Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Şahap AŞIKOĞLU | 31 Ağustos 2017, Perşembe

Polis ve Başsavcılık kurumları artık sahneye lütfen

Paylaş  
47
87
46

Dünkü makalesinde Sayın Levent Özadam bir suçlamada bulundu;

“Gümrük Dairesi Müdürü susuyor!

Geçtiğimiz yıl içinde Metehan’da çok miktarda kaçak et ele geçirilmiş ve bir gümrük memurunun da kaçakçılığa yardımcı olduğu tespit edilmişti…

Ama bu dosya bir yerlerden gelen talimat üzerine kapatıldı!

Gümrük memurları son 10 gündür aralarında bu konuyu konuşup rahatsızlıklarını dile getirirken Gümrük Müdürü’nün ser verip sır vermemesi de gayet manidar görülüyor!”

Gümrük Dairesi Müdürü’nü görevini yapmamakla veya suistimal etmekle itham ediyor Sayın Levent Özadam. Başka bir deyişle kendi sorumluluğundaki bir kurumda, devlet işleyişinde yapılan suçları görmezden gelmekle.

Son yıllarda artan bu gibi olayların zirveye ulaştığı, “etik değil ama yasal” söylemi ile nerdeyse rasyonelleştirilmiş bir psikoz yaşıyoruz. Yolsuzluk, kaçakçılık, rüşvet, görevi suistimal ve benzeri olayları duymayı o kadar kanıksadık ki aksi durumları garipser olduk. Ayrıca gözümüzde normalleşen bu gibi olayları adeta arar olduk. Neredeyse hap gibi her yemek sonrasında bir yolsuzluk veya görev ihmali ister olduk. Böyle bir usulsüzlük duymadan, okumadan geçen günlerde bir hüzün basıyor, içimiz daralıyor, şaşırıyoruz neden bugün bir şey yok diye. Yabancılaşıyoruz. Bu derece bir bağımlılık oldu nerdeyse toplumda.

Şu anda hemen aklıma gelen iki konu…

Aşağıda verdiğim linklerde yabancı basında çıkan haberlerden alıntılar yapayım örneğin…

Sayın Emrullah Turanlı’nın gazeteye verdiği mülakatından bir bölüm;

“Emrullah Turanlı: Tahsin Beyin bu söylediklerinin bir tanesi bile doğru değil. Tahsin Beyin her söylediği yalandır. Bir tanesi bile doğru değildir. Kendisi batmış olduğu çamura çabaladıkça daha kötü batıyor.  Benden 12 milyon euro istedi. Bunlar açık, delilli… Tahsin Beyin söylediklerinin hiçbirinin delili yok. Yalan beyanlar bunlar.”

Aşağıda ise Milliyet gazetesinden alınmış bir başka haberden bir bölüm.

“KKTC’de Bakan’dan rüşvet baskını

KKTC’de İçişleri Bakanlığı Şehircilik Dairesi Müdürü Hasan Baltacıgil’in, “proje onaylama karşılığında” bir şirketin işlerini yürüten Ayşeli Özdemir’den rüşvet istemesi ülkeyi ayağa kaldırdı”

Hukuk sistemimizde iyice derinlere indiğinizde aslında iki kurum sistemin düzgün çalışmasını sağlıyor. Polis kurumu ve Başsavcılık. Bu iki kurum devletin yozlaşmasını ve hukuk sisteminin sonuç almasını sağlıyor. Başsavcılık kamuda açılan davaları takip ediyor, görevlendirmeler yapıyor ve polis delileri topluyor. Sonra da bu iki kurum iş birliği içerisinde dava konusunu mahkemelere taşıyıp sonuç alıyorlar.

Bizdeki sıkıntı Başsavcılığın neredeyse yok denecek kadar az kamu “suçunu” mahkemelere intikal ettirmesidir. Davalar, ya Başsavcılıkta bekliyor ya da polis kurumunda delil toplama aşamasında bekletiliyor.

