Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç Dr Deniz İşçioğlu | 13 Mart 2019, Çarşamba

Belirsizlikler dönemi değişimin habercisidir...

Paylaş  
26
23
25

Uluslararası düzende ne zaman bir belirsizlik havası egemen olsa… çağ belirsizlik çağı olarak adlandırılır… ve bu sürecin bilindik sonu değişimin ta kendisidir… Beklenen sonlara her defasında şaşıran toplumlar vardır… Çünkü toplum da durmadan değişir… Belki de değiştirilir…

Her dönemin kendine has simgeleri vardır… Sistemler her zaman, zamanın gereklilikleri üzerine kurulur… Bugünün doğrusu yarının en yanlış hamlesidir. Bazen değişimi bir siyasetçi bağıra bağıra haykırır… Bazen de değişim toplumun eli ile oluşur… en azından toplum buna inandırılır…

Ama tüm senaryolarda ve değişim süreçlerinde değişim durdurulamaz…

Dünyanın bu hale gelmesi de toplumların hatta devletlerin bu yapıda olması dabizim tercihimizdir sloganı ile ikna edildik…avcılık toplayıcılıktan...iki kutuplu dünyaya… büyük imparatorluğa… Düz küresel sistemden… bakalım nerelere…

Düzenden memnuniyetsiz olanlar… düzen içerisinde en temel görevleri üstlenenlerdir… Bir belirsizlik ortamında en çok ses çıkaranlar, değişim içerisindeki rolleri hemen kaparlar…

Bugün teknolojinin kendi başına bir güç yaratması ve oluşturması… stratejik sektörlerin hala devletlerin elinde olabilmesi için verilen mücadeleden kimlerin kazançlı çıkacağını bilinmez bir hale getiriyor… Sistemden beslenen bir siyaset hep var olmuştur…

Bir günde enerji sorunu büyük bir güvenlik sorununa dönüşebiliyorsa… Tehditler yaratılıyorsa… Bir sabah bir umutla uyandığın toplumda, akşamı korku ile rüyaya dalıyorsan… Sabah olması için sistemin değişmesi gerekmektedir demektir…

Toplumdaki ve sistemdeki değişimlerin neler olabileceği konuşulmaya başlandığında ise, o kadar farklı istekler ve radikal söylemler ortaya çıkar ki, olması gereken, beklenen değişimler özenle araya kaynatılır, değersizleştirilir… Artık mevzunun ne olduğunu toplum bile hatırlamaz hale gelir… Bir belirsizlik dönemi artık sahnede yerini alır… Zil çalsa değişim başlayacaktır…

Yapısal tartışmalara bakıldığında… tüm devletler bir saldırı altındadır… Özellikle küreselleşme ile birlikte savaş daha da şiddetli bir hal almıştır. Savaşın yeni yeni aktörleri vardır… Oyuncular anlık değişimler gösterebilmekle beraber, sahnenin bir iyi bir de kötü adamı herzaman vardır…

Demokratikleşme, sivilleşme, şeffaflık, katılım gibi yeni kavramlarla sivil toplum, devlet, uluslararası aktörler, vb. yerlerini alır… alanlarını belirler… HER SİSTEMİN KENDİ ŞARTLARI VARDIR…. Oynamam olmaz… kabul görmez… toplum özenle değişime hazırlanır…

Bu değişimin her bir saniyesinden faydalananlar vardır. Belirsizlik anlarında değil ama sistem değişikliklerinde, Devletler de kendi kabuğuna çekilmeyi tercih edebilir…

Savaşlar, artık gerçek geleneksel savaşların ötesinde…. ekonomik, sosyal, kültürel…gibi isimleri alırken… devletler, devlet olabilmek için küresel ekonominin temsilcileri ile masaya oturmak zorunda kalırlar… o gün değişim için zil belkide çalmıştır…

Enerji ve enerjinin çevresine yapışmış sektörler… Kıbrıs görüşmeleri, KKTC gerçeği, nüfus konusu, kamu reform, belediyecilik sorunları, elektrik faturaları, patates fiyatları,  özelleştirmeler, hükümetin durumu, cumhurbaşkanlığı seçimi derken… biz müziğin sesini fazla açmış olmayalım… zira zili duymadık... ama bir belirsizlik dönemi de yaşanıyor...

Dünyada durum böyle, bizde böyle iken… zil sesine dikkat edip de kulak kabartalım… ne de olsa dünyada pişer bize de düşer… ya da bu kez değişim bizde pişer belli mi olur… dünyaya da düşer…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Mart 2019, Salı    Zam var mı zam...
16 Mart 2019, Cumartesi    Sil baştan yaşama şansı...
9 Mart 2019, Cumartesi    Hepsi bu ‘mış’ gibi yaşayışlarımızdan...
6 Mart 2019, Çarşamba    Nüfusu bilsek gerisi tamam
21 Şubat 2019, Perşembe    2019 reform yılı olursa...
19 Şubat 2019, Salı    "Bitmeyen" belediyecilik sorunu...
16 Şubat 2019, Cumartesi    Kent Notları: Avusturya’nın gözdesi Hallstatt
14 Şubat 2019, Perşembe    Kent Notları II: Viyana
12 Şubat 2019, Salı    Kent Notları I: Viyana
2 Şubat 2019, Cumartesi    “Başarı” ile içi dolu “mutluluk”...

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Zam var mı zam...
Doç Dr Deniz İşçioğlu | 19 Mart 2019, Salı
Zam var mı zam…
Zamlara alıştık desek yeridir… Artık ilk günkü kadar tepki vermiyoruz… Battı balık yan gider misali… Yine mi? deyip geçiyoruz… Diyoruz demesine de acısını zamlarla baş edenler bilir… Yaşam zor her geç...
Sil baştan yaşama şansı...
Doç Dr Deniz İşçioğlu | 16 Mart 2019, Cumartesi
Sil baştan yaşama şansı...
Sil baştan yaşama şansım olsaydı eğer… Oturup saymazdım eski yanlışlarımı diyor şair…
Oturup saymayalım eski yanlışları da… Ne yapalım… Bu dersleri kim çıkaracak… kim geleceğe bir ışık tut...
Hepsi bu ‘mış’ gibi yaşayışlarımızdan...
Doç Dr Deniz İşçioğlu | 9 Mart 2019, Cumartesi
Hepsi bu ‘mış’ gibi yaşayışlarımızdan...
İnsanın başına ne gelirse kendinden gelir derler… Toplumlarda da öyledir… Yaptıklarımız kadar, yapmadıklarımız, yapamadıklarımız var… Fakat en tehlikelisi yaparmış gibi yaşayı...