Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Prof. Dr. Hatice JENKINS | 17 Ocak 2017, Salı

KOBİ'lerin Finansmana Erişimi

Paylaş  
81
198
73

Tüm ülkelerde ve özellikle de gelişmekte olan ülkelerde küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ'lerin) finansmana erişimi zordur. 

KOBİ’ler her ülkede toplam işletmelerin en az 98%’ini oluşturur. Fakat  bu işletmelere verilen banka kredileri toplam banka kredilerinin 1%’i  ile 30% arasında değişmektedir. 

Örneğin Türkiye’de KOBİ kredileri toplam bankacılık sektör kredilerinin 26%’sına tekabül ederken bu rakam Mısır için 5% ve Ürdün için 10%’dur. KKTC’de ise bir iki işletme dışında tüm işletmeler KOBİ sınıfına girdiği için bankacılık sektörünün özel işletmelere verdiği hemen hemen tüm krediler KOBİ kredisi olark sınıflandırılabilir.

KOBİ’ler  ekonominin bel kemiğini oluşturan dinamik bir sektördür. Ekonomiye olan katkıları kesinlikle küçümsenemez. Dünya Bankası’nın statistiklerine göre yükselen pazar  (emerging market) ekonomilerinde yaratılan her 5 işten 4’ü KOBİ’ler tarafından yaratılıyor. Kanada ve Amerika gibi en gelişmiş ülkelerde dahi milli gelirin 50%’sinden fazlası KOBİ’ler tarafından üretiyor.

Peki sorun nedir? Bankalar niye KOBİ’lere kredi vermekten çekiniyor? 

Zannederim en büyük sorun KOBİ'lerin mali şeffaflığa sahip olmamasıdır. Diğer önemli iki  sorun ise bu işletmelerin genellikle yeterli ve uygun teminatlara sahip olmamaları ve KOBİ kredilerinin bankalar için daha masraflı olmasıdır.

Birçok ülkede küçük işletmelerin büyük bir kısmı kayıtlı değildir. Onlar hakkında bilgi toplamak zor ve maliyetlidir. Kayıtlı olup vergiye tabi olan KOBİ’lerin bile bilanço ve gelir tablolarında verdikleri rakamların ne derece güvenilir olduğu çoğu zaman tartışılır.

 Genellikle küçük aile şirketleri olan KOBİ’lerin profesyonel bir yönetim kadrosuna da sahip olmadıklarını eklersek bankaların KOBİ’leri niye riskli gördüklerini daha iyi anlıyabiliriz.   

Fakat hikayemiz burada bitmiyor.  

Yukarıda bahsettiğim tüm zorluklara rağmen KOBİ finansmanı son on yıldan bu yana büyük bir çığ atladı. Alışılmışın dışında, Arjantin, Brazilya, Türkiye gibi yükselen pazar ekonomilerinde KOBİ’ler bankaların gözdesi haline geldi!

Bu ülkelerde eskiden KOBİ’leri hiç önemsemeyen bankaların bile artık git gide KOBİ'leri hedef almaya başladığını görüyoruz..tüm risklere ve zorluklara rağmen.

O derece ki bankalar artık KOBİ bankacılığı diye ayrı birimler kurup, KOBİ’lere özel hizmetler ve finansal ürünler sunmak için adeta yarışıyorlar. Bunun en güzel örneklerini Türkiye’de görebiliriz. Kobigel, Kobidost, halden anlayan banka, KOBİ TV, KOBİ Rado ve benzeri hizmetler, sologanlar , ürünlerle bankalar KOBİ’lerin dikkatini çekmek için uğraşıyorlar.

Peki ama değişen ne? KOBİ’lerin özellikleri mi değişti de farkına varamadık?

Hayır, değişen KOBİ’ler değildir. 

Dünyada KOBİ'lerin daha şeffaf olduklarını, veya daha fazla teminata sahip olduklarını gösteren hiçbir kanıt yoktur.  Buna rağmen bankalar KOBİ Bankacılığı diye ayrı bir bankacılık dalı yarattılar. KOBİ’leri ziyaret ediyor onlara yeni ürünler sunuyorlar..Bunun en önemli nedeni bankalar arasındaki rekabettir. Yükselen piyasa ekonomilerinde yaşanan bankalar arası yüksek rekabet bankaları yeni müşteri ve yeni pazarlar bulmaya mecbur etti.

Büyük şirketlerden elde ettikleri kar marjı giderek erirken bankalar KOBİ’leri ve onların ne kadar karlı bir sektör olduklarını keşfetti. KOBİ’lerin pazarlık yapma gücü yoktu. Üstelik sayıları da kum gibi çoktu...

