Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gönül TOKER | 18 Aralık 2016, Pazar

Delik çoraplar

Paylaş  
43
127
42

Zihnin bir fabrika gibi Lanner. Sürekli imalatta olan bir fabrika... Hiç durmadan, gece gündüz üretmeye devam ediyor. Bu üretimi durduramazsın. Tek yapabileceğin ürettiğin ürünün niteliğini, modelini, rengini falan belirlemektir. 

Kalitesiz ürünler üretiyorsan, alacağın netice de farklı olmayacaktır. Hoşuna gitmeyen ürünlerin kusurlarını afili ambalajlarla süslemeyi iyi biliyor egon. Ego çok başarılı bir pazarlamacı... Ama durumun içeride hiç de öyle olmadığını sen çok iyi biliyorsun. 

Meditasyon bunun için tek yoldur; zihninin ürettiği şeyleri görebilmen ve fark edebilmen için... Zihninde beliren korku ve endişe bazlı felaket senaryolarını ancak oluşum aşamasında fark ederek değiştirebilirsin. Muhteşem bir yaratıcısın ve zihninde yarattığın düşünceler hemen yaratıma geçiyor. Evrenin boşluklarına yayılıp hazırlık yapıyor. En uygun zamanda da kusursuzca karşında bulunuyorlar. Bu yüzden diyorlar ya: "Hayatının gerçekliğini yaptığın seçimlerle sen kendin belirlersin." 

Mesela senin fabrikan bir çorap fabrikası olsaydı eğer ve ürettiğin çorapların hepsinin başparmak kısmı delik çıksaydı ne yapardın? Hemen makinanın dişlerini kontrol ederdin, değil mi? Makinadaki arızayı tespit etmek isterdin. Bilirdin ki, o dişi tamir etmediğin sürece çorapların hepsi aynı yerinden delik olarak üretilecek ve hiçbiri işe yaramayacak. Tüm emekler boşa gidecek...

Hayatındaki sorunlar da aynı o çoraplardaki delikler gibi işte! Ne yaparsan yap, başparmak dışarıda... Çoraptaki deliği kimse görmesin diye saklamaya çalışsan da, bunu sen biliyorsun ya; bu yeter...

Fabrikadaki makinanın bakımını yapıp, bozuk parçayı değiştirerek sorunu gidermek kolaydır. Ama senin zihnin mucizevi bir yaratım ve bu makinayı anlamak o kadar da kolay değil. Zaten kolay olsaydı, onun sonsuz potansiyelini kullanabilmeyi başarırdık ve dünya gezegeni cennete dönerdi.

Biz insanlar, bu mucize makinayı nasıl kullanacağımızı henüz bilmiyoruz. Elimizde böyle bir güç var ve çaylakça onu çarçur ediyoruz. Henüz öğrenciyiz; insan olmayı öğrenmek okulunda... 

Öğrencinin yapması gereken şey, bıkmadan usanmadan, büyük bir motivasyonla ve merakla öğrenmesi gerekenlere odaklanmaktır. Öğrenci, çalışmak ve çabalamak durumundadır. 'Deliksiz çoraplar' üretebilmek için... "Tamamlanmış insan" olabilmek için...

Zihnin üretimi olan düşünceleri tamir etmenin tek yolu, hemen o anda fark edebilmektir. Fark ettiğin şeyi hemen silip, yerine işine yarayacak olan, hem sana hem bütüne hizmet edecek olan düşünceyi getirmektir. Bu, her an kendi iç dünyanda yarattığın devrimdir; eski sistemi yıkıp, yerine yeni yönetimi getirmek... 

Ego ve korku bazlı olanı yıkıp, aşk ve cesaret bazlı olanı geliştirmek...

Adalet

Evrenin kusursuz bir adalet sistemi var. Bütün eylemlerin ve düşüncelerin sana geri dönüyor. Özgür irade... 

Nasıl şeyler yaşamak istiyorsan, eylemlerinin rengi de öyle olmalı. Gül bekleyip, diken gösterme! Öfke gösterip, sevgi bekleme! Kibirli olanın karşısına alçak gönüllülük gelmez! Hakaret ederek tatlı dil duymayacaksın. Başkasının yolunda çukurlar kazarken, kendin dümdüz bir vadide at koşturamayacaksın... 

