Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Levent KUTAY | 13 Nisan 2018, Cuma

Flaş patlamasa ne konuşacaktık?

Paylaş  
33
24
43

Sim siyah lastik ayakkabıların reflektörlü amblemi, flaş patlamasıyla ortaya çıkmasa, belki de bu konuyu hiç konuşmayacaktık...

Ne garip hatta üzücüdür ki, yıllarca kapalı kalmışlığımız, şimdi de sosyal medya zindanlığına hapsolmuş görünüyor...

Tüm ahali, siyasetçi, bürokrat, gazeteci, vatandaş, yaşamakta olduğu gerçekliğin sadece sosyal medyadan mütevellit olduğunu sanıyor...

Sosyal medyadan bir fenomenimiz bir kuyuya taş atıyor, bin tane takipçi çıkaramıyor durumundayız...

Eleştirinin de, övgünün de sadece ve sadece bu satırlarla sınırlı olduğunu düşünüyor, hal ve hareketlerimizi ona göre şekillendiriyoruz...

Hemen başucumuzda savaş an meselesi, döviz hepimizi alaşağı etmiş ama nafile...

Tutturduk, “Zeki'nin çorapları ya da ayakkabıları” diye...

Yani Zeki Çeler'in giydiği ayakkabıların konuşulması bir yere kadar anlaşılır da, ana gündem maddesi haline gelmesini, kim hangi sosyolog ya da bilim adamı açıklar merak ediyorum...

Hatta ve hatta çorapların, ayakkabıların, Ankara ziyaretini gölgede bırakacak noktaya varması…

Üstelik bu tartışmalar CNN Türk'ün Çeler'i, Kanada Başbakanı Trudeau'ya benzetmesiyle değişik mecralara kaymaz mı?

Zeki Çeler'in ısrarla o ayakkabıları giymesinin ardında, sağlık nedenleri yattığını anlatmaya çalıştık...

İnanan da oldu inanmayan da...

Ama benim aslında varmak istediğim nokta başka...

Zeki Çeler, belki de KKTC Çalışma Bakanlığı tarihinin en kötü bakanı olmaya namzettir...

Ya da tam tersi...

Bunu zaman gösterecektir...

Zeki Çeler'in neler yapıp yapamayacağına, görev panoramasına, icraatlarına, başarısızlığına zaman tüneli içinde tanıklık edeceğiz...

Yanlış anlaşılmasın...

Benim derdim Zeki Çeler'i savunmak değildir...

Kıyafeti üzerinden eleştirecek de değilim...

Ama Zeki Çeler'i icraatları yerine, bu tür konular üzerinden eleştirmek, belki de görünmesi gerekenleri perdeliyor...

Bakanlık performansının ölçülmesine engel oluyor...

Üstelik bunu sadece Zeki Çeler'le sınırlandırmak da yanlış...

Çünkü, eleştiri siyasi kimliklerden gelince, haliyle siyasiler de cevap veriyor...

Ve bir toz bulutu içinde asıl konuşulması gereken konular konuşulmuyor, es geçiliyor...

Konunun özünü kimse tartışmıyor...

Herkes de bu yüzeysel havuz içinde kısa kulaçlarla, okyanus geçtiğini sanıyor...

Hakikaten endişeliyim...

Bu girdaptan nasıl çıkacağız?

Belki açıklayabilen bir bilim insanı çıkar...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
22 Nisan 2019, Pazartesi    Bir mirasın izinden...
18 Nisan 2019, Perşembe    Talk of the talks... Müzakere için müzakere...
14 Nisan 2019, Pazar    Yeni Ercan'a bir de yeni KTHY gelir mı?
12 Nisan 2019, Cuma    Tufan Hoca'nın bu mesajı kime?
8 Nisan 2019, Pazartesi    Kabul edin artık... Pay-laş-mı-yor...
5 Nisan 2019, Cuma    Tufan Hoca'nın aklıma takılan sözleri...
28 Mart 2019, Perşembe    "AB ne konuşuyor?" ve bir önemli randevu...
22 Mart 2019, Cuma    "Bir mütekabiliyetin aktörü olmak"
20 Mart 2019, Çarşamba    MTG kapıyı açtı... Artık mazeretler geçersiz...
28 Şubat 2019, Perşembe    Anket sonucundan anladıklarım...

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Bir mirasın izinden...
Levent KUTAY | 22 Nisan 2019, Pazartesi
Rum basın özetlerine göz gezdirirken, çarpıcı bir ifade ile yüz yüze kaldım...
"Klerides'in siyasi mirası temelinde siyasete devam edeceğim"
Bu sözler, Nikos Anastasiadis'e ait...
Klerides'in ölüm yıldönümünde yapm...
Talk of the talks... Müzakere için müzakere...
Levent KUTAY | 18 Nisan 2019, Perşembe
Ekşilice Festivali, konserler birbirini izleyince, asıl görevimiz Kıbrıs Konusu'nu neredeyse unuttuk...
Ta ki Genel Sekreterin Raporu gündeme gelene kadar...
Basına yansıyan haberi dün sabahın ilk saatlerinden okudu...
Yeni Ercan'a bir de yeni KTHY gelir mı?
Levent KUTAY | 14 Nisan 2019, Pazar
Uzun ve zaman zaman da gereksiz tartışmalardan sonra yeni bir havalimanımız oluyor...
"Ayranı yok içmeye" diye mızmızlanmaları duyar gibiyim...
Başta bendeniz, bu ülke insanının uçağa, havacılığa, gezmeye ne kadar m...