Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç Dr Deniz İşçioğlu | 17 Temmuz 2018, Salı

Kıbrıs Konusu: Medcezir…

Paylaş  
16
12
16

İngiltere’de ‘Diplomatik Çalışmalar’ üzerine yükesek lisansımı yaptığım yıl, Kıbrıs’ta 2004 referandumunun yapıldığı döneme denk gelir. Kıbrıs’ta kalıcı bir anlaşma çabaları bir kez daha sular altında kalmıştı…

Artık uluslararası toplum Kıbrıs Türklerinden kaynaklanan bir sorun olmadığını görecek diye kendimize güvendiğimiz bir dönemdi…

Evet belki her dönemde, evimizi toparlamalıyız, süpürmeliyiz, biz bize bakmalıyız, kendi içimizdeki sorunlara yoğunlaşmalıyız söylemlerini doğru bulsak da… bu konuda toplumda büyük bir ayırım hala var olmaktadır…

Kıbrıs Adası’nın yönetiminin bir şemsiye altında olması gerektiği konusunda da ciddi görüşler vardır. Biz içimizde bu konuyu tam olarak çözebilmiş değiliz… KKTC sonsuza kadar… veya Ada’da adını koyabileceğiniz bir çözüm… Bu konular, mevcut sistemimizde bunca soruna rağmen hala da devam ediyor… Ne görüşmelere bir dur diyebiliyoruz, ne de KKTC’ye top yekün sahip çıkabiliyoruz. Burada ifade etmek istediğim, toplum olarak, yok arkadaş birleşik Kıbrıs falan yok biz KKTC’yi tanıtacağız…diye toplum olarak tek bir ses çıkaramıyoruz. Süpürgelere sıkıca sarılamıyoruz…

Belki bizim de aklımız karışık… Hangisi doğru diye? Kıbrıs görüşmeleri bir medcezir edasıyla… bir gelip bir gidiyor… Doğaldır ki, bize de toplum olarak hey heyler geliyor…Kızıyoruz…Ama bitti de diyemiyoruz, ya da demiyoruz. Umut gönlümün ekmeği umar ha umar umar…Hadi KKTC için seferber olalım desek…bir ortak görüş elde edebilir miyiz?...

Siyasal görüşlerde ve memleket menfaatlerinde salt doğrular ve yanlışlar yoktur. Ama kollektif bir belleğimiz var toplum olarak… Zira Ada’da ne yaşanmışsa hep beraber yaşadık…Yaşamadıklarımızı da yaşayanlardan dinledik… Kimseyi kolayca görüşlerinden ötürü eleştiremeyiz…Yeter ki toplum menfaati sözkonusu olsun… Kimi çözümü sağdan görür, kimi soldan…yol ayni yoldur…belki parallel ama iki yolun sonunda da sonuç toplumun refahına çıkar… çıkmalı…toplumun menfaatine…En azından yolu inanarak yürüyenler bunu böyle görür…

Şimdi İngiliz diplomasisi oldukça gelişmiştir. Dipolmasi eğitimimde aldığım bilgiler Kıbrıs görüşmelerindeki uygulamalarla paraleldir asında... Diplomaside teori ve pratik arasında büyük uçurumlar yoktur…Yeterki taraflar net olsun… Bir taraf kaçak oynarsa…piramitin tüm parçaları yeniden ve yeniden kurulmaya muhtaç bırakılır… Arabulucuk konusu ise baştan başa bir sanattır…Birçok faktör devreye girer… İşler daha da karışır… Şimdi ben Ada’da kalıcı bir anlaşma olmasın demiyorum ama yıllardır süren sorunları, mevcut durumu gördükçe olacaktır da diyemiyorum… KKTC tanınsın…Toplum olarak el birliği ile bu hedef için çalışmayalım demiyorum…ama mevcut sorunları gördükçe de sorunun süpergede olmadığını görebiliyorum.

Bizim yurtta biz beş kız bir evi paylaşırdık… Tıpkı laz fıkralarındaki gibi… Biri İngiliz, biri Çinli, biri Hint, biri Yunanlı bir de ben… Hintli eve hiç gelmezdi…İngiliz bizimle ilgilenmezdi, Çinli odasından çıkmaz yemeğini bile odasında yer tüm gün çalışırdı…

Yunanlı, sevgili arkadaşım Penny ve ben tüm günü birlikte geçirirdik…Aşağı kata bir Ürdünlü arakadaşımız vardı… Aşraf… Biz her gün kavga ederdik…Sırf bir kahve yüzünden…Ben Türk kahvesi içelim derken… Onlardan biri ısrarla Yunan kahvesi diğeri de Arab kahvesi diye…diye söylenirlerdi…

Sonuçta bir cezvede üç kahve yapardık… en köpüklüsünden…içerken de kahvenin adı üzerine söylenmeye devam ederdik… Hergün ama hergün bu konu tekrarlanır biz kahveleri içmeye devam ederdik… Yeter ki niyet kahve içmek olsun…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
15 Ocak 2019, Salı    Havalar da… Aman Üşütmeyelim…
12 Ocak 2019, Cumartesi    Acı, çok acı...
10 Ocak 2019, Perşembe    “Şiddet”i güç sananlardan…Toplumsal travmaya, güven duygusunu kaybediyoruz… Uyanın
7 Ocak 2019, Pazartesi    Cumhurbaşkanlığı Seçimi için…
29 Aralık 2018, Cumartesi    2018’den… 2019’a Alaaddin’in Sihirli Lambası
27 Aralık 2018, Perşembe    Yaşadıklarımızdan öğrendiğimiz…
25 Aralık 2018, Salı    İyi yönetilmek bir haktır…
22 Aralık 2018, Cumartesi    Bu yeni moda
18 Aralık 2018, Salı    Avrupa’nın mekansal planlama yaklaşımı
15 Aralık 2018, Cumartesi    Emirnameler yasal... Çağdaş bir yöntem olup olmadığını tartışalım...

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Havalar da… Aman Üşütmeyelim…
Doç Dr Deniz İşçioğlu | 15 Ocak 2019, Salı
Havalar da… Aman Üşütmeyelim…
Havalar soğudu. En tehlikelisi üşütmek. Gerçek anlamda bir soğuma. İroni yapmıyorum. İçimiz, dışımız üşüyor. Hava soğuyunca, insanlar pek bir şaşırdı. Buralar böyle soğumazdı eskiden. Şi...
Acı, çok acı...
Doç Dr Deniz İşçioğlu | 12 Ocak 2019, Cumartesi
Acı, çok acı…
Bitmek bilmeyen şiddete karşı, bitmeyen bir karşı direnç gösterirsek.Şiddeti normalleştirmenin önüne büyük bir set çekmiş oluruz. Biz şiddeti normal gören bir toplum değiliz… Hiçbir şeklini kabul edemey...
“Şiddet”i güç sananlardan…Toplumsal travmaya, güven duygusunu kaybediyoruz… U...
Doç Dr Deniz İşçioğlu | 10 Ocak 2019, Perşembe
“Şiddet”i güç sananlardan…Toplumsal travmaya, güven duygusunu kaybediyoruz… Uyanın
“Şiddet” kavramsal olarak bile günümüze yakışmıyor… İnsan hakları, hayvan hakları, çocuk hakları, yaşlı hakları… diye diye… övündüğüm...