Temiz bir evde yaşamak istiyorsan, temizlik yapman gerekir. İsteklerin ile eylemlerin doğru orantılı olarak paralel hareket etmeli.

Eylemlerini harekete geçiren şey düşüncelerdir. Düşünceleri oluşturan şey ise hisler ve duygular... Hislerin ve duyguların, en derinlerde taşıdığın rengin ve kokun gibidir. Bilinçaltı alanında beklemektedirler. Yüzeyde olanları bilmek kolaydır; toplumun öğrettiklerini, hayatın öğrettiklerini ve bireysel olarak bütün edinimlerini... Kimliğini bilmek kolaydır Lanner! Ama kendinin bile zor fark edebildiğin taraflarını ancak aynalardan yansıyan görüntün ile anlayabilirsin.

Masum ve cici bir kız gibi ya da efendi bir adam gibi hissediyorken kendini, öfkeli ve sert insanlar buluyorsan etrafında, bu durum senin derinlerinde var olan yansımayı açığa çıkartıyordur. 

Aynalık konusunu çoğu kez konuştuk zaten. Bugün vurgulamak istediğim şey tam olarak bu değil.

Senden buram buram evrenin boşluklarına yayılan duygu, düşünce ve eylemlerin geri dönüşünden bahsetmek istiyorum. Konu epeyce uzun ve karmaşık. Üstelik ne kadar anlatırsam anlatayım, ancak deneyimleyerek bunu anlayabilirsin. Deneyimlerinin farkında olarak...

Sadece şunu iyice öğren: 'Senden ne çıkarsa, geri dönen odur.' Bumerang... Evet, tam olarak bumerang gibi! Her şey olduğu gibi geri gelecek... 

Daha bilinçli olmalıyız kendimiz hakkında. Başka şeylerden çok, kendimizi bilmeye ihtiyacımız var. Çünkü yaşamakta olduğumuz her şey, bizden çıkıp bize dönenlerden ibarettir. 

Kendine yapılmasını istemeyeceğin şeyleri başkasına yapma. Karşındakinden beklediklerini ona sen yap. 

Yaşamak istediğin gibi bir dünya senin, benim ve bizim elimizde!

Dünyayı değiştiremezsin ama ona bakan gözlerini değiştirebilirsin.

Adaleti hiç unutma!

Mutlaktır ki, kusursuz işlemekte!

Bu evren hepimizden çok daha adil...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
2 Nisan 2017, Pazar    Beklenti
26 Mart 2017, Pazar    Hey! Dedikodu komitesi
19 Mart 2017, Pazar    Masalların masalı
12 Mart 2017, Pazar    Çok sevdiğin için
5 Mart 2017, Pazar    Kendini bil
26 Şubat 2017, Pazar    İste, bırak, izle, al
19 Şubat 2017, Pazar    Sorumluluk
12 Şubat 2017, Pazar    Bir varmış, bir yokmuş
5 Şubat 2017, Pazar    Cennet tasviri
29 Ocak 2017, Pazar    Beyaz kuğu/ Siyah kuğu

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Beklenti
Gönül TOKER | 2 Nisan 2017, Pazar
İnsanlar birbirlerine karşı beklentilerle dolular. Herkesin diğer kişiden muhakkak ki bir beklentisi var. 
Bunu kim çıkardı Allah aşkına?
Özellikle de ilişkilerde... Kadının erkekten beklediği şeyler var, erkeğin de...
Hey! Dedikodu komitesi
Gönül TOKER | 26 Mart 2017, Pazar
Zamanı boşa akıtma. Zaten çok hızlı geçiyor. Değerlendir. Değerli işlere ada zamanını. Neye ve kime göre değerli işler? Sana göre! Sen neyi değer görüyorsan, o...
Zaten her insanın değer verdiği şeyler var, ömürlerin...
Masalların masalı
Gönül TOKER | 19 Mart 2017, Pazar
Su başında durmuşuz, 
çınarla ben. 
Suda suretimiz çıkıyor, 
çınarla benim. 
Suyun şavkı vuruyor bize, 
çınarla bana. 
Su başında durmuşuz, 
çınarla ben, bir de kedi. 
Suda suretimiz çıkıyor, 
çınarla benim, bir de ke...