Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Şukufe HANSEL | 6 Mayıs 2018, Pazar

Güvenlik - garantiler derken?

Paylaş  
15
2
15

Benden üç yaş büyük ağabeyimle sokakta arkadaşlarımızla oyun oynarken ve bir türlü oyuna doyamazken eve sokmak için canını yiyen annem, zaman zaman “çığlık” atmak zorunda  kalıyordu…

Çocukluğum ya Lefkoşa’da ya  da Ayyorgi’de hep sokakta oynayarak geçti.

Kervansaray’da, Köşklüçiftlik’te arkadaşlarımla hep sokakta oynadık.

Belki de üç yaşındayken, yanımızda bir veli veya büyüğümüz olmadan, Kervansaray’da ağabeyimle ikimiz veya mahalleden çocuklarla denize girebiliyorduk.

Mutluyduk. Eğleniyorduk. Ancak hepsinden önemlisi güvenlik  diye bir endişemiz yoktu.

Ailemiz, anne ve babamız bizim sokakta güvende olduğumuzdan emindi.

Şimdilerde, çocukların elektronik oyun bağımlılığı hep gündemimizde.

Onları, teknolojinin kurbanları olarak gören de çok.

Örneğin, Türkiye’de veya ülkemizde, çocukların elektronik oyun, cep telefonu veya bilgisayar bağımlılığı sürekli tartışılmaktadır.

Hepimiz hemfikiriz ki, teknolojinin yaygınlaşması sokakta oynayan çocukları eve tıkarak sosyal yaşamı neredeyse öldürdü.

Eskiden bizim annelerimiz, çocuklarını nasıl eve sokacaklarının telaşındayken, artık bizim nesil anneler, çocuklarımızı sokağa nasıl çıkartırız derdine düştü.

Evet, çocuklar elektronik bağımlılık nedeniyle sokağa çıkmıyor.

Ama bundan daha da önemlisi, bu ülke artık sokak güvenliğini yitirmiş durumdadır.

Sokaklar, hiç tanımadığımız, ne konuştuklarını anlamadığımız, ne maksatla bu ülkede olduğu konusunda ciddi şüphelerimizin olduğu insanlarla dolu bir noktaya gelmiştir.

Kimse, çocuğunu evinin önüne dahi bırakmıyor.

Hatta özellikle Lefkoşa’da evin bahçesinde bile oyun oynayan çocuk görmek imkansız hale geldi.

Bundan birkaç yıl önce sırtında büyük bir torba, çok garip sayılan bir kıyafetle dolaşan bir kadını, o günlerde dokuz yaşında olan oğlumla kendi bahçemizde oyun oynadığı esnada konuşmaya çalışırken işittim. Çıkıp “buyurun, ne istemiştiniz?” diye seslendiğimde ise kadın çok hızlı adımlarla hatta koşarak kaçmaya başladı. Kimseyle ilgili ön yargım yoktur ama ne yalan söyleyeyim kadının görüntüsü beni ürküttü.

Haliyle tedirgin oldum. Hatta çok tedirgin oldum. Oğlumu günlerce bahçemizde tek başına bir saniye bile rahat bırakamadım.

Oğluma, kadının kendisine ne söylediğini  sorduğum zaman, “anne ne dediğini anlamadım, garip bir konuşması vardı” yanıtını aldım.

O günden beri, hep tedirginiz.

Evin bahçesi bile güvende değildir diye düşünüyorum.

Geçtiğimiz yıl bir arkadaşımızın 11 yaşındaki kız çocuğu, okul çıkışı resmen bir şekilde kandırılıp, kaçırılmak istendi. Adamın biri, “kızım seni eve ben götüreceğim, baban böyle söyledi” dedi. Çok şükür çocuk zekice bir tavırla, “babasının adını” sordu. Adam, uzaklaşmak zorunda kaldı.

Bu gibi olaylar, ne yazık ki kapatılıyor ve bu olayları konuşmuyoruz.

