Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Levent KUTAY | 9 Kasım 2018, Cuma

Bir yemek... Bir soru...

Paylaş  
18
20
17

Bir yemek... Bir soru...

Patronlar Kulübü...

“Bize verilen isim bu” diye hayıflanıyorlar...

Ya da “Zenginler Kulübü”...

Bunu biraz açalım...

Kıbrıslı Türkler, ticari faaliyetlerini kurumsal bir yapı altında 1950'li yıllarda toplamaya başlamış...

1958 Yılında da Kıbrıs Türk Ticaret Odası'nın temelleri hayata geçirilmiş...

Bugün KKTC diplomatik tanınmasa da, KTTO, Kıbrıslı Türklerin, dünya literatüründe yerini almasında başı çeken resmi kurumlarından biri...

Annan Planı döneminin baş aktörlerinden...

Günü geldi Kıbrıs'ta çözüm istiyorlar diye “sermaye ” demeyi bıraktık, “yoldaş” dedik...

O dönemin diplomatik/siyasi görünürlüğünü şimdi ile kıyasladığımızda KTTO Yönetimi'nin, Kıbrıs Sorunu'nu ana menü olmaktan çıkarıp, pragmatik bir tavırla “önümüze bakalım” moduna geçtiğini gözlemliyorum...

Vallahi beni bozmaz...

Hatta doğrusunu yapıyorlar da diyebilirim...

60. Kuruluş Yıldönümü'nü kutlayan KTTO; yıllardır dillerine pelesenk olmuş taleplerini, geçtiğimiz akşam davet ettikleri gazetecilere de anlatmak için bir yemek organize ettiler...

Gittik, dinledik, notlar aldık...

Başkan Turgay Deniz'in, özellikle sendikal çevrelerin patronlar kulübü, ya da “sermaye” ifadesi belli onu irite etmiş ki sık sık tekrarlarken, “ Biz bu ülkenin gelişmesi için ortaya koyduğumuz çabalarla bu tanımlamaları haketmiyoruz. Biz bu ülkenin ekonomik kalkınmasını hedefliyoruz. Altını çizerim ucuzlamasını istiyoruz” sözleriyle eleştirilere naifçe cevap verdi...

Pek çok soru yöneltildi o akşam KKTO Heyetine...

Bu arada o gece söyleyemedim ama buradan yazayım; TOBB ile ortak çalışma KTTO'nun son zamanlarda yaptığı en kaydadeğer faaliyetlerden biri...

Ne sorulabilir?

Benim sorum, döviz dalgalanması ile oluşan fiyat dengesizliği...

Çünkü ithalatçı firmalarca yapılan zamların geri alınmadığı eleştirisi şu an Kıbrıs Konusu'ndan da önde bana sorarsanız...

Hatta, KTTO'nun bir indirim kampanyası başlattığını da hatırlatalım ve Sayın Başkan Turgay Deniz'in yanıtını buraya noktasına virgülüne dokunmadan paylaşalım:

Dövizin düşmesi bir taraftan kredi faizinin yükselmesi bir maliyettir. Bu faizi fiyata yansıtmak zorundasınız. Faizin yükselmesi dövizin düşüşünü nötr etmiştir. Bu yüksek faizi yeni yıldan sonra kaç tane iş yeri kaldırabilecek? Kimse kendi istediği fiyata mal atamaz. Böyle bir rahatlık yok. Çalışan giderleri ortada... Marketlerde raf savaşı vardır. İşler göründüğü gibi kolay değil. Yasaklar, maliyeti artırır... Mesela Tavuk konusu... İthali konusunda eleştiriler var... Ticaret Odası sessiz kaldı deniyor. E biz Sanayi Odası'ndan bir açıklama duymadık. Her türlü ithalat yasağının ve her türlü fonun karşısındayız. Bunların bedelini tüketici ödemektedir. Tüccar bunu kendi fiyat hanesine yazmaz. Bu nedenle hayat pahalı olmaktadır. Yasak ürün kaçakçılığa yol açar. Kayıt dışını tetikler. Bu ülke ucuz olmalı. Turizm ve gelen öğrenciler için hayat ucuz olmalı. 

Tavuk Konusunda ise Eziç Restoranları Sahibi KTTO Asbaşkanı Mehmet Eziç'in sözlerine ayrı bir paragraf açmak gerekirse

Önemli sözlerini eklemeden geçmek istemem...

Eziç, KKTC'de üretilen tavukların AB Standartlarında olduğuna vurgu yaparken, maliyetinin de kabul edilebilir noktada olduğunu aktardı...

Eziç, “ Bu noktada şunu söylemek isterim ki, tek firma olmamalı.  Rekabet olmalı. İthalat da olmalı, ihracat da olmalı. Hacıali zaten güçlü bir firma. Kalitesiyle, korkusu yok. Kıbrıs'ta olası bir anlaşma olursa, onunla az firma rekabet edebilir.” Diye de ekledi.

Özetle, KTTO şu an, yarım asrı aşan kurumsallaşmış aile şirketleri yanında, 1974 sonrası şartlar içinde, marka haline gelen kuruluşlarla harmanlanmış bir yapı içinde 60. Yılını kutluyor...

Nice yıllara...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
5
 
0
 
0
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
17 Haziran 2019, Pazartesi    Anastasiadis niye Akıncı'yı değil, Özersay'ı tercih etti?
16 Haziran 2019, Pazar    Bir Pazar yazısı ve kısa kısa
14 Haziran 2019, Cuma    AB çatısı altında iki devletin perde arkası 5
12 Haziran 2019, Çarşamba    AB çatısı altında 2 devletin perde arkası 4
11 Haziran 2019, Salı    AB çatısı altında iki devletin perde arkası -3-
10 Haziran 2019, Pazartesi    AB çatısı altında 2 ayrı devletin perde arkası -2-
7 Haziran 2019, Cuma    İki ana görüşe doğru
3 Haziran 2019, Pazartesi    AB çatısı altında iki ayrı devletin perde arkası... (1)
1 Haziran 2019, Cumartesi    "Like" siyaseti ile nereye kadar?
28 Mayıs 2019, Salı    Bir seçimin AB dilinde analizi...

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Anastasiadis niye Akıncı'yı değil, Özersay'ı tercih etti?
Levent KUTAY | 17 Haziran 2019, Pazartesi
Çok sevdiğim dostum Ulaş Barış, geçen gün yazmış olduğu “rol çalma” diye bahsettiği yazısında pek de haksız sayılmazdı…
2008’den, yani Talat-Hristofyas döneminden beri yerleşmiş bir mekanizma var…
Hatırlayacaksınız ...
Bir Pazar yazısı ve kısa kısa
Levent KUTAY | 16 Haziran 2019, Pazar
Babamın oğluydum önce…
"Bab - ba" diye heceledim adını ilkin... Ona doğru yürüdüm ürkek, cılız adımlarla... Kocaman avucuna verip avucumu, cesaretle karşıdan karşıya geçtim.
*********
Zaman denilen devridaim makine...
AB çatısı altında iki devletin perde arkası 5
Levent KUTAY | 14 Haziran 2019, Cuma
Güney Kıbrıs’ta Rum Başkan Anastasiadis’e en yakın isimlerden birisi olarak kabul edilen Politis Gazetesi Editörlerinden Dionisos Dionisiou’nun “AB Çatısı Altında 2 Devlet” önerisi hakkındaki yazısını tamamlıyoruz… İş...