Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Levent KUTAY | 11 Haziran 2019, Salı

AB çatısı altında iki devletin perde arkası -3-

Paylaş  
21
22
19

Son günlerin ana gündem maddelerinden biri haline gelen AB çatısı altında 2 ayrı devlet görüşünün perde gerisini yazmaya devam ediyoruz.

Güney Kıbrıs'ın en yüksek tirajlı gazetelerinden Politis'in başyazarlarından Dionisos Dionisiou'nun 14 Ekim 2018 tarihli yazısına dün kaldığımız yerden bugün devam edelim...

"Sayın Anastasiadis 21 Nisan 2017 tarihinde Başkanlık Sarayı’nda Ticaret ve Sanayi Odası heyeti ile yaptığı görüşmede de yeniden B planı ve toprakların iadesine karşı iki devlet çözümünden bahsetti. Bilgiler, toplantıda bulunanlar tarafından hızlıca yayıldı, basın ofislerine kadar geldi ve araştırılmaya başlandı. Toplantıda yer alan Bakanlar Kurulu sekreteri Theodosis Tsiolas toplantıda bulunan diğer kişilerle telefonla iletişime geçerek, onlara bilgiyi doğrulamamalarını, yanlış bir anlaşılma söz konusu olduğunu söyledi.

Sayın Anastasiadis Crans Montana’ya müzakereleri çıkmaza sürüklemeye kararlı bir şekilde gitti. Sürekli olarak “bu züppe Eide’yi” suçluyordu, çünkü zemin bulunmamasına ve Türkiye de hazır olmamasına karşın, Eide’nin konferans yapılması için baskı yaptığını, çünkü Norveç’te yapılacak sonraki seçimlerde kişisel hırslarını tatmin etmek istediğini söylüyordu. Aynı durum tabii kendisi için de geçerliydi, zira önünde Şubat 2018 tarihinde gerçekleşecek Başkanlık Seçimleri vardı.

Konferansı beraber torpillemek için gizlice Serdar Denktaş ile görüşen Tasos Papadopulos ile benzer şekilde hareket eden Anastasiadis, konferans tamamlanmadan önce Çavuşoğlu’na yaklaştı ve B planına dair ağzını yokladı. Eğer Başkan Anastasiadis’in Çavuşoğlu’nun uzlaşmaz olduğu şeklindeki resmi söylemi geçerliyse, Sayın Çavuşoğlu’nun konferansın başarısızlığa uğraması konusunda onun işini kolaylaştırdığı söylenebilir. Crans Montana’daki 6 Temmuz tarihli akşam yemeğinin ikinci kısmı trajikti. Garantör güçlerin başbakanlarının gelmesi konusu aracılığıyla son bir umut aralığı ortaya çıksa da ,Sayın Anastasiadis buna karşı çıkarak Sayın Çipras’tan İsviçre’ye gelmemesini talep etti.

Çöküşü ilan ettiler

Crans Montana’daki çöküşün ardından Sayın Çavuşoğlu, BM’nin iyi niyet misyonu çerçevesinde bir çözüme ulaşılmasının mümkün olmadığının ortaya çıktığını ve bu parametrelerde ısrarcı olmanın bir anlamı olmadığını söyledi.

Nikos Anastasiadis’in de Crans Montana’dan sonraki analizi tam da buydu. Bakanlar Kurulu’na 12 Temmuz 2017 tarihinde konferansın çöküşüne dair yaptığı bilgilendirmede, Kıbrıs sorununun federasyon ile çözülemeyeceğini ve seçimlerden sonra toprakların iadesine karşı iki devlet çözümü için müzakere edeceğini söyledi. Yaptığı bilgilendirmede, Küçük Asya felaketinin ardından Türkiye ile nüfus mübadelesinde bulunulmasına karar veren Eleftherios Venizelos’a da göndermede bulundu.

Sayın Anastasiadis iki devlet çözümüne dair düşüncelerini, görüştüğü bir çok kişi ile paylaştı. Politis gazetesinin, Anastasiadis’in ağzından “topraklara karşı bölünmüşlük için B planı” lafını duyan 10’un üzerinde tanığı vardır. Bu bilgiler zaman zaman basında da yer aldı, hükümet ise bu bilgileri yalanlamak için ciddi bir çaba göstermedi.