Ancak, hepimiz farkındayız ki, sokaklar güvenli değildir.

Okullar hiç güvenli değildir.

Tüm okulların, çevresinde duvarlar olmalıdır. Giriş çıkış güvenliği için daha titiz davranılmalı ve de güvenlik önlemleri artırılmalıdır.

Uyuşturucu ciddi anlamda yaygınlaşmıştır.

Her dileyen, her okula çok rahat ulaşabilir haldedir.

Özellikle ne acıdır ki devlet okulları çok daha güvensizdir.

Hükümetin bu konuya da ciddi şekilde eğilmesi, çocukların ve gençlerin daha sağlıklı ve daha güvenli sosyalleşebilmeleri adına projeler geliştirmesi gerekmektedir.

Kıbrıs sorunu ile ilgili tartışmalar yoğunlaştığı zaman, toplumumuzun güvenliği, “güvenlik ve garantiler” adıyla hep gündeme geliyor...

Evlatlarımız güvende değildir!

Önce bunu halledelim.

Sonrasında toplumu garantiye de alırız, güvenliğini de sağlarız.

Eminim herkes için en önemli konu evlatlarımızın güvenliğidir.

Türkiye’de bir çatışmada şehit düşen askerin annesi, “10 çocuğum olsa, onu da vatana feda olsun” gibi bir laf etmişti. Şehitlere Allah’tan rahmet, ailelerine sabır dilerim. Saygım sonsuz ama ben o düşüncede değilim. Vatan çocuklarımıza feda olmalı. Çocuklarımız vatana değil.

Önce onları çok daha sağlıklı ve güvenli ortamlarda yetiştirmenin yollarını bulalım, sokaklarımızı, ülkemizi daha güvenli, uyuşturucudan, bet ofislerden arındıralım; daha sonra devletin güvenliğine de gerekirse bakarız.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
0
 
0
 
2
 
0
 
1
 
2
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
10 Haziran 2018, Pazar    Herkes yaşadığı yere baksın!
3 Haziran 2018, Pazar    Sanki!
27 Mayıs 2018, Pazar    Kim demişse halt etmiş
13 Mayıs 2018, Pazar    Çevre, algı, mahalle, baskı!
29 Nisan 2018, Pazar    Parmağınla (bir kiri) işaret etmeden önce, ellerinin temiz olduğundan emin ol!
22 Nisan 2018, Pazar    İnternet tehlikesi ve çocuklarımız
15 Nisan 2018, Pazar    Her şeye rağmen hayatın tadını çıkarmak lazım
8 Nisan 2018, Pazar    Mobbing konusuna devam
1 Nisan 2018, Pazar    Nasıl bir tatmin yaşanmaktadır!

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Herkes yaşadığı yere baksın!
Şukufe HANSEL | 10 Haziran 2018, Pazar
Her vatandaş kendi yaşam sürdüğü bölgede oy kullanmalıdır.
Önümüzde yerel seçimler var.
Lefkoşa’da yaşam süren, işi Lefkoşa’da olan birinin, Girne’de veya Mağusa’da oy kullanmasını doğru bulmuyorum.
Kimse, hiç bir ...
Sanki!
Şukufe HANSEL | 3 Haziran 2018, Pazar
• Günümüzde insanların çok büyük bir bölümü başarılı olanları takdir etmiyor.
• Kıskanıyor ve muhakkak bir çamur bulaştırmaya çalışıyor. Torpilliydi, hırsızlık yaptı, uyuşturucu sattı da zengin oldu gibi...
 
Daha ...
Kim demişse halt etmiş
Şukufe HANSEL | 27 Mayıs 2018, Pazar
Kim demiş memleket fakirleşti diye?
Sosyal medyada, herkes yemede, içmede, gezmede...
Kim demiş döviz tavan oldu, alım gücü bitti diye?
Herkes yatında, katında, Avrupa sathında...
Kim demiş dövize çare yok diye ?
...