleri olmayınca küsüp ağlayan, mızmızlanan... Bazen yaramazlık yapan, bazen kendini ifade edemediği için öfke krizleri geçiren... Kendini oyunlara kaptırdığında coşku ve haz içinde mutluluktan havalara uçarken, çok sevdiğinde ve sevildiğinde yüreğinden gelen saf ışıltı ile gözlerinin içi gülen...

Ne yaşarsa yaşasın, kim olursa olsun, yaşı kaç ise de her gece tatlı bir uykuya daldığında görebilirsin her insanda o masum çocuğu. 

Çocukluğunu hatırla Lanner. En mutlu hissettiğin anları hatırla. Oyunlardan aldığın hazzı ve coşkuyu... Doğayı keşfettiğin anları anımsa; erik ağacının dalında asılı kalışını, dişlerin uyuşana kadar erik yedikten sonraki mide kramplarını, pamuk tarlasının arklarından akan buz gibi suyun içine çıplak ayak dalıp koşuşturmalarını, avuçlarına aldığın toprağın kokusunu ve parmaklarının arasından akıp giderkenki serin dokunuşunu... Dalından kopardığın çiçeğin elini yeşile boyayışını...  Babaannemin yaptığı sıcak ekmeğin kokusunu... Akşam yastığa başını koyduğun anda huzurla uykuya dalışını... Hatırla! Hatırla ve o duyguyu taşı bu güne...

Bizim seninle çocukluğumuz tarlalarda, bahçelerde geçti. Ne şans! Doğanın içinde oyunlar oynarken nasıl da tamamlanmış ve bütün hissediyorduk! 

Büyüklerimiz bizi korumak için bir sürü kurallar ve yasaklar getiriyorlardı önümüze. Çok canımız sıkılıyordu bu işe, kızıyorduk engellenmeye... "Tehlikelidir madem ki bisiklet ile tarla yolunu tek başımıza gitmek, siz de gelin!" diye isyan ederdik ama onların çok ciddi işleri olurdu hep ve biz gidemezdik. Gönlümüzden geçeni yaşamak istiyorduk ama durduruluyorduk; başımıza kötü bir şey gelmesin! Bizi korumak için durdurmayı çare bildiler. Öyle bir durakalmışız ki, hayatın içinde adım atmak çok zor hale gelmiş. Artık yetişkin olduk ama çoğu defa hala duruyoruz... 

İçimizdeki çocuk derinlerde isyan etmeye devam ediyor. Çünkü çocuk, gönlünden ne geliyorsa onu yaşamak ister, hata da yapmak ister, tecrübe de edinmek ister; öğrenmek ister... Kendini ve dünyayı tanımak için... Ne diye gelmiş olsun ki o zaman bu dünyaya? Bir köşeye çekilip ölümü beklemek için mi? 

 

Önce yetişkin olmayı öğrendik, şimdi o yetişkin içerideki çocuğa yol gösterecek. Ama çocuğun kalbinin sesinin dediği yolu...

 

Yetişkin tarafımızın bilmesi gereken şu ki, çocuğu koruyup engelleyerek değil, ona eşlik edip yol göstererek, bazen düşmesine izin vererek, bazen acının içinden geçişine tanık olarak ama onu özgürleştirerek yanında olmalıyız. İzin vererek, cesaretlendirerek, destekleyerek... Durdurarak değil. Onun yerine yürüyerek değil. Onu kanatların altına saklayarak değil. 

Ona kendini her koşulda sevmeyi öğreterek yanında yürümeliyiz; hata yaptığında küçümsemeden, yargılamadan, cezalandırıp suçlu hissettirmeden...

Merhameti öğretmeliyiz ona; önce kendine sonra herkese...

Affediciliği öğretmeliyiz; her an her şeyin yeniden başladığını hatırlatmalıyız her fırsatta... 

Şu yetişkin halimizle bile hala bizi durduran nedir? Nedir hayallerimizle aramıza giren? Nedir içimizdeki çocuğu bastıran? Korunma duyguları... Düşmemek, acı çekmemek, kandırılmamak için... Hata yapmamak için... Güvenli alandan çıkmamak...

Çünkü bilinmezliktir hayat. Çünkü bilinmeyen korkutucu gelir. Cesaret ister!

Bazen yapmak istediğimiz şeyler karanlık olabiliyor. Yürümek istediğimiz yolda hiç ışık yanmıyor bazen... Korkuyor insan! 

