Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gönül TOKER | 25 Aralık 2016, Pazar

Yeni yıl kapının ardında

Paylaş  
50
137
48

2016 yılının son mektubu bu Lanner. Günlerdir değerlendirme yapıyorum. Hem kendi yaşadıklarımı 2016'da hem de çevremdekilerin... 

Bu geçirdiğimiz yıl hepimizi çok zorlayan bir yıl oldu. Kendi içimize dönüp birçok şey ile yüzleşmek durumunda kaldık. 2016 yılı, bu enerjiyi taşıyordu. 

Farkındalık enerjisi... 

Yılın başlamasıyla birlikte güven, teslimiyet, merhamet, koşulsuz sevebilmek, koşulsuz kabul edebilmek, özgür irade, kendimizi ifade, kendi hayatımıza adapte olmak, kendi yolumuzda atmamız gereken adımları görebilmek için iç sesimizle bağlantı kurabilmek ve birlik duygusunun farkında olarak egosal sisteme ait seçimlerimiz ile sınanmak gibi belirgin yaşam dersleri sıkça karşımıza çıktı. 

2017 yılının harekete geçirici, hızlı oluşumlar getirecek enerjisine hazırlanıyorduk. İyi niyetle yapılmış her eylem daha bir hızla bize geri dönecek. Tabii ki, korkularımız ve egosal seçimlerimizin neticelerini de hızlı alacağımız bir yıl olacak. İlerleyebilmemiz için bizi itekleyecek bir yıla girmek üzereyiz. 

Ne yapmalıyız? İlerlememize engel olan şeyleri tek tek fark edip, artık bize hizmet etmediğini kabul edip, değişmesine izin vermeliyiz. 

Yürekten istediğimiz her şey çok çabuk gerçekleşecek. Yüreğini ferah tut Lanner. Aralık ayı boyunca karanlık taraflarınla yüzleşmekteydin. Bunlar sana ait değil; insana özgüdür. Kimliğini geride bırakarak kendine bir yabancı gibi bakabilirsen ve karanlık taraflarınla özdeşleşip kendi kendini cezalandırmayı bırakırsan, fark ettiğin şeylerin dönüşmesine yardım etmiş olursun. 

Benzeri bir durumu, senin yaşadığın gibi birçok insan da deneyimliyor. Örneğin, mükemmeliyetçi olup kendi hayatını sıkıştıran ve hata yapmaktan çok korkan insan sadece sen değilsin. Ya da başka birçok insan da geçmişte yaptığı bazı hatalarından dolayı kendini affedemiyor. 

Her insan bu dünyaya deneyim için geldi. Büyük resimde görünenler, bireysel dünyanda sana büyük meseleler gibi görünebilir belki ama bütünsel baktığında ne kadar da masumca şeyler bunlar, öyle değil mi? 

Bu yılki mektuplarımıza bir göz attım. Çoğunda özgürlükten bahsetmişiz. Son dönemlerde yüzleştiğim en zor şey kendi içsel özgürlüğümdü. Daha doğrusu özgür olamadığım... 

Bedenim özgür olabiliyor belki ama zihnim özgür değilse eğer bedenim ne kadar özgür olabilir ki? Daha da derinlere inersek, duygularımda özgür değilsem, nasıl özgür bir yaşamım olabilir? 

Bunu bir örnek ile açıklayacağım. Benim bir köpeğim var; altı yaşında... Henüz bir yavruyken bana geldi, altı yıldır benimle yaşıyor. Bir yıldır yaşadığım bu eve taşınacağımda evcil hayvan istemediklerini belirttiler ve bu şartlarda evi tutamayacağımı söyledikten sonra izin verdiler. Bir yıldır evde bir düzen kurduk ve gayet mutlu bir yaşam alanı oluşturduk. Üzerinden bir yıl geçtikten sonra ev sahibim köpeğimi evin içerisine almamamı istedi. İlk hissettiğim duygu 'yasaklanmak, engellenmek ve özgürlük alanıma müdahale edildiği için kızgınlık' oldu. Zihnimde hemen savaş alarmları çalmaya başladı. Karşı savunmaya geçerken buldum kendimi. Öyle ya, bir yıldır her şey yolundayken şimdi ne değişti? 

Açığa çıkan duygularımı zihinsel alanımda fark ettiğimde bu duruma karşı vereceğim tepkiler durumu fiziksel dünyama yansıtacaktı. 

