Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç. Dr. Deniz İşçioğlu | 4 Mayıs 2019, Cumartesi

Kavala Kurabiyesi tadında: Edirne kent notları...

Paylaş  
10
5
10

Geçtiğimiz hafta Trakya Üniversitesi’nin düzenlemiş olduğu bir toplantı için yolum Edirne’ye düştü... Edirne’ye yolculuk İstanbul Yeni Havalimanından başlıyor… Üzerine makaleler yazılan, araştırmalar yapılan uzun uzun tartışılan havalimanı… İstanbul merkeze uzaktı, yakındı… Yapıldığı bölge ve alan… Alanın ihtişamı… Uzun bir süre gündemi meşgul etti… Havalimanını gördüğüm kadarı ile daha da gündemi meşgul edeceğe benziyor…

Edirne, İstanbul Yeni Havalimanı arası yaklaşık iki buçuk saat… Karışık bir trafiğe yakalanmadan Edirne yoluna ayrılabiliyorsun… Edirne’ye vardığımda, kent ile ilgili pek bir şey bilmiyordum… Kulaktan dolma bilgilerim vardı… Ne yalan söyleyeyim bu kadar güzel ve gelişmiş olacağını da tahmin etmiyordum…

Daha yolda giderken… Beraber olduğumuz hocalarımdan Edirne ciğerinin metnini duydum… Şans bu ya, bu aralar burada da ciğer festivali yapılıyormuş… İnce yaprak gibi kesilmiş ciğerler kızgın yağa atılıyor… Kızartılıyor… Üzerine kimyon… Ekmekleri pasta kıvamında lezzetten sürekli yemek istiyorsun… Ve acı kırmızı biber… Muhteşem bir üçlü yaratıyor…

Edirne, “sultanların şehri, şehirlerin sultanı” diye anılıyor… Osman İmparatorluğu’nun doksan iki yıllık başkenti… Kentin, Balkanların en iyisi olabilmek için önemli bir iddiası var… Kent markalaşmasını balkanların en iyisi olmak üzerine kurmuş… Bunun için de büyük bir çaba harcanıyor…

Kent merkezi cıvıl cıvıldı… Bando ekibi tüm kente büyük bir enerji yayıyordu… Ağaçların altında, geniş meydanda çay bahçesi… Gün batımında Meriç köprüsü… İnsana büyük bir huzur veriyor… Kent tam bir öğrenci şehri… Güvenli ve huzurlu… Her şeyden önemlisi insanların yüzü gülüyor…

Kırkpınar Saray içiEr meydanı, geleneksel Kırkpınar yağlı güreşlerinin yapıldığı meydan… Nam salmış güreşçilerin anıtları ile birlikte… Oldukça gösterişliydi… Sultan II. Bayezid Külliyesi, Sağlık Müzesi beni en çok etkileyen mekanlardan biri olmuştur… Orası hem bir eğitim merkezi hem de bir hastane… Zamanında su ve müzik ile hasta tedavileri uygulanıyormuş… Yem yeşil… Evcil hayvanlar özgürce orta alanda dolaşıyor… Hasta odaları, öğrenci çalışma odaları, uygulama odaları bu gün bile çağdaş… Orada büyük bir huzur var…

Edirne’nin değerlisi… Selimiye Camisi… Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği… Büyüleyiciydi… Turist akınına uğramış… Gösterişli ve bir o kadar da samimi bir mekan… Bizim Kıbrıs’taki  Selimiye’ye benzer mi? bilemedim… Sanırım Edirne’deki Selimiye pek de bir mukayese kaldırmaz…

Şimdi, yazının başında bir toplantı için gittiğim Edirne diye başlayıp toplantıdan hiçbir şey bahsetmeden kenti anlatıp durdum… Toplantı notları bir sonraki yazıya kalsın… Çünkü toplantı notlarında benim memleketim adına diyecek çokça şeyim var… Çıkarılması gereken sonuçlar var…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
5 Temmuz 2019, Cuma    Maraş ve mekan tartışması...
28 Haziran 2019, Cuma    Çevrenin sınırları...
25 Haziran 2019, Salı    Doğu Akdeniz'de güç dengesi...
20 Haziran 2019, Perşembe    Kent üstüne siyaset yapılsın
8 Haziran 2019, Cumartesi    Sihirli değnek...
31 Mayıs 2019, Cuma    Biz birbirimizi biliriz...
20 Mayıs 2019, Pazartesi    Kısa bir süreç analizi: Hükümet kurmak bir sorumluluktur
15 Mayıs 2019, Çarşamba    Hükümet işi: Görüşmeler başladı
11 Mayıs 2019, Cumartesi    Hükümet işi: İstikrar ve güven
9 Mayıs 2019, Perşembe    Faturalar çıktı...

banner
banner
banner
banner
banner

Maraş ve mekan tartışması...
Doç. Dr. Deniz İşçioğlu | 5 Temmuz 2019, Cuma
Maraş siyasal tartışmaların ötesinde bir mekan tartışmasıdır…
Maraş hep siyasal söylemlerle gündeme gelen bir kent olmuştur… Elbette ki kentin siyasal boyutu göz ardı edilemez… Fakat siyasal boyutunun yanında mekânsa...
Çevrenin sınırları...
Doç. Dr. Deniz İşçioğlu | 28 Haziran 2019, Cuma
Çevre politikaları ile ilgilenmemiz için muhakkak bir çevre sorunu ile karşılaşmamız beklenmektedir. En azından bizim gibi gelişmekte olan toplumlarda böyledir… Ne de olsa daha büyük sorunlarımız vardır… Onun adını da...
Doğu Akdeniz'de güç dengesi...
Doç. Dr. Deniz İşçioğlu | 25 Haziran 2019, Salı
Doğu Akdeniz’de güç dengesi… Yeniden kurulmak isteniyormuş… Güç, devletlerin bazen tek başlarına bazen de müttefikleri ile başarabildikleri bir kavram… Öyle eskiden topla tüfekle… Şimdilerde teknoloji ve güçlü ekonomi...