Bazen nefsini doyurmak adına bir yol almak istiyor olabiliyor insan. Ama maksat da o değil mi zaten? Nefsini bilmeyen, kalbini bilebilir mi? Konuşanın ego mu kalbinin sesi mi olduğunu başka türlü nasıl ayırdedebilsin? Önce tanımak, tanışmak gerekir karanlıkla da, ki tanıdığın şeyin tuzağına düşemezsin kolay kolay... Bilmeden düştüğün karanlık HATA, bile bile düştüğün ise GÜNAH olur. 

 

Birliği arıyoruz; karanlığın içindeki aydınlığı, aydınlığın içindeki karanlığı... İyiliğin içindeki kötülüğü, kötülüğün içindeki iyiliği... Deneyimin içindeki hatayı, hatanın içindeki deneyimi... Yetişkinin içindeki çocuğu, çocuğun içindeki yetişkini... 

Ta ki HİÇ çocuğu bulabilelim... 

 

İçerideki çocuk deneyim istiyor; yaşamın hücrelerinden su gibi akmasını... Buz kalıbı içinde donup kalmamayı... Dünya üzerinde var olan bütün potansiyeller tüm insanlarda var; katil, hırsız, masum, merhametli, şair, mafya, aşık, öfkeli vs, vs... Bazı potansiyeller kendiliğinden aydınlığa dönüşebiliyor, ama bazılarını deneyimleyerek dönüştürmemiz gerekiyor. 

Ne yaşamak istersen özgürce yaşa Lanner. Çok korkunç görünüyor bile olsa... Hepsi birer sınav sahasıdır. Cesaret et, sorumluluğunu üstlen ama ne yaşarsan yaşa TANIK OL... Yargılamadan... Karanlık görünenin özündeki ışığa odaklan. Kötünün içinde iyiyi ara! 

Deneyimin içindeyken kendini ve duygularını yakinen izle. Hoş hissettirmeyen şeyleri usulca bırak, pişmanlık, utanç ya da suçluluk duymadan... Çok hoşuna giden şeylerin de hülyasına dalıp gitme; bil ki onlar da geçici... Bağımlı kalma hiç birine ve hep ilerle. Bugün bal görünen yarın zehre dönerse; bırak... Bugün zehir görünen yarın bala dönerse devam et... 

Hissettiğin duygular ne olursa olsun, ruhuna işleyen rayihası kalsın bir tek yanına. 

Senden neler gidiyor, oluşan boşlukta neler kalıyor onlara bak. 

Bırak, sadece HİÇ değişmeyen yerleşsin tüm varlığına. Mutlak Öz'ün hafifliğinde 'sen', 'ben' diye bir ayrım kalmayana kadar...

'HİÇ'e kadar!

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
2 Nisan 2017, Pazar    Beklenti
26 Mart 2017, Pazar    Hey! Dedikodu komitesi
19 Mart 2017, Pazar    Masalların masalı
12 Mart 2017, Pazar    Çok sevdiğin için
5 Mart 2017, Pazar    Kendini bil
26 Şubat 2017, Pazar    İste, bırak, izle, al
19 Şubat 2017, Pazar    Sorumluluk
12 Şubat 2017, Pazar    Bir varmış, bir yokmuş
5 Şubat 2017, Pazar    Cennet tasviri
29 Ocak 2017, Pazar    Beyaz kuğu/ Siyah kuğu

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Beklenti
Gönül TOKER | 2 Nisan 2017, Pazar
İnsanlar birbirlerine karşı beklentilerle dolular. Herkesin diğer kişiden muhakkak ki bir beklentisi var. 
Bunu kim çıkardı Allah aşkına?
Özellikle de ilişkilerde... Kadının erkekten beklediği şeyler var, erkeğin de...
Hey! Dedikodu komitesi
Gönül TOKER | 26 Mart 2017, Pazar
Zamanı boşa akıtma. Zaten çok hızlı geçiyor. Değerlendir. Değerli işlere ada zamanını. Neye ve kime göre değerli işler? Sana göre! Sen neyi değer görüyorsan, o...
Zaten her insanın değer verdiği şeyler var, ömürlerin...
Masalların masalı
Gönül TOKER | 19 Mart 2017, Pazar
Su başında durmuşuz, 
çınarla ben. 
Suda suretimiz çıkıyor, 
çınarla benim. 
Suyun şavkı vuruyor bize, 
çınarla bana. 
Su başında durmuşuz, 
çınarla ben, bir de kedi. 
Suda suretimiz çıkıyor, 
çınarla benim, bir de ke...