Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Levent KUTAY | 13 Nisan 2018, Cuma

Flaş patlamasa ne konuşacaktık?

Paylaş  
22
15
32

Sim siyah lastik ayakkabıların reflektörlü amblemi, flaş patlamasıyla ortaya çıkmasa, belki de bu konuyu hiç konuşmayacaktık...

Ne garip hatta üzücüdür ki, yıllarca kapalı kalmışlığımız, şimdi de sosyal medya zindanlığına hapsolmuş görünüyor...

Tüm ahali, siyasetçi, bürokrat, gazeteci, vatandaş, yaşamakta olduğu gerçekliğin sadece sosyal medyadan mütevellit olduğunu sanıyor...

Sosyal medyadan bir fenomenimiz bir kuyuya taş atıyor, bin tane takipçi çıkaramıyor durumundayız...

Eleştirinin de, övgünün de sadece ve sadece bu satırlarla sınırlı olduğunu düşünüyor, hal ve hareketlerimizi ona göre şekillendiriyoruz...

Hemen başucumuzda savaş an meselesi, döviz hepimizi alaşağı etmiş ama nafile...

Tutturduk, “Zeki'nin çorapları ya da ayakkabıları” diye...

Yani Zeki Çeler'in giydiği ayakkabıların konuşulması bir yere kadar anlaşılır da, ana gündem maddesi haline gelmesini, kim hangi sosyolog ya da bilim adamı açıklar merak ediyorum...

Hatta ve hatta çorapların, ayakkabıların, Ankara ziyaretini gölgede bırakacak noktaya varması…

Üstelik bu tartışmalar CNN Türk'ün Çeler'i, Kanada Başbakanı Trudeau'ya benzetmesiyle değişik mecralara kaymaz mı?

Zeki Çeler'in ısrarla o ayakkabıları giymesinin ardında, sağlık nedenleri yattığını anlatmaya çalıştık...

İnanan da oldu inanmayan da...

Ama benim aslında varmak istediğim nokta başka...

Zeki Çeler, belki de KKTC Çalışma Bakanlığı tarihinin en kötü bakanı olmaya namzettir...

Ya da tam tersi...

Bunu zaman gösterecektir...

Zeki Çeler'in neler yapıp yapamayacağına, görev panoramasına, icraatlarına, başarısızlığına zaman tüneli içinde tanıklık edeceğiz...

Yanlış anlaşılmasın...

Benim derdim Zeki Çeler'i savunmak değildir...

Kıyafeti üzerinden eleştirecek de değilim...

Ama Zeki Çeler'i icraatları yerine, bu tür konular üzerinden eleştirmek, belki de görünmesi gerekenleri perdeliyor...

Bakanlık performansının ölçülmesine engel oluyor...

Üstelik bunu sadece Zeki Çeler'le sınırlandırmak da yanlış...

Çünkü, eleştiri siyasi kimliklerden gelince, haliyle siyasiler de cevap veriyor...

Ve bir toz bulutu içinde asıl konuşulması gereken konular konuşulmuyor, es geçiliyor...

Konunun özünü kimse tartışmıyor...

Herkes de bu yüzeysel havuz içinde kısa kulaçlarla, okyanus geçtiğini sanıyor...

Hakikaten endişeliyim...

Bu girdaptan nasıl çıkacağız?

Belki açıklayabilen bir bilim insanı çıkar...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
20 Ocak 2019, Pazar    Bir gezi yazısı ve diplomasi notlarım...
19 Ocak 2019, Cumartesi    Kısa kısa... (3)
18 Ocak 2019, Cuma    Kısa kısa... (2)
17 Ocak 2019, Perşembe    Kısa kısa... (1)
4 Ocak 2019, Cuma    UBP'de yeni fikirler...
13 Aralık 2018, Perşembe    Lute'un kağıdı, Akıncı'nın Planı ve CTP'nin geleceği...
10 Aralık 2018, Pazartesi    Nice yıllara... Hep birlikte... Sağlıkla... Mutlulukla...
9 Aralık 2018, Pazar    Sınıfta kalanlar...
5 Aralık 2018, Çarşamba    Bir program iki not...
26 Kasım 2018, Pazartesi    Çıkmaz neden aşılamıyor?

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Bir gezi yazısı ve diplomasi notlarım...
Levent KUTAY | 20 Ocak 2019, Pazar
Bugün Pazar... Bu keyif gününüze, pazar tadında bir gezi derlemesi ile renk katmaya çalışacağım... Malum... Resmi olarak yazacak olursam... Başbakan Yardımcısı Dışişleri Bakanı Kudret Özersay'ın, temaslarını takip ama...
Kısa kısa... (3)
Levent KUTAY | 19 Ocak 2019, Cumartesi
Kısa kısa…
Vicdani ret profili Halil Karapaşaoğlu arkadaşımız cezaevinden çıktı... Tahliye ile birlikte, sol cephede hafif nüanslar not ettim... Bir bilen bunun bir zafer olmadığını söylüyor ve kararın temel karar üz...
Kısa kısa... (2)
Levent KUTAY | 18 Ocak 2019, Cuma
Kısa kısa...          
Kadınların “bizi askere alın” eylemi, sağ perspektif açısından son zamanlarda gördüğüm en çarpıcı eylem oldu diyebilirim... Vicdani ret karşıtı kadınların tepkisine doğal olarak eleştiri geldi....