Böylece yukarıda verdiğim üç örnekte olduğu gibi gazetlerde kamuoyuna ulaşmış birçok suç duyurusu sonuçsuz kalıyor. Bu hem adı geçen bireylerin kariyeri için ciddi bir sorun hem de kamu vicdanı için.

Çok uzun zamandır denetim mekanizmasını çalıştıramıyoruz. Çok açık ve nettir ki hükümetler bu mekanizmayı çalıştırmak istemiyor. Halkın bu görevi sivil toplum ile devralması gerek. Adil bir sistem yaratmak istiyorsak bunu ancak biz yapacağız başkasından beklemek gerçekten boşa kürek çekmektir.

EĞER istiyorsak, gerçekten istiyorsak, yardımlaşarak DENETİM MEKANİZMASINI bizim kurmamız ve kamuyu denetlememiz gerek. Başka yolu yok. Sorumlu kamu çalışanlarını sistemi korumaya zorlamamız gerekmektedir.

“Hiçbir şey olmaz” demekle, EVET hiçbir şey olmadı bunca sene! Kendi kendimizi haklı çıkardık.

Tebrikler …

Ama artık polis, Başsavcılık ve mahkemelerin ne isterse olsun çok sıkı çalışmaları gerekmekte ve bizler de onları görevlerini yapmaya motive etmeliyiz.

Not:

http://www.milliyet.com.tr/kktc-de-bakan-dan-rusvet-baskini-gundem-1419257/

http://www.airporthaber.com/havacilik-haberleri/emrulah-turanlidan-rusvet-iddiasi.html

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
28 Aralık 2017, Perşembe    "Kadife Ayrılık" için alternatif ekonomik ve sosyal program
21 Aralık 2017, Perşembe    Milli Dava.... Yazıklar olsun bize
4 Aralık 2017, Pazartesi    Sağ partilerde misyon kaybı
30 Ekim 2017, Pazartesi    Beyaz atlı çözümü beklemek...
26 Ekim 2017, Perşembe    İçimizde bir boşluk var ve onu dolduramıyoruz
23 Ekim 2017, Pazartesi    Nereye gidiyoruz, nerede yanlış yaptık?
19 Ekim 2017, Perşembe    Ve dünya 21 yaşında! 21. yüzyıl değişim ve olgunlaşma çağı...
29 Eylül 2017, Cuma    Gelecekten Korkmak...
25 Eylül 2017, Pazartesi    Serhat İncirli ile aynı düşünmem ama "vatan haini????"
22 Eylül 2017, Cuma    Ercan benimdir ve krizde fırsat görmek

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

"Kadife Ayrılık" için alternatif ekonomik ve sosyal program
Şahap AŞIKOĞLU | 28 Aralık 2017, Perşembe
Gecen hafta Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde İşletme ve Ekonomi Fakültesi’nin bir faaliyeti vardı. Ekonomi bölümünün organize ettiği “Kuzey Kıbrıs İçin Alternatif Makroekonomik Politika Yönelimleri Paneli”.
Seçimlerden ...
Milli Dava.... Yazıklar olsun bize
Şahap AŞIKOĞLU | 21 Aralık 2017, Perşembe
Neredeyse 70 yıldır “milli dava” ifadesi literatürümüzde sık sık kullanılmakta. Daha önceleri bir ideal olarak başlayan ama 1950’lerden itibaren günlük hayatımıza giren bir vizyon aslında “Mill...
Sağ partilerde misyon kaybı
Şahap AŞIKOĞLU | 4 Aralık 2017, Pazartesi
(…) Bence bizim durumumuzda partilerin ideolojik yaklaşımlarından ziyade üstlendikleri “misyon” önemli olmalıdır.
Herkesin seçimleri konuştuğu, neredeyse tek gündem maddesinin, seçimleri kimin kazan...