Durdum ve gelen duygulara baktım. Oluşan duyguların otomatik olarak sevk ettiği savaşçı düşünce modelimi o anda değiştirerek daha yumuşak bir düşünce modeli geliştirmeyi denedim. Köpeğimin benim çocuğum gibi olduğunu, eğitimli ve eve zarar vermeyen bir köpek olduğunu, bir yıldır onun da benim de bu evde bir düzenimizin oluştuğunu ve ilk başta zaten bunu konuştuğumuzu yumuşak bir dille açıkladım. Şimdi eğer bunun aksi bir talepleri olursa onlarla savaşmayacağımı ve ilk yapacağım şeyin yeni bir ev aramaya başlamak olacağını ifade ettim. Çünkü bu durum benim gerçeğimdi. Kendi gerçeğimi yaşamaktan mutlu iken sırf bir başkası bunu değiştirmemi istediği için değiştirmek yerine, evden ayrılıp yeni bir huzur alanı bulmanın benim için daha kolay olduğunu hissettim. 

Eylemim bu doğrultuda hayata geçti. Bundan sonrası benim için hayırlısı ne ise, öyle oluşacak. Bu durumda ne ev sahibine kızıp öfkeleneceğim ne de kendime. 

Herkes kendi gerçeğini dile getirip hayata geçirirken bireysel özgürlüğünü yansıtacak ve huzur alanı hiç bozulmayacak. 

Tabii ki ben bu evi çok seviyorum ama kendim ve sevdiklerimi daha çok seviyorum. Mutlu olduğum durumu yaşamak için bu evden feragat etmek hiç de üzücü olmayacak. 

Bu örnekteki gibi Lanner; kendi bireysel değerlerimizin farkında olduğumuzda, yani kendinizi iyi tanıdığımızda, dışa vurduğumuz tepkilerimiz de yumuşak olacaktır. Kendimizden emin değilsek, yani kendi merkezimizi oluşturmadıysak çok kolay savrulup gidebiliriz. 

2016 yılı kendimizi yakından tanımamız için onlarca fırsat yarattı önümüzde. Kendi limitlerimizi, özgürlük alanımızı, zayıf ve güçlü yanlarımızı tanımamıza yardımcı oldu.

Çünkü 2017'de kurduğumuz temelin üzerine katları inşa etmeye girişeceğiz.

Güven hayata Lanner!

Sen gönlünden geçeni yaşadıkça hiçbir şey aksi gitmeyecek. Kendini bilerek, eylemlerinde bireysel özgürlüğünü gerçekleştirdikçe her şey bir öncekinden çok daha iyi olacak. 

Vazgeçmemen gereken ilk şey önce kendinsin... Başkalarının haklarını ve özgürlüklerini ihlal etmediğin sürece, herkese tolerans ve merhametle yaklaştığın sürece hem sen hem de onlar su gibi huzurla yollarında ilerlemeye devam edecekler.

Şems-i Tebrizi'nin şiirindeki dizeleri hatırla;

"Sus gönlüm, her şeyin en hayırlısının olacağına inanarak sus..."

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
2 Nisan 2017, Pazar    Beklenti
26 Mart 2017, Pazar    Hey! Dedikodu komitesi
19 Mart 2017, Pazar    Masalların masalı
12 Mart 2017, Pazar    Çok sevdiğin için
5 Mart 2017, Pazar    Kendini bil
26 Şubat 2017, Pazar    İste, bırak, izle, al
19 Şubat 2017, Pazar    Sorumluluk
12 Şubat 2017, Pazar    Bir varmış, bir yokmuş
5 Şubat 2017, Pazar    Cennet tasviri
29 Ocak 2017, Pazar    Beyaz kuğu/ Siyah kuğu

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Beklenti
Gönül TOKER | 2 Nisan 2017, Pazar
İnsanlar birbirlerine karşı beklentilerle dolular. Herkesin diğer kişiden muhakkak ki bir beklentisi var. 
Bunu kim çıkardı Allah aşkına?
Özellikle de ilişkilerde... Kadının erkekten beklediği şeyler var, erkeğin de...
Hey! Dedikodu komitesi
Gönül TOKER | 26 Mart 2017, Pazar
Zamanı boşa akıtma. Zaten çok hızlı geçiyor. Değerlendir. Değerli işlere ada zamanını. Neye ve kime göre değerli işler? Sana göre! Sen neyi değer görüyorsan, o...
Zaten her insanın değer verdiği şeyler var, ömürlerin...
Masalların masalı
Gönül TOKER | 19 Mart 2017, Pazar
Su başında durmuşuz, 
çınarla ben. 
Suda suretimiz çıkıyor, 
çınarla benim. 
Suyun şavkı vuruyor bize, 
çınarla bana. 
Su başında durmuşuz, 
çınarla ben, bir de kedi. 
Suda suretimiz çıkıyor, 
çınarla benim, bir de ke...