Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Berzah GÜNEŞ | 14 Nisan 2018, Cumartesi

Neden boşanıyoruz?

Paylaş  
44
53
46

Uzun zamandır çağımızın özelliklerinden bahsederken liste başını çeken başlık ‘tüketim’ kelimesi oluyor.

Uzun yıllardır, tüketici, tüketim çağı, hazır giyim, ayaküstü yiyecekler ve daha birçok bize kolay gelen şeylerden yana tercihlerde bulunuyoruz.

Bu kısır döngü gün geçtikçe kendi içinde ilerleme kaydediyor ve sonuç bizi neredeyse hiç bir şey yapmamaya doğru itiyor.

İnsanoğlu Adem ve Havva’dan bu yana beden gücünü kullanmış, üretmiş, tasarlamış, gelişmiş, evrilmiş ve bunu mental olarak da destekleyerek günümüze erişmiştir. Fakat günümüz gelişmişliğinin verdiği erişilebilirlik bizi haz alma ve kıymetli olma durumundan sanki uzaklaştırıyor.

Üzerinde uzun uzun konuşulacak bir konu olan ‘insan ilişkileri’ de bu tüketici halimizden zarar görüyor.

Yakın zamanlı araştırmalar boşanmaların son derece arttığını tespit etti.

Peki neden boşanıyoruz?

Aldatma, beğenilmek, istenilmek gibi motive edici etkenlerin düşüşü, eşlerden birinde hastalık, üçüncü şahsa ilgi aktarımı gibi listeyi uzatabiliriz ancak her şeyin kolay elde edilebilirliği, sosyal medyanın gücü, nefsi isteklere çarçabuk cevap bulunabilmesi, bizi gerçek ilişkiler yaşamaktan uzaklaştırıyor.

10 yıl önce boşanma sebebi olmayan nedenler, şimdilerde affedilemez gerekçeler olabiliyor.

Erken ya da genç yaşta yapılan evlilikler, din ve mezhep farklılıkları, tüketim toplumu olmanın ilişkilere verdiği hasar, kadın erkek rollerinin birbirine karışması, eşler arası iletişimsizlik, öz bakım eksiklikleri, aşırı kıskançlık ve sosyal medya aldatmaları, eşlerden birinde alkol, uyuşturucu ya da kumar bağımlılıkları, aile büyükleri ile aynı ortamda yaşamak, ekonomik sebepler ve sadece cinsellik için evlenmiş olmak boşanmaların başlıca sebepleridir.

Her ilişki başlangıçta, içinde bir bilinmezlik olduğundan çekicidir.

Bu gizem kişileri yakınlaştırır ancak ilişkinin ömrünü belirleyen kişilerin uyumudur.

Evliliğin başlamasına karar verildiğinde kadın ya da erkek olarak bu ilişkinin dinamikleri iyi belirlenmelidir.

Doğru ilişki yaşadığımızdan tam anlamıyla emin olduktan sonra evliliğe adım atmak çok önemlidir.

Evlilik başladıktan sonra ‘değişecek’, ‘yoluna girecek’, ‘çözümlenecek’ gibi önsezilerle bilinmezliklerle yola çıkılmamalıdır.

Hayatınıza devam etmek istediğiniz kişi, evlendiğinizde de aynı kişi olarak sizinle ilişki sürdürmeye devam edecektir.

Kişiler arası uyum evlilik sonrası yakalanmayacağından, tanışma aşamasında kişilerin birbirlerinden beklentileri açık bir dille belirtilmelidir.

Görsellik ve çekim odaklı ilişkilerin ömürlerinin kısa olduğunu bildiğimizden, eş seçtiğimiz kişi öncelikle en yakın arkadaşımız olabilmelidir.

Çoğalmak, birbirini temsil etmek, bütünleşmek, aile olabilmek, sevgi, saygı ve sadakat zemini üzerinde bir çerçeve oluşturulmalıdır.

Evliliğin temel amacı bir elmanın yarısı olmak değil, iki ayrı elma olarak yola bir bütün halinde devam edebilmektir.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
8
 
0
 
3
 
0
 
0
 
1
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
10 Haziran 2018, Pazar    Antisosyal Kişilikler...
3 Haziran 2018, Pazar    Gündemin Etkisi...
27 Mayıs 2018, Pazar    Bağımlılıklar...
20 Mayıs 2018, Pazar    En sık görülen psikolojik sorunlar biri: Bipolar bozukluk!
13 Mayıs 2018, Pazar    Rekabet etmek zorunda mıyım?
6 Mayıs 2018, Pazar    Kayıp ve yas denildiğinde ne anlıyoruz?
30 Nisan 2018, Pazartesi    Neden psikoloğa ihtiyaç duyarız?
22 Nisan 2018, Pazar    Kaygılar Bize Neler Yapıyor?

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Antisosyal Kişilikler...
Berzah GÜNEŞ | 10 Haziran 2018, Pazar
Antisosyal kişilik bozukluğu, 15 yaş itibariyle belirli semptomlar göstermekle birlikte, diğer kişilerin haklarını ihlal eden kalıcı bir şekilde karakterize bir bozukluktur. Bu bozukluk, kolay bir şekilde kavgaya başl...
Gündemin Etkisi...
Berzah GÜNEŞ | 3 Haziran 2018, Pazar
• Bir annenin öz oğlunu katlettiği bir sosyal yaşamda nelerin düzgün gitmediğini, insanımızı nelerin bu hale getirdiğini sorgulamak en büyük değer olmalıdır…
Her gün binlerce düşünce beynimizden akıp gidiyor. Bazen o...
Bağımlılıklar...
Berzah GÜNEŞ | 27 Mayıs 2018, Pazar
Bağımlılık deyince aklımıza ilk gelen çağrışımlar tabii ki madde bağımlılıkları oluyor. Bu aslında bedenimizi ilgilendiren hap, tütün, sıvı ve benzeri kimyasallarla oluşuyor ve bizi bağımlı hale getiriyor. Bağımlılıkl...