Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Şahap AŞIKOĞLU | 29 Eylül 2017, Cuma

Gelecekten Korkmak...

Paylaş  
87
187
81

Çarşamba akşamı Ada TV’de konuğum Ayla  Gürel’di. Gürel’in birçok şapkası var. Programa Halkın Partisi Merkez Yürütme Organı Üyesi olarak katıldı. Programın formatı gereği her zamanki gibi“Bizi” konuştuk. Bizi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Toplumunu, neyin, niçin yolunda gitmediğini konuştuk. Sorunlarımızı çözebileceğimiz ve böylece Kıbrıs meselesinin çözümü noktasında da daha güçlü olabileceğimiz yerde, romantik hayaller peşinde koşarak; analiz yeteneğimizi, ideolojimize sattığımızı konuştuk.

Güzeldi, programda yaptığımız analiz, tespit ve çıkarımlarımızı sizinle de paylaşmak istedim.

Gelecekten korkan bireyler var toplumda ve sayıları da azımsanamayacak bir noktada. Bu bireyler Kıbrıs’ın kuzeyindeki bütün şartlara rağmen mutlu olan, yaşadığı hayattan herşeye rağmen mutlu olmaya alışan bir kesim aslında. Ama son yirmi senede kendiliğinden oluşan çok hızlı büyümenin getirdiği dejenarsyon ve yıkımın karşısında, korkan ve gelecek endişesi taşıyan bireyler.

Bu topraklara vatan diyen, çocuğunu,torununu her şeye rağmen bu topraklarda yetiştirmek isteyen bu grubun, bu coğrafya için bazı gayleleri var. Bu endişeler içinde kah sinirlenerek kah isyan ederek bu korkularını su üstüne çıkarıyorlar. Çabalıyorlar kendi etraflarındaki insanları toparlanmaya ve ortak çabaya davet ediyorlar. Ortak akıl içinde çözümler bulmaya çalışıyorlar.

Son 4-5 yıldır toplumun eski keskin iki tarafının dışında bu anlamda savaş veren çokca birey oluşmaya başladı. “KKTC sonsuza kadar yaşatılacaktır” diyen ama devlet adına hiçbir şey yapmayan veya “hemen şimdi çözüm” diyen ama çözüm için hiçbir yaptırım gücü olmayan gruplar artık demode oluyor. Nedeni de çok basit. Çünkü bu iki grubun da aslında söylediği hiç bişey yok! İki slogan dışında. Toplumun daha rahat edebileceği, daha refah daha kendi ayakları üzerinde durabilen bir sistem yaratma anlamında hiçbir şey yapamadılar. Kendiliğinden oluşan ekonomik faydayı rant kapısına dönüştürmek dışında hiçbir şey!

Bunu programda da verdiğimiz örnekle açıklamaya çalışayım, yükseköğretim sektörü; 1985 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi ile başlayan ve bugün verilmiş otuz kusur iznin olduğu bir sektör. Yaklaşık otuz yılda yüz bin öğrenci kapasitesine ulaştık ama nasıl?

Üniversitelerin temel olan üç fonkiyonunu es geçip sadece ekonomik faydaya odaklandık. Yani iyi eğitim, topluma fayda ve bilme katkı koyma fonksiyonları bu otuz yılda bir yerlerde kayboldu. Ama üniversiteler arası rekabet, öğrenci çalma, yüksek kar etme, öğrencileri yolunacak tavuk gibi görme alışkanlıkları gelişti. Öğrenciden çok üniversite sahiplerini memnun etmek için çalıştık. Yükseköğretimi bir rant kapısı haline getirdik ve aslında altın yumurtlayan tavuğu kesiyoruz yavaş yavaş.

Sokakta kime sorsanız yükseköğretim sektörünün bu şekilde devam edemeyeceğini size söyler. O zaman NEDEN HİÇBİR ŞEY DEĞİŞMİYOR? Neden siyaset veya YÖDAK hiçbir şey yapmıyor. Neden ortak akıl galip gelemiyor ve göz göre göre duvara tosluyoruz?

Ayla Gürel’in bu kondaki analizi şöyle; her şeyin hızla değiştiği son yirmi yılda toplum olarak değerler sistemimiz de dejenere oldu. Oy veren ve oy alan kesimlerin işbirliğinden tutunda, rant yaratılan sektörlerin hayatlarımız ile sarmal bir şekilde beraber yürümesi noktasına kadar hiçbir sorunun üzerine gidilememesine neden oluyor. Tek yapmamaız gereken bu yozlaşmış değerler zincirini bir noktasından kırmak ve iyiye yöneltmek.

Umarım Halkın Partisi veya siyassetteki yeni oyuncular bunu yapabilir..

Çünkü bu seçim bence geri dönüş için son fırsat olabilir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
28 Aralık 2017, Perşembe    "Kadife Ayrılık" için alternatif ekonomik ve sosyal program
21 Aralık 2017, Perşembe    Milli Dava.... Yazıklar olsun bize
4 Aralık 2017, Pazartesi    Sağ partilerde misyon kaybı
30 Ekim 2017, Pazartesi    Beyaz atlı çözümü beklemek...
26 Ekim 2017, Perşembe    İçimizde bir boşluk var ve onu dolduramıyoruz
23 Ekim 2017, Pazartesi    Nereye gidiyoruz, nerede yanlış yaptık?
19 Ekim 2017, Perşembe    Ve dünya 21 yaşında! 21. yüzyıl değişim ve olgunlaşma çağı...
25 Eylül 2017, Pazartesi    Serhat İncirli ile aynı düşünmem ama "vatan haini????"
22 Eylül 2017, Cuma    Ercan benimdir ve krizde fırsat görmek
18 Eylül 2017, Pazartesi    "Kar" amaçlı bir üniversite sektörü yarattık

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

"Kadife Ayrılık" için alternatif ekonomik ve sosyal program
Şahap AŞIKOĞLU | 28 Aralık 2017, Perşembe
Gecen hafta Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde İşletme ve Ekonomi Fakültesi’nin bir faaliyeti vardı. Ekonomi bölümünün organize ettiği “Kuzey Kıbrıs İçin Alternatif Makroekonomik Politika Yönelimleri Paneli”.
Seçimlerden ...
Milli Dava.... Yazıklar olsun bize
Şahap AŞIKOĞLU | 21 Aralık 2017, Perşembe
Neredeyse 70 yıldır “milli dava” ifadesi literatürümüzde sık sık kullanılmakta. Daha önceleri bir ideal olarak başlayan ama 1950’lerden itibaren günlük hayatımıza giren bir vizyon aslında “Mill...
Sağ partilerde misyon kaybı
Şahap AŞIKOĞLU | 4 Aralık 2017, Pazartesi
(…) Bence bizim durumumuzda partilerin ideolojik yaklaşımlarından ziyade üstlendikleri “misyon” önemli olmalıdır.
Herkesin seçimleri konuştuğu, neredeyse tek gündem maddesinin, seçimleri kimin kazan...