Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Levent KUTAY | 17 Mayıs 2019, Cuma

"Mantık evliliği"

Paylaş  
4
3
5

Birçoğumuzun başından geçmiştir...

"Evliliğe Hazırlık..."

Yeni bir hayata yelken açmaya hazırlanırsınız...

"Onu artık iyi tanıyorum" diye düşünürsünüz...

Sonuçta düğün kararı alacak kadar yakınlaşmış hissedersiniz...

Nice baş başa yemekler, keyifli saatler, tatiller, dostlarla buluşmalar, aile piknikleri, haftasonu kaçamakları, alışveriş yürüyüşleri, bayram ziyaretleri...

Uzun süreli telefon konuşmaları, sms’ler, mesajlar...

Tatlı bir süreçtir...

Ta ki düğün kararına kadar...

Sonra tanıdığınızı zannettiğiniz "yeni hayat arkadaşınız" bir anda azılı düşmanınız gibidir...

Garip bir hormon mu salgılıyoruz nedir, mutluluğun yerini agresiflik alır...

Hele de ev düzeni kurulurken...

Aman Allah’ım...

Siz kırmızı koltuk dersiniz, müstakbel eşiniz, krem...

Siz krem duvar dersiniz, o gri...

Televizyon şurada mı dursun burada mı? Diye günlerce sürer bu anlamsız tartışma...

Hele de kayınvalideler müdahil olunca değmesin yağlı boya...

Daha 2 gün önce "kızıma iyi bakasın" uyarısına sevgi katarak sizin için pişirdiği "fırın makarnasına" teşekkür ettiğiniz "anne" bir anda perde savaşçısı birisine dönüşebilir...

"Bu renk perde olmaz, beyaz eşya neden bu marka? Gibi sözlerle karşı karşıya kalmanız olasıdır...

Davetiyenin rengi, içindeki yazı karakterleri bile sorun olma kapasitesine sahiptir...

"Babanın makinist olduğunu yazdır ha mutlaka" diye uyarır mesela annelerin biri...

Nitekim...

Tatlı ama zaman zaman da gergin hatta ayrılığa doğru yönelip direkten dönen bir süreçtir yaşadıklarımız...

Bütün bu olumsuz gibi saydıklarım aslında, büyük bir aşk evliliğinin unsurlarıdır...

Her olumsuzluğu her sıkıntıyı her kavgayı, o ucu ucağı bitmeyen aşk her zaman örter, nötralize eder ve ortadan kaldırır...

Böylelikle o aşk evliliği hiç bitmez...

Bizim hükümetin nişanlıları, az önce anlattıklarımın tersine, bir aşk evliliği ile değil bir "mantık evliliği"   ile yüzük takıp imza atacaklar...

Bu nedenle evlilik pekala gerçekleşebilir...

Ya sonradan zamanla birbirilerine delicesine aşık olurlar, ya da çamaşır makinesinin markası, perdenin rengi ya da davetiye dağıtımında kimin payına kaç davetiye düşeceği gibi konularla, olmayan aşklarını örtmenin mümkün olmadığı bir kavgayla, ya nikah masasından kalkarlar, ya da nikahtan sonra mahkemenin yolunu tutarlar...

 Analarımız, babalarımız, dedelerimiz, belki de birbirlerinin yüzünü görmeden, ufak tefek araştırmalarla müstakbel eşleri için "olur" alıp onlarca yıl süren sevgi ve saygı temelinde evlilikler yürütmüşler...

 Bizim müstakbel hükümet, bu saatten sonra birbirlerine delice aşık olup aşk evliliği yapmayacaklarına göre, asgari müşterekte birleşip, kötü huyları karşılıklı olarak dengeleyip, mantık evliliğini pekala gerçekleştirip sürdürebilirler...

Aşk evliliğine de döner mi?

Kısmet...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
1
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Haziran 2019, Çarşamba    Nakaratlar bozulurken...
17 Haziran 2019, Pazartesi    Anastasiadis niye Akıncı'yı değil, Özersay'ı tercih etti?
16 Haziran 2019, Pazar    Bir Pazar yazısı ve kısa kısa
14 Haziran 2019, Cuma    AB çatısı altında iki devletin perde arkası 5
12 Haziran 2019, Çarşamba    AB çatısı altında 2 devletin perde arkası 4
11 Haziran 2019, Salı    AB çatısı altında iki devletin perde arkası -3-
10 Haziran 2019, Pazartesi    AB çatısı altında 2 ayrı devletin perde arkası -2-
7 Haziran 2019, Cuma    İki ana görüşe doğru
3 Haziran 2019, Pazartesi    AB çatısı altında iki ayrı devletin perde arkası... (1)
1 Haziran 2019, Cumartesi    "Like" siyaseti ile nereye kadar?

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Nakaratlar bozulurken...
Levent KUTAY | 19 Haziran 2019, Çarşamba
Dün gündeme gelen Özersay – Anastasiadis görüşmesine Cumhurbaşkanlığı’ndan veryansın nitelikli açıklama geldi…
Konuyu “bana bilgi vermedi” noktasına çekerek, duygusal bir ortam yaratmak istiyor ve “ bakın görün bana ...
Anastasiadis niye Akıncı'yı değil, Özersay'ı tercih etti?
Levent KUTAY | 17 Haziran 2019, Pazartesi
Çok sevdiğim dostum Ulaş Barış, geçen gün yazmış olduğu “rol çalma” diye bahsettiği yazısında pek de haksız sayılmazdı…
2008’den, yani Talat-Hristofyas döneminden beri yerleşmiş bir mekanizma var…
Hatırlayacaksınız ...
Bir Pazar yazısı ve kısa kısa
Levent KUTAY | 16 Haziran 2019, Pazar
Babamın oğluydum önce…
"Bab - ba" diye heceledim adını ilkin... Ona doğru yürüdüm ürkek, cılız adımlarla... Kocaman avucuna verip avucumu, cesaretle karşıdan karşıya geçtim.
*********
Zaman denilen devridaim makine...