Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Şahap AŞIKOĞLU | 23 Ekim 2017, Pazartesi

Nereye gidiyoruz, nerede yanlış yaptık?

Paylaş  
70
154
68

Akadlar tarafından M.Ö. 4000 yılında kurulan ilk devlet sonrasında, bütün devletlerin bir tek temel amacı olmuştur. Sosyal ve ekonomik refahı yükseltmek için temel altyapıyı sağlamak.

Başka bir deyişle devlet, sosyal refah, iç düzen, halk sağlığı için uğraşır, bundan meşruiyet kazanır. Kural koyar, düzenler, yetkilendirir ve yasaklar.

Devletle ilgili olarak "yalnızca bireyi ilgilendiren konular bireye, birden fazla kişiyi etkileyen konular ise devlete bırakılmalıdır" yaklaşımı hâkimdir genelde.

1974 sonrasında kurduğumuz devlet ise bizde bu amaca tam olarak hizmet edemedi çünkü daha kurulma aşamasında bile toplumu birleştiremedi. Toplumun bir kısmı devletin ilanına karşı çıktı ve bu kavga otuz yıldan bu yana bugün bile tüm şiddeti ile devam etmektedir.

Kırk yılda otuz sekiz hükümet kurduk. Bu hükümetlerin temal amacı aslında devletin kuruluş amacını yerine getirmekti. Yani ekonomik ve sosyal politikaları dizayn etmek, halkın yaşam standartlarını artırmak ve bu standartları sürdürebilir kılmak.

Son 30 senede turizm sektörünü büyüttük, şans oyunları sektörünü büyüttük, öğrenci turizmini büyüttük, emlak sektörünü büyüttük. Bütün bunları HALK İÇİN YAPTIK VE HALKIN HAYAT STANDARLARINI BÜYÜTMEK İÇİN.

Peki ama gerçekte öyle mi oldu?

İş Kadınları Derneği’nin Prologue Consulting Ltd’e yaptırdığı genel ekonomik durum araştırmasının sonuçları oldukça ilginç çıktı. Bu sonuçların bir kısmını sizinle paylaşmak isterim;

Katılımcıların %74.91’i Kıbrıs sorununa federal bir çözüm bulunmasının ülke

ekonomisi için bir fırsat oluşturacağını düşünmektedir.

Katılımcıların %55.17’si giderek sayıları artan üniversiteleri fırsat olarak görürken,

%44.53 ise tehdit olarak görmektedir.

Katılımcıların %57.02’si her şey dahil beş yıldızlı otelleri ülke ekonomisi için tehdit

olarak görmektedir.

Katılımcıların %85.4’ü kumarhaneleri ülke ekonomisi için bir tehdit olarak

görmektedir.

Katılımcıların %94.59’u bet ofisleri ülke ekonomisi için bir tehdit olarak görmektedir.

Katılımcıların %94.56’sı gece kulüplerini ülke ekonomisi için bir tehdit olarak

gördüklerini belirtmiştir.

Katılımcıların %85.98’i taş ocaklarını ülke ekonomisi için bir tehdit olarak

görmektedir.

Katılımcıların %68.2’si ülkede çalışmaya gelen yabancı iş gücünü ülke ekonomisi için bir tehdit olarak gördüğünü belirtmiştir.

Katılımcıların %63.48’i ülkede yaşamaya gelen yabancı nüfusu ülke ekonomisi için

bir tehdit olarak görmektedir.

Katılımcıların %70.31’i yabancıların emlak piyasasındaki artan alımlarını bir tehdit

olarak görmektedir.

Katılımcıların %65.92’si artan öğrenci sayılarını ülke ekonomisi için bir fırsat olarak

görmektedir.

Katılımcıların %52.6’si artan sayıda yurt yapımını ülke ekonomisi için bir tehdit olarak

görmektedir.

Katılımcıların %65.06’sı ülkede bazı bölgelerin citta slow alanı olarak belirlenmesini

bir fırsat olarak değerlendirmektedir.

Bütün bu sonuçlar ortaya koyuyor ki halk, hükümetler tarafından kurtuluş olarak belirlenen ve yıllardır bu şekilde kabul gören  hemen hemen bütün alanlarda halk büyük bir risk görüyor.

Halkın büyük çoğunluğu şu anda yaşanan ekonomik büyümeyi büyük  bir risk olarak görüyor.

Atılan hemen hemen bütün adımlar halkın gözünde risk ve mutlu değiller

O zaman soru şu!

Peki kimin için yapıyoruz bu kadar işi? Kimin için veriliyor bu teşvikler?

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
28 Aralık 2017, Perşembe    "Kadife Ayrılık" için alternatif ekonomik ve sosyal program
21 Aralık 2017, Perşembe    Milli Dava.... Yazıklar olsun bize
4 Aralık 2017, Pazartesi    Sağ partilerde misyon kaybı
30 Ekim 2017, Pazartesi    Beyaz atlı çözümü beklemek...
26 Ekim 2017, Perşembe    İçimizde bir boşluk var ve onu dolduramıyoruz
19 Ekim 2017, Perşembe    Ve dünya 21 yaşında! 21. yüzyıl değişim ve olgunlaşma çağı...
29 Eylül 2017, Cuma    Gelecekten Korkmak...
25 Eylül 2017, Pazartesi    Serhat İncirli ile aynı düşünmem ama "vatan haini????"
22 Eylül 2017, Cuma    Ercan benimdir ve krizde fırsat görmek
18 Eylül 2017, Pazartesi    "Kar" amaçlı bir üniversite sektörü yarattık

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

"Kadife Ayrılık" için alternatif ekonomik ve sosyal program
Şahap AŞIKOĞLU | 28 Aralık 2017, Perşembe
Gecen hafta Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde İşletme ve Ekonomi Fakültesi’nin bir faaliyeti vardı. Ekonomi bölümünün organize ettiği “Kuzey Kıbrıs İçin Alternatif Makroekonomik Politika Yönelimleri Paneli”.
Seçimlerden ...
Milli Dava.... Yazıklar olsun bize
Şahap AŞIKOĞLU | 21 Aralık 2017, Perşembe
Neredeyse 70 yıldır “milli dava” ifadesi literatürümüzde sık sık kullanılmakta. Daha önceleri bir ideal olarak başlayan ama 1950’lerden itibaren günlük hayatımıza giren bir vizyon aslında “Mill...
Sağ partilerde misyon kaybı
Şahap AŞIKOĞLU | 4 Aralık 2017, Pazartesi
(…) Bence bizim durumumuzda partilerin ideolojik yaklaşımlarından ziyade üstlendikleri “misyon” önemli olmalıdır.
Herkesin seçimleri konuştuğu, neredeyse tek gündem maddesinin, seçimleri kimin kazan...