Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç Dr Deniz İşçioğlu | 8 Mart 2018, Perşembe

Yeşil deyip geçemezsin

Paylaş  
14
21
12

Yeşil deyip geçmeyeceksin. Nerden baksan her yerde bir yeşil var. Yeşilin tonları var, açığı var koyusu var. Yeşilin farklı, farklı tonları, kullanım alanları var. Herkes için yeşil farklı bir şeyi temsil eder. Uçsuz bucaksız ormanlar… Gözünün alabildiği düz çimlik araziler… Mesarya ovasındaki  tek tük beliren gelincikleri sarıp sarmalayan otlar, yeşillikler…Bazen bir ideolojik görüştür yeşiller…Bazen de yağlıboya fırçasının ucundaki bir renk. Taşın üzerindeki bir ayrıntı, bir zümrüttür yeşil. Ceketimin ince çizgileridir yeşil. İneğin önündeki ottur. Oğlumun gözlerinin rengidir yeşil. Yeşil yıllanmış bir ekmeğin ucundaki küftür. Bir biberin asil duruşudur. Yeşil, zeytinlideki taze nane, masadaki çakısdes,diyette olan için bir tabak salatadır.Çeşit çeşit namı vardır dünyanın dört bir yanında. Hele de o kağıt olanı…O var ya o…Dünyayı yönetendir. Değeri gün ve gün artar. Üzerine tahminler yürütülen, uğruna savaşlar verilen. Cebinde varsa yeşil renkli kağıtlar, pek bir güvende hissedersin kendini…Yalnız onunla da kalmıyor, yeşil bir çevreci görüştür. Yeşil, Avrupa’nın yükselen değeridir. Yeşil işte, bir zamanlar bizim Kıbrıs Ada’sının önüne konulan bir sıfat. Şimdi bazen yalnızca meraktan sorduğumuz “Yeşil Kıbrıs” derken? Ben o Kıbrıs’ın yeşil olduğu dönemde yaşamak isterdim. Yeşilin planlı oluşturulduğu…Yeşilin sermayeye değil, doğaya hizmet ettiği. 

Ekoloji ve ekonomi arasındaki denge çok hassas bir terazide bir o yana bir bu yana diye yazmak isterdim. Ama ne fayda? Dünyanın haline bakacak olursak terazi hep ekonomiden yana vurur oldu. Peki, nerede bunun sınırı? Denge nerede? Yok! Ekonomi gelişmesin, yaşasın yeşilin gücü falan da demeyeceğim. Ama yeşilin dengesi bozuldukça başımıza gelecek olanlarında bilinci içerisinde hareket etmemiz gerekmektedir. Zaten ne çekiyorsak hep bu yeşillerden…Şimdi zamanında parayı bulan muhterem şahıslar, bugünün sistemini görseler…Bin pişman olurlardı. Nerden çıktı bu sistem?Yeşil hâkimiyeti… Geri de dönemeyiz…Deyip deyip hayıflanırlardı kesin. Sistemdeki yeşil kağıtlar değerine değer katarken ne olur diğer kağıtların hali? Ne olur yeşil siyasal düşünce? Onlar da başka başka renkler bulsunlar değil mi ama?

Dışarıda güneş, kuşlar cıvıldaşmaya başladı. Mart dokuzu kapıda…Yansın mangallar, piknikler eğlenceler.Aman geride kalan iki ormanı da biz yakmasak, dikkatlice davransak. Biraz sorumluluk taşısak.Cemrenin ilk toprağa düşüşü… Düştü diyorlar. Düşeni sahi kim görmüş? Çelimsiz otların bilerengi sarıdan yeşile dönmüş. Dahası yeşilin bile siyaseti olmuş. Tarlalar dolmuş. Yeşilin üzerinden siyaset, siyasette yeşiller. Yeşilin üstünden siyaset, sitemdeki tüm canlı varlıklar üzerinden siyaset yapmak demektir de siyasetini yaparsan yeşilin çatışma kaçınılmazdır.

Bana sorarsanız yeşil, trafik ışıklarında olduğu gibi her zaman insana geçiş hakkı vermez. Dikkatli olmak gerek. Yeşil deyip geçmeyeceksin… Yeşilin her haline dikkat edeceksin. Yeşil üzerinden siyasete, siyasete yeşili alet etmeyeceksin.Yok ben yine de yaparım dersen yeşile boyun eğmen gerektiğini de bileceksin. Ne doğa, ne de uluslararası sermaye rengini kaptırmamakta kararlı. Uluslararası sermayeyi bilmem ama Kıbrıslıda bir umuttur “Yeşil Ada”, bir umut yeşeren dağlarda, ovalarda…Bahara merhaba…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
10 Aralık 2018, Pazartesi    İyi ki doğdun Kıbrıs Postası…
8 Aralık 2018, Cumartesi    Hele bir yaraları saralım, acımızı yaşayalım… sonra didişmeye devam ederiz…
6 Aralık 2018, Perşembe    Engelleyemeyiz ama yönetiriz
4 Aralık 2018, Salı    Naylondan konular değil bunlar
1 Aralık 2018, Cumartesi    Planlamada süreçler…
27 Kasım 2018, Salı    Emirname’yi anlayan bize de anlatsın… diyorlar
24 Kasım 2018, Cumartesi    “Ama”sız planlama…
22 Kasım 2018, Perşembe    Kentler; siyasetçi, plancı ve halk üçgeninde
20 Kasım 2018, Salı    Lefke… 1. Lefke Kent Sempozyumu
17 Kasım 2018, Cumartesi    Acı, tatlı günlerimiz oldu… Bu topraklar üstünde

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

İyi ki doğdun Kıbrıs Postası…
Doç Dr Deniz İşçioğlu | 10 Aralık 2018, Pazartesi
Bir çocuğun hayata merhaba demesi için zorlu ve meşakatli bir süre gerek… Çocuk doğduktan sonraki süreç de bir o kadar zordur… Çocuk topluma bir armağan… özellikle de iyi yetişmiş, bilgi ile donatılmış… kendi ayakları...
Hele bir yaraları saralım, acımızı yaşayalım… sonra didişmeye devam ederiz…
Doç Dr Deniz İşçioğlu | 8 Aralık 2018, Cumartesi
Afet sonrası bir dönem… eğer afet vurmaya devam etmeyecekse… Bugün politika yapmayalım… siyasetten dem vurmayalım… bu gün o gün değildir…
Suçlama ve afet üzerinden politika yapmak ve didişmek afet sonrası yapılması g...
Engelleyemeyiz ama yönetiriz
Doç Dr Deniz İşçioğlu | 6 Aralık 2018, Perşembe
Engelleyemeyiz ama yönetiriz
Afeti yönetmek zordur derler… Afet bu… Acil durum. Beklenmedikse, hazırlıksız… Daha da zordur… Doğanın şakası yoktur… Kimi der ki, doğa, kendine yapılanlardan dolayı intikam alır… Kimi bi...