Bankaların KOBİ sektörüne girmesini mümkün kılan en önemli faktör ise teknololik gelişmelerdir.Teknolojik gelişmeler KOBİ sektörünün yüksek maliyetlerini düşürdü. Bunlardan en önemlileri kredi skorlaması  (credit scoring) ve kredi kayıt bürosu’dur.

Kredi scorlaması, çok sayıda kredi  başvurularını hızlı ve ekonomik bir şekilde değerlendirmeyi mümkün hale getirdi. Kredi kayıt bürosu ise kredi istihbaratında bankalar arası bilgi paylaşımını sağladı.

KOBİ finansmanındaki bu yeni akıma göre artık teminatın da önemi azaldı. Bankalar kredi başvurularını işletmelerin teminat büyüklüğüne göre değil nakit akışına, yani kazancına  göre değerlendirilmeye başlandı.  

Bunların yanında birçok banka CRM yazılımları ve internet uygulamaları ile KOBİ müşteri ilişkilerini başarılı bir şekilde yönetir oldu.

Sonuç olarak, bilgi teknolojilerinin finans alanında etkin kullanımı ile KOBİ bankacılığının temelleri de atılmış oldu. Hem KOBİ’ler bankacılık hizmeti aldı hem de bankalar kar yaptı. Bu olumlu gelişmeler tabii ki ekonomiye de olumlu yansıdı.

Bu gelişmeler dünyada KOBİ finansmanı alanında yeni bir çığır açtı. Türkiye bankacılık sektörünü takip edenler bu değişimi eminim fark etmiştir.

Kendi ülkemizde ise KOBİ bankacılığı dikkat çekecek bir gelişme gösteremedi.  

KKTC’de hem KOBİ’lerin hem de bankaların sorunları çoktur. Bu sorunlar kaynaklarımızın kıtlığından değil, yanlış devlet poletikaları ve beceriksiz yönetimdendir. 

Bu sorunları çözmek yerine, yani bankaların KOBİ’lere kredi vermesini zorlaştıran faktörleri ortandan kaldırmak yerine biz projelerle oyalanıyoruz. Gerçek sorunları gözardı ediyoruz.

Bankalarımızın KOBİ’lere hizmet verebilmesi için herşeyden önce alt yapılarını geliştirmeleri ve gerekli bilgi teknolijilerini kullanabilmeleri gereklidir.  Kredi Kayıt Bürosu’nun daha etkin çalışması ve güncellenmesi gerekmektedir.

Mahkemelerimizin daha hızlı çalışması ve geri dönmeyen kredilerde ise teminatların satılabilmesi gerekmektedir.

Yukarıda saydıklarım yapılması gerekenlerden sadece birkaçıdır...

Biz bunları düzeltmek yerine malesef doğru çalışanları da bozmakla uğraşıyoruz...

Bir deyiş vardır bilir misiniz,  “Delinin biri kuyuya bir taş atmış, yüz tane akıllı taşı kuyudan çıkartamamış”.   KKTC’nin bankalar ile ilgili icraatları bundan daha iyi ifade edilemezdi.  

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
2
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Mart 2017, Pazar    Yönetim kurulları ve artan suistimaller ...
11 Şubat 2017, Cumartesi    Merkez Bankası, ticari bir banka değildir
20 Aralık 2016, Salı    Dünya yolsuzluk sıralamasında nerdeyiz?
29 Kasım 2016, Salı    İnternet Bankacılığı ve İç Usulsüzlük
15 Kasım 2016, Salı    Ödeme Kapasitesi mi Ödeme İsteği mi Eksik ?

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Yönetim kurulları ve artan suistimaller ...
Prof. Dr. Hatice JENKINS | 19 Mart 2017, Pazar
Yönetim kurulları şirketlerin ve kurumların en üst yönetim organıdır. Hayati önem taşıyan stratejileri belirler ve kararlar alır.
Yani dümen genel müdürün elinde olsa da rotayı belirleyen ve gemiyi gitmesi gereken ye...
Merkez Bankası, ticari bir banka değildir
Prof. Dr. Hatice JENKINS | 11 Şubat 2017, Cumartesi
Merkez bankaları ne yapar?
Para politikalarını yönetir ve bankaları denetler.
Dünyanın her yerinde bu böyledir.  Ülkemizde kendi para birimimiz olmadığı için Merkez Banka’mızın para politikalarını idare etme görevi ...
Dünya yolsuzluk sıralamasında nerdeyiz?
Prof. Dr. Hatice JENKINS | 20 Aralık 2016, Salı
9 Aralık Dünya Yolsuzlukla Mücadel günüdür.
Yolsuzluk, usülsüzlük, suistimal, zimmete geçirme, dolandırıcılık...
Şekil olarak farklılık gösterse de özde
“kişisel çıkar için kurumsal yetkinin kötüye kullanılması” an...