Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gönül TOKER | 26 Mart 2017, Pazar

Hey! Dedikodu komitesi

Paylaş  
50
135
49

Zamanı boşa akıtma. Zaten çok hızlı geçiyor. Değerlendir. Değerli işlere ada zamanını. Neye ve kime göre değerli işler? Sana göre! Sen neyi değer görüyorsan, o...

Zaten her insanın değer verdiği şeyler var, ömürlerini onlara harcıyorlar. Seçtikleri şeye... İşlerine, evlerine, ailelerine, çocuklarına, arabalarına, paraya bazen de, bazen de statüye...

Çok az insan vaktini, kendine ve tutkusuna adamayı başarabiliyor. 

Önce kendini fark etmeli bir insan, sonra tutkusunu.

Tutku duyanı tanıyamadan, tutku duyulanı tanımak mümkün olabilir mi? Kendini tanımadan, nereye doğru yol almak istediğini nasıl bilebilirsin?

Zamanı boşa harcama!

Dedikodu etmek, en boşa harcanmış zamanlardan biridir mesela. Kendinden kaçmak için, kendi kendine oynadığın bir oyun bu. Sana ne başkalarından? Güzel vaktini, kıymetli enerjini ne diye dedikodu ile tüketesin? 

Bir saat dedikodu yerine, bir saat yoga yapsan?

Başka milletlerde nasıldır, bilmem. Ben Türk kadınıyım. Türk kadını, birkaç arkadaşı ile bir araya geldiğinde, en kaba haliyle, sağdan soldan aldığı havadisleri aktarır birbirine. Falanca şöyle yapmış, filancanın başına şu gelmiş. 

İkinci aşamada, kendi deneyimlerini anlatmaya başlarlar. Bu deneyimler genelde, ya haksızlığa uğradıklarını hissettikleri ile ya kendilerine adaletsiz davranıldığı ile ya öfkelendikleri bir insan ile ya sevgilisine iş atan o sürtük ile ya onu küçük düşürücü şeyler yapan patronu ile ya kendini bir halt zanneden patronun sekreteri ile ya yüzsüz komşu ile ya da benzeri bir konu ile ilgilidir. 

Onun hiçbir günahı yoktur ve o bir KURBAN...

Üçüncü aşamada, yerle yeksan olan Türk kadınının değeri el birliği ile yüceltilmeye çalışılır. Yandaşlık eder diğer kadınlar ona. "Haklısın kardeş! Vay aşifte vay! Bir daha öyle derse sen de böyle yap!"... Bir gaz bir gaz! 

Yavaş yavaş dirilişe geçen Türk kadını, sıradaki konu ile devam eder. Kendini değerli hissettiğin yönlerini dile getirerek biraz enerji toplamaca...

Öyle bir yemek yaptı ki, herkes bayıldı! Öyle bir giyindi ki, ortamda en güzel oydu! Gittiği spiritüel eğitimde, hoca dedi ki, enerjisi çok yüksekmiş, kendisi ermişmiş! Çocukları hep başarılı! Falan filan...

Anlayacağın, Türk kadını dövünür de dövünür, övünür de övünür!

Böyle böyle, bir grup Türk kadını bir araya gelince zamanın nasıl geçtiği anlaşılmaz. Su gibi...

Grup dağıldığında, bazıları kendini çok değerli hisseder o gün. Ötekilere karşı üstün olan o olmuştur. Bazıları da kötü hisseder, damarlarına basılmıştır. 

Yani, biri diğerlerinin enerjisini hortumlamıştır çaktırmadan. Hortumcu birkaç gün iyi hissedecektir kendini. Enerjisi sömürülenler ise kendilerini toparlamak için kullanırlar gelen zamanları. 

Egolar buluştu, egolar kahve içti, egolar dedikodu yaptı, egolar ezik hissetti, egolar değersiz hissetti, egolar güçlü hissetti, egolar, egolar, egolar...

Ama altında yatan korkulara hiç dokunulmadı. Zaman geçti, bir şey değişmedi...

Bir sonraki buluşma için davet kimden gelecektir sence? Tabiî ki diğerlerinin enerjisini çalmayı başaran üstün ablamızdan... Liderden...

 

Dedikodu komitesi üyelerini ‘yoga’ya davet ediyorum.

 

Neden mi?

Birincisi, zamanımız değerli kızlar!

İkincisi, bedenlerimizin çalışmaya, arınmaya, esnemeye, güçlenmeye ve yenilenmeye ihtiyacı var. 

Üçüncüsü, zihnimizin kalabalığı konuştukça katbekat artıyor. Zihnin sessizleşmesi gerek bize biraz!

Dördüncüsü, açığa çıkan duygularımızı konuşarak ya da bastırarak dönüştüremeyiz. Fark edip içinden geçebilmeliyiz o duyguların. Hayatın rüzgarlarına karşı merkezimizde kalabilmeyi öğrenmeliyiz. Denge ile uyumlanabilmeliyiz. 

Beşincisi, yoga yaparken, hiçbir koşula bağlı olmaksızın, salt varlığınla, zaten güzel, değerli ve güçlü olduğunu hissedeceksin. Gerçek benliğinle bir olacaksın. Cevapları sana o verecek. Yolu sana o gösterecek. 

Altıncısı, bir araya geldiğimizde yapabileceğimiz en güzel şeylerden biridir yoga. Paylaşırız, birlik oluruz, bir oluruz. Birlikte üretiriz, birlikte yaratırız ve birlikte ilerleriz. 

Son bir neden daha; sen her şeyin en sınırsız olanına ve en derin sevgiye layıksın! 

Bunu bulabileceğin tek yer kendinsin!

Kendine dön, kendinde ara, kendinde bul ve kendinde çoğal...

Haydi! gel sen de ‘yoga’ya!

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
2 Nisan 2017, Pazar    Beklenti
19 Mart 2017, Pazar    Masalların masalı
12 Mart 2017, Pazar    Çok sevdiğin için
5 Mart 2017, Pazar    Kendini bil
26 Şubat 2017, Pazar    İste, bırak, izle, al
19 Şubat 2017, Pazar    Sorumluluk
12 Şubat 2017, Pazar    Bir varmış, bir yokmuş
5 Şubat 2017, Pazar    Cennet tasviri
29 Ocak 2017, Pazar    Beyaz kuğu/ Siyah kuğu
22 Ocak 2017, Pazar    Kimsin sen?

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Beklenti
Gönül TOKER | 2 Nisan 2017, Pazar
İnsanlar birbirlerine karşı beklentilerle dolular. Herkesin diğer kişiden muhakkak ki bir beklentisi var. 
Bunu kim çıkardı Allah aşkına?
Özellikle de ilişkilerde... Kadının erkekten beklediği şeyler var, erkeğin de...
Masalların masalı
Gönül TOKER | 19 Mart 2017, Pazar
Su başında durmuşuz, 
çınarla ben. 
Suda suretimiz çıkıyor, 
çınarla benim. 
Suyun şavkı vuruyor bize, 
çınarla bana. 
Su başında durmuşuz, 
çınarla ben, bir de kedi. 
Suda suretimiz çıkıyor, 
çınarla benim, bir de ke...
Çok sevdiğin için
Gönül TOKER | 12 Mart 2017, Pazar
Senin gibi herkes de sevgi bekliyor. Sevilmek istiyor bütün varlıklar. Gerçek sevginin eritemeyeceği hiçbir buz kalıbı yok. Farklı farklı duygular deneyimleyip adını 'sevgi' koyuyoruz. 
"Sana öfkelendim ama sevdiğim ...