Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Levent KUTAY | 12 Mayıs 2019, Pazar

Bir Pazar Gezisi...

Paylaş  
18
21
18

9 Mayıs 1950 tarihinde Fransız Dışişleri Bakanı Robert Schuman, Avrupa'da barışçıl ilişkilerin kalıcı şekilde kurulması gerektiğinin zaruri olduğunu belirterek daha sistematik ve organize bir Avrupa kurmak gayesiyle bir kanun teklifi açıklar...

 "Schuman Bildirisi" olarak da bilinen bu tasarı, bugün Avrupa Birliği olarak kabul ettiğimiz kurumun yapı taşı olarak görülüyor...

1985 yılında Milan'da yapılan Zirve sonrasında da "9 Mayıs", "Avrupa Günü" olarak kutlanıyor...

Avrupa Birliği'nin iki lokomotif ülkesi Fransa ve Almanya olsa da, Avrupa Birliği Başkenti diye sorsanız herkes ya Brüksel ya da Strazburg der...
      
Avrupa Birliği Merkez Kurulları, binaları Brüksel'de olmakla birlikte, yasama yani Avrupa Parlamentosu'nun çalışmalarının bir bölümü Strasbourg’da sürdürülür...

Bu Fransa için bir “ulusal prestij” kaynağıdır.

Okumakta olduğunuz bu Pazar Gezi/Derleme yazımın vesilesi de hem 9 Mayıs hem de Strazburg...

Avrupa Parlamentosu Kıbrıs Ofisi'nin davetiyle Mart Ayı'nda bir grup gazeteci arkadaşla, Straburg'a misafir olduk...
       
İkinci gidişimdi...

Dönüşümün hemen ardından yayımlamak bu yazıyı yayımlamak istemiştim fakat o günlerde bir kez daha küçük çaplı sel felaketi yaşıyorduk... 

Kısmet bugüneymiş...

Avrupa Birliği'nin Başkenti olarak nitelenen Strazburg'taki Avrupa Parlamentosu Fransa için bir “ulusal prestij” kaynağı olduğunu yineleyeyim...

Bugünlerde bizde de gündem olan Avrupa Parlamentosu Seçimlerini kazanan ülke milletvekilleri, her ay 3 gün Strazburg'taki çalışmalara katılıyor...

Tipik bir Avrupa Kenti denilebilecek Strazburg için küçük çaplı bir araştırma yaptığınızda mimarisinde ve kent yapısında Fransız- Alman etkisi göze çarpar...

Çünkü yüzölçümü küçük fakat siyasi değeri paha biçilmez bu kent Fransa ve Almanya sınırında konumlanmış yani bir nevi bu iki ülke birlikteliğini mimarisinde simgeliyor...

Kentin içinden geçen Ren Nehri ve kolları, kente harika bir ambians katıyor...

Türkiye dahil, Avrupa'nın pek çok ülkesinden insan Strazburg'da yaşıyor...

Strasbourg’daki parlamento binası aynı zamanda Avrupa’nın “barışsever yeni dünya düzeni”nin de sembolü...

Cenevre ve New York'la birlikte ülke başkentliği yapmadan uluslararası bir organizasyon merkezi barındıran az sayıda kentten biri aslında Strazburg...

Strazburg Fransa'nın nüfus bakımından yedinci en kalabalık kenti.

Şehir, 1988'de UNESCO tarafından Dünya Mirasları Listesi'ne dahil edilmiş.

Fransa'nın en önemli üniversitesinden biri olan Strazburg Üniversitesi burada yer alıyor...

Her Avrupa Kenti'nin olmazsa olmazı parklar, yemyeşil alanlar, tertemiz buz gibi caddeler, kaldırımlar, düzenli park etmiş arabalar, düzenli trafik Strazburg'ta da karşımıza çıkıyor...

Her köşe başında küçük Fransız Cafeler...

Cafe deyip geçmeyin...

İçerisindeki profesyonel kahve makineleri, neredeyse cafeden pahalı...