Medyadaki atıflar

 Andreas Parashos 4 Mart 2018 tarihinde Kathimerini gazetesindeki yazısında: “Ankara’daki yabancı bir meslektaş, beni Anastasiadis’in de iki devletli çözüm konusunda ağız yokladığına dair bilgilendirdi. Bu bilgi Ankara’dan geldiği için Lefkoşa tarafından doğrulanana dek bunu fazla önemsemedim” ifadelerini kullandı. Kostas Venizelos 7 Ocak 2018 tarihinde Fileleftheros gazetesinde iki devlet konusunun hali hazırda görüşüldüğünü ve bunun Kıbrıs Rum kesiminin öncülüğünde olduğunu, bunun doğrulanmasının ya da yalanlanmasının ise Kıbrıs Rum kesimine kalmış olduğunu yazdı.

Sayın Anastasiadis 5 Kasım 2017 tarihinde Fileleftheros gazetesine verdiği röportajda, dolaylı bir şekilde planları hakkında konuşarak:  “Barış koşulları oluşturacak, Helenizmi ve devletin işleyişini koruma altına alacak bir B planının ne olduğunu görmemiz için siyasi güçlerle samimi bir istişare yapılması gerekiyor” dedi. Kendisinin bu konuya dair görüşlerinin ne olduğuna dair verdiği aydınlatıcı cevapta: “Sayın Eroğlu ve Sayın Akıncı ile diyaloğa girdiğim son beş yıllık deneyimden sonra bizi gerçek bir barışa götürecek etmenlerin ne olduğu noktasında bazı şeyleri açıklığa kavuşturduğumu söylemem gerekiyor” dedi.

2 Haziran 2018 tarihinde Yunan “LIFO” gazetesine verdiği röportajda daha da açıktı. “Acaba aradan geçen zaman iki toplumlu iki bölgeli federasyon yerine iki bağımsız devletin kurulmasının daha faydalı olacağını mı gösterdi?” sorusu üzerine: “Türklerin taleplerini ve devam eden çıkmazın yarattığı olumsuz sonuçları göz önünde bulundurursak, Kıbrıs Rum liderliğinin, hükümetinin ve siyasi güçlerinin Türk uzlaşmazlığının ve çözüme ulaşma konusundaki güçsüzlüğün nasıl göğüsleneceği ve Kıbrıs’ta gerekli olan barışın ve istikrarın nasıl olacağı üzerinde düşünmelerinin iyi olacağı yanıtını vermişti.

YAZI YARIN DEVAM EDECEK...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
2 Ağustos 2019, Cuma    UBP'nin Cumhurbaşkanlığı tavrı... Özgürgün motivasyonu...
29 Temmuz 2019, Pazartesi    "Kapalı Maraş'ta Mida'yı tutanlar..."
26 Temmuz 2019, Cuma    Cumhurbaşkanlığı seçimini erkene mi alsak?
24 Temmuz 2019, Çarşamba    Toplum mühendisliği...
18 Temmuz 2019, Perşembe    Gerilim bahane; beraber foto şahane...
17 Temmuz 2019, Çarşamba    Hayal peşinde kim koşuyor?
8 Temmuz 2019, Pazartesi    "İmkansızdan çok zora"
1 Temmuz 2019, Pazartesi    Maraş'la ilgili algı sorunları...
19 Haziran 2019, Çarşamba    Nakaratlar bozulurken...
17 Haziran 2019, Pazartesi    Anastasiadis niye Akıncı'yı değil, Özersay'ı tercih etti?

banner
banner
banner
banner
banner
banner

UBP'nin Cumhurbaşkanlığı tavrı... Özgürgün motivasyonu...
Levent KUTAY | 2 Ağustos 2019, Cuma
Cumhurbaşkanlığı Seçimleri'ndeki tavrı için en çok merak edilen siyasi parti kuşkusuz Ulusal Birlik Partisi...
Ülkenin en köklü siyasi geleneği, halihazırda hükümetin büyük ortağı "Turuncu Güneş" için kolay bir süreç...
"Kapalı Maraş'ta Mida'yı tutanlar..."
Levent KUTAY | 29 Temmuz 2019, Pazartesi
Önce Kıbrıs'ın meşhur deyimi “Mida'yı tutmak” ne demektir onu kısaca hatırlatalım...
1940'lı yıllarda çok sevilen Baflı Çoban Cemal Mida, ağır tahrik üzerine sevilmeyen bir adamı öldürüp Baf Ormanları'nda saklanmıştı...
Cumhurbaşkanlığı seçimini erkene mi alsak?
Levent KUTAY | 26 Temmuz 2019, Cuma
Seçimlerimizin, hele de Cumhurbaşkanlığı seçimlerimizin değişmez mottosudur...
“Dere geçilerken at değişilmez...”
Denktaş'ın başarı ile uyguladığı,  2. Cumhurbaşkanı Talat'ın 2010'da deneyip de başaramadığı “seçim s...