Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Şahap AŞIKOĞLU | 19 Ekim 2017, Perşembe

Ve dünya 21 yaşında! 21. yüzyıl değişim ve olgunlaşma çağı...

Paylaş  
74
163
74

Bu hafta dünyaya daha geniş bir perspektiften bakabildiğimiz ve çok haz alarak sohbet ettiğim bir konuğum vardı, Hüseyin Çiloğlu. ADA TV’de çarşamba akşamı yaptığımız program yoğun ilgi görünce pazartesi günü kendisini yeniden konuk ederek ikinci bir program daha gerçekleştirdik.

Hüseyin Çiloğlu, Kıbrıs’ta öğrencilik dönemi yaşamış buradan Kanada’ya gitmiş sonrasında ise farklı ülkelerde eğitim ve iş deneyimleri olmuş, Birleşmiş Milletler’de de görev yapmış dolayısıyla dünyaya geniş perspektiften bakan bir kişi. Çiloğlu, şimdilerde ise İstanbul’da Stratejist ve Danışman olarak çalışmaya devam ediyor.

Sayın Çiloğlu ile Kıbrıs’ın dışına çıkmayı başardık. Kafamızı gömdüğümüz bu Kıbrıs coğrafyasından yükseldik ve dünyaya baktık. Hayatı konuştuk. Konuştuklarımızın bir özetini yazarak sizlerle de paylaşmak istedim.

Öncelikle şunu söyleyeyim, 21. yüzyıl bize yeni bir dünya getirecek. Birçok alanda bildiğimiz, yüz yıllardır evirilen değerler sistemi, bu yüzyılda alışık olmadığımız bir şekilde ve hızda değişecek. “Değişim, değişmeyen tek şeydir” olgusunu sanırım bu yüzyılda gerçekten hissedeceğiz. Bu değişim 20. yüzyıla damgasını vuran ABD’nin dünyadaki gücünden tutun da, doların dünya piyasalarındaki hegemonyasına kadar birçok şeyi yerinden sarsacak. Bu değişim, sadece ekonomik veya stratejik alanlarda değil, sosyal alanlara da kendinini gösterecek. Daha da ileri gideyim bireylerin ruhsal dünyalarında da hızlı bir değişim kaçınılmaz gibi duruyor.

Peki nedir bu değişimin itici gücü? Tek kelime ile küreselizm ...Özellikle 20. yüzyılda gücünü iyice hissettiren ABD merkezli ekonomik ve askeri güç artık kabuk değiştiriyor. Dünya ekonomisini yönlendirebilen küresel sermaye artık ABD ile sınırlı kalmak istemiyor. Başka bir gömlek biçiliyor dünyaya hem de çok uzun zamandan beri kumaş dokurcasına ince ince hesaplanarak, adım adım. Küresel sermaye içinden dünyayı evirmeye çalışan üst akıl, artık kapitalizmi yeterli görmüyor. 1960’lı yıllarda tasarlanan planlar artık hayata geçiriliyor. Globalleşme ile son otuz yıldır hazırlanan ortam yeni yüzyılın girişiyle uygulamaya kondu. ABD’li başkanların vurguladığı “yeni dünya düzeni”nin zamanı geldi.

Şu anda ABD içinde yaşanan bir savaş var. Küresel sermaye ile ABD milliyetçileri arasında. Küreselizm ile güçlü devlet istemeyen bir yapıya gidilmeye çalışılıyor. Daha küçük ülkeler, yerinden yönetim felsefesi ile güçlü devletlerin yapısı bozulmaya çalışılıyor. Yani hedef güçlü sermaye, güçlü şirketler ve zayıf devletler yaratmak.

Ancak olay bu kadarla da bitmiyor. Yani sadece ülkeler boyutunda değil toplumu oluşturan aileler boyutunda da büyük değişimler yaşanıyor. Bildiğimiz aile yapıları değiştiriliyor, anne, baba ve çocuklardan oluşan klasik aile yapıları şimdi, iki baba, bir baba üç anne, gibi alışık olmadığımız resmi olan modellerle değiştiriliyor.