Çünkü, kahve makinası her işletme için tam bir prestij meselesi...

Ve tabi...

Yüzlerce, binlerce bisiklet...
       
Kentin tam göbeğinde, devasa tren garı...

İşte bu tren garına gidin...

Hemen Colman için biletinizi alın... Treni beklerken de o meşhur Fransız Cafe/Pastanesi'nden kahve/kruvasanınızın keyfine varın derim...

Gelelim Colman'a...

Fransızlar buraya "Küçük Venedik" diyor...

Bu tanımı sonuna kadar hak ediyor...

Pek çok kişinin tarih kitaplarından bildiği Alsace-Lauren bölgesindeki Colmar, bölgenin tüm güzelliklerini içerisinde barındıran minicik bir şehir.

İçinden Ren Nehri'nin kolları geçiyor.

Nehir boyunca dizili 1200'lerden kalma rengarenk tarihi binalar...

Şehrin en ünlü bölgesi Petite Venise olarak adlandırılıyor.

Bu bölge adından da anlaşılacağı gibi nehir etrafındaki rengarenk evleriyle Venedik'i andırıyor.

Ren Nehri kıyısındaki evler rengarenk çiçeklerle dolu balkonlara sahip.

Küçük teknelerle yapılan kanal gezisi yapılıyor...

Ulaş ve Rasıh'la uzun müzakereler sonucu Colman'a gittik...
         
Gidip gitmeme ikileminde gezme modumuz galip gelince, kendimizi bir anda trende bulmuştuk...

Buram buram Fransa tüten bu küçük kasabaya iyi ki gitmişiz...

Yolunuz oralara düşerse mutlaka gitmenizi tavsiye ederim...

İyi Pazarlar...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
11 Eylül 2019, Çarşamba    Türkiye olmadan seçim kazanılır ama çözüm yapılmaz...
2 Eylül 2019, Pazartesi    Referanduma giderken UBP...
30 Ağustos 2019, Cuma    Maraş'ta yeni bir "Kıbrıs" mümkün...
28 Ağustos 2019, Çarşamba    "Maraş işi" ilerliyor...
24 Ağustos 2019, Cumartesi    Notlarım...
21 Ağustos 2019, Çarşamba    Erhürman'ın beklentisi...
2 Ağustos 2019, Cuma    UBP'nin Cumhurbaşkanlığı tavrı... Özgürgün motivasyonu...
29 Temmuz 2019, Pazartesi    "Kapalı Maraş'ta Mida'yı tutanlar..."
26 Temmuz 2019, Cuma    Cumhurbaşkanlığı seçimini erkene mi alsak?
24 Temmuz 2019, Çarşamba    Toplum mühendisliği...

banner
banner
banner
banner
banner

Türkiye olmadan seçim kazanılır ama çözüm yapılmaz...
Levent KUTAY | 11 Eylül 2019, Çarşamba
TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, yaklaşık 1 ay önceden belirlenmiş programı gereği ülkemize geldi...
Çat kapı değildi yani...
Vatandaşın nabzını da almayı düşünmüş Yeni Erenköy'e gitmiş Çavuşoğlu...
Elbette ya...
Referanduma giderken UBP...
Levent KUTAY | 2 Eylül 2019, Pazartesi
Yeni haftaya uyarı nitelikli bir yazı ile başlayalım...
Cumhurbaşkanlığı Seçimi'nin etkisi ile karşıt görüş dostlarla, sosyal medyada zaman zaman atışıyoruz...
Kah gülüyoruz, kah kızıyoruz...
Sinirleniyor, ince mes...
Maraş'ta yeni bir "Kıbrıs" mümkün...
Levent KUTAY | 30 Ağustos 2019, Cuma
BRT'ye telefon gelmişti...
Bir muhabir ve kameraman isteniyordu...
Tereddütsüz kaldırdım elimi...
Tarihi denilebilecek bir ziyaret için davet gelmişti...
45 yıldır kapalı duran Maraş için yollara düştük...
Hayatı...