Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Gökhan GÜLER | 13 Nisan 2018, Cuma

PESCO’nun gölgesinde kalan liderler yemeği!

Paylaş  
23
14
16

Avrupa’nın(AB) yeni NATO’su olarak kabul edilen ‘Daimi Yapısal İş birliği Savunma Anlaşması (Permanent Structured Cooperation - PESCOresmen hayata geçti. PESCO’nun kuruluş amacı, üye ülkelerin ortak savunma kabiliyetlerini geliştirerek Avrupa Birliği’nin askeri operasyonları için uygun hale getirmek olarak açıklandı!

İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa Kömür Çelik Topluluğu ve nihayetinde de Avrupa Birliği ‘bir daha savaş yaşanmasın’ düşüncesiyle kurulmamış mıydı? AB ülkeleri zaten NATO üyesi değil mi? Peki o zaman PESCO’nun kurulmasına neden gereksinim duyuldu?

AB artık bundan sonra uluslararası hukuk ve diplomasi ile sonuç elde edemediğinde askeri güç kullanma yoluna mı gidecek? AB ‘PESCO’ ile militarist bir yapıya mı dönüşüyor? Ekonomistlerin AB’nin mali geleceğini sıkıntılı görerek eleştirdikleri bir dönemde PESCO’nun kurulmuş olması düşündürücü değil mi?    

PESCO’nun en öncelikli hedefinin Yunanistan ve Rum Yönetimini her şekilde Türkiye ve KKTC’ye karşı desteklemek olduğu açıkça görülmektedir. Türkiye NATO üyesi bir ülkedir. Türkiye’nin üzerine NATO gücü ile gidemeyen AB, PESCO üzerinden sonuç elde etmeyi mi planlıyor? AB’nin önümüzdeki süreçte Kıbrıs çevresindeki (Türkiye ve KKTC’nin enerji sahalarının olduğu alanda) güvenliği sağlamak gerekçesini bahane ederek bölgeye PESCO üzerinden donanma göndermeye hazırlandığı ifade ediliyor!  

Türkiye ile KKTC’ye karşı Ege ve Doğu Akdeniz’de her türlü provokatif girişimde bulunan Yunanistan ile Rum Yönetimi şimdi de (AB) PESCO’nun desteğini arkalarına alarak Türk askeri varlığına karşı yeni bir denge arayışı içine girmişe benziyor. Avrupa Birliği, Doğu Akdeniz’de PESCO üzerinden 'koruma' gerekçesini ileri sürerek yoksa enerji yataklarının kontrolünü bir oldubittiye getirerek ele geçirmeyi mi planlıyor?

ABD ve Rusya arasındaki gerilim dünyayı yeni bir soğuk savaş döneminin içerisine doğru sürüklemiştir. Dünya, Ortadoğu ve Doğu Akdeniz coğrafyasında (Suriye üzerinden) hızla savaş ortamının içerisine doğru sürüklenmektedir! PESCO, yaşanmakta olan bu gelişmelerin gölgesinde daha çok soğuk savaş güvenlik algılamalarını esas alarak NATO’ya alternatif olarak kurulmuş askeri bir organizasyon gibi karşımıza çıkmıştır!

AB’nin bölgesel çıkar ve menfaatlerini koruyabilmek adına Yunanistan ile Rum Yönetimi lehine samimiyet ve tarafsızlığını kaybederek bir takım girişimlerde bulunduğu bir ortamda Kıbrıs konusuna çözüm arayışları da ite-kaka canlı tutulmaya çalışılıyor! Bu kapmada 16 Nisan akşamı liderler yemekte bir araya getiriliyor.

Yemekteki taraflara bakacak olursak bir tarafta uluslararası hukuk zemininde hakkını arayan Türk tarafı, diğer tarafta ise geçmişte Kıbrıs Cumhuriyetini gasp ederek üniter Rum devletine dönüştürmüş ve günümüzde de Ada etrafındaki tüm Münhasır Ekonomik Bölge’yi (AB’nin de desteğini arkasına alarak) tek başına gasp etmeye çalışan Rum Yönetimi! 

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, liderler yemeği öncesinde medyaya bazı çarpıcı açıklamalarda bulunarak Kıbrıs konusunda ‘gerçekten bir yol ayrımına geldiğimiz açık ve nettir. Birlikte yürünecek bir yolumuz var mıdır? Yoksa herkes ayrı ayrı yollara mı gidecek? Bu görüşmenin önemi ve anlamı budur’ şeklinde konuştu! Kimse Akıncı’dan böyle bir çıkış beklemiyordu!

Akıncı’nın Crans Montana ve sonrasında yaşanan süreci de göz önünde bulundurarak Kıbrıs konusunda artık bir yol ayrımına gelindiği yönünde yapmış olduğu tespiti son derece önemlidir. 16 Nisan akşamı liderler PESCO’nun gölgesinde ve ABD ile Rusya arasındaki gerilimin zirve yaptığı bir ortamda akşam yemeğinde bir ara getiriliyor!

Sonuç olarak, liderler yemeği görüldüğü üzere PESCO’nun gölgesinde ölü doğmuştur! Kimsenin beklenti ve umudu kalmamıştır! Türkiye ve KKTC PESCO’ya karşı gerekli tüm tedbirleri ivedilikle almalıdır. Geç kalınması halinde telafisi mümkün olmayan durumlarla karşı karşıya kalabiliriz! 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
11
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
20 Eylül 2018, Perşembe    "Reçete"
15 Eylül 2018, Cumartesi    Kırgızistan Notları 3 (Macaristan)
14 Eylül 2018, Cuma    Kırgızistan Notları 2 (Türk Konseyi)
12 Eylül 2018, Çarşamba    Kırgızistan Notları 1 (Göçebe Oyunları)
15 Ağustos 2018, Çarşamba    Azim, kararlılık, istikrar ve başarı
8 Ağustos 2018, Çarşamba    Kutuplaşma tehlikesine dikkat!
31 Temmuz 2018, Salı    Rum Yönetiminin savaş çıkarması an meselesi!
25 Temmuz 2018, Çarşamba    Sende mi Tsipras?
20 Temmuz 2018, Cuma    BM Barış Gücü’nün Kıbrıs’taki misyonu nedir?
13 Temmuz 2018, Cuma    Anastasiadis’in blöf stratejisi!

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

"Reçete"
Gökhan GÜLER | 20 Eylül 2018, Perşembe
"Reçete" 
Rum tarafının hâkimiyetçi, klasik katı ve uzlaşmaz tavırlarını sistematik bir biçimde sürdürmesi nedeniyle hatırlanacağı üzere Crans Montana’da Kıbrıs müzakere süreci 2017 Temmuz ayı başında sonlanmıştı.
...
Kırgızistan Notları 3 (Macaristan)
Gökhan GÜLER | 15 Eylül 2018, Cumartesi
Kırgızistan Notları 3 (Macaristan)
Kırgızistan’ın ev sahipliğinde 2 Eylül akşamı Issık Göl’de düzenlenen 3. Dünya Göçebe Oyunları’nın açılış töreninde 79 takım arasında en büyük ilgiyi şüphesiz Macar Turan Vakfı Başk...
Kırgızistan Notları 2 (Türk Konseyi)
Gökhan GÜLER | 14 Eylül 2018, Cuma
Türk tarihi ile ilgili olarak çocukluk yıllarımızdan itibaren gerek okullarda okuduğumuz ders kitaplarında, gerek roman ve makalelerde, gerekse film ve belgesellerde bizlere anlatılan Türklerin tarih sahnesine çıktığı...