Bu savaşta doların dünya piyasası üzerindeki hakimiyeti de bitiriliyor. 1988 yılında ekonomist dergisinin kapağında haberi yapılan dijital para “bitcoin” son aylarda rekor üstüne rekor kırıyor. Doların dünya üzerindeki hakimiyeti bir dijital para ile sallanıyor. Ülkeler bir bir tamamen dijital paraya geçeceği tarihleri açıklıyorlar. Yani artık dolar geçmeyecek sadece dijital para kullanılacak hem de düşündüğümüzden de yakın bir zamanda, 2020’li yıllarda yani yakın gelecekte.

Evet tüm bunları ortaya koyduğumuzda görünen odur ki, farkında olmadığımız ama 50 yıl önce planlanmış ve adım adım uygulanan, bizi belli kalıplara sokan, belki yozlaştıran bir akım var. Küreselizm daha çok birey üzerine odaklanmış, insanı teknoloji ile bütünleştiren. Şu andaki dünya düzenini siyasal, ekonomik ve dini açılardan evirmeye niyetli bir üst akıl var ve onların ideolojileri..

Böyle büyük bir plana karşı bütün ülkeler pozisyon alıyor. Belli ki yeni dünyanın büyük gücü Çin olacak. Küreselizmi destekleyen küresel sermaye ABD’nin alternatifini bulmuş durumda. Donalt Trump bu planı biraz geciktirecekse bile bu büyük savaşın sonucu aslında belli. Değişim kaçınılmaz.

Dünyanın bu geçiş döneminde Kıbrıs’ta yaşamak acaba bir şans mı? Bir an bilemedim.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
28 Aralık 2017, Perşembe    "Kadife Ayrılık" için alternatif ekonomik ve sosyal program
21 Aralık 2017, Perşembe    Milli Dava.... Yazıklar olsun bize
4 Aralık 2017, Pazartesi    Sağ partilerde misyon kaybı
30 Ekim 2017, Pazartesi    Beyaz atlı çözümü beklemek...
26 Ekim 2017, Perşembe    İçimizde bir boşluk var ve onu dolduramıyoruz
23 Ekim 2017, Pazartesi    Nereye gidiyoruz, nerede yanlış yaptık?
29 Eylül 2017, Cuma    Gelecekten Korkmak...
25 Eylül 2017, Pazartesi    Serhat İncirli ile aynı düşünmem ama "vatan haini????"
22 Eylül 2017, Cuma    Ercan benimdir ve krizde fırsat görmek
18 Eylül 2017, Pazartesi    "Kar" amaçlı bir üniversite sektörü yarattık

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

"Kadife Ayrılık" için alternatif ekonomik ve sosyal program
Şahap AŞIKOĞLU | 28 Aralık 2017, Perşembe
Gecen hafta Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde İşletme ve Ekonomi Fakültesi’nin bir faaliyeti vardı. Ekonomi bölümünün organize ettiği “Kuzey Kıbrıs İçin Alternatif Makroekonomik Politika Yönelimleri Paneli”.
Seçimlerden ...
Milli Dava.... Yazıklar olsun bize
Şahap AŞIKOĞLU | 21 Aralık 2017, Perşembe
Neredeyse 70 yıldır “milli dava” ifadesi literatürümüzde sık sık kullanılmakta. Daha önceleri bir ideal olarak başlayan ama 1950’lerden itibaren günlük hayatımıza giren bir vizyon aslında “Mill...
Sağ partilerde misyon kaybı
Şahap AŞIKOĞLU | 4 Aralık 2017, Pazartesi
(…) Bence bizim durumumuzda partilerin ideolojik yaklaşımlarından ziyade üstlendikleri “misyon” önemli olmalıdır.
Herkesin seçimleri konuştuğu, neredeyse tek gündem maddesinin, seçimleri kimin kazan...