Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Berzah GÜNEŞ | 22 Nisan 2018, Pazar

Kaygılar Bize Neler Yapıyor?

Paylaş  
18
15
17

Her duygu bizler için… Mutluluk, üzüntü, heyecan, kızgınlık, endişe… Kaygı da bunlardan biri ancak dozajı oldukça önemlidir. Kaygı kelimesi kulağa rahatsız edici gelse de her zaman kötü bir şey değildir. Stres altında dikkatinizi odaklamanıza ve motive olmanıza yardımcı olur. Ama ne zaman ki telaş ve korku yaşamınıza engel olmaya başlarsa, işte o zaman probleminiz var demektir. İyi haber ise aslında çözümsüz olmayan ve tedavisi zor olan bir durum değildir. Kaygınızı kontrol altında tutabilmek ve hayatınızın kontrolünü yeniden elinize alabilmek için yapabileceğiniz birçok çözüm yolu var.

Kaygı vücudumuzun tehlikeye verdiği doğal bir yanıttır. Baskı altında ya da stresli bir durumla karşılaşıldığında endişelenmek, gergin hissetmek ve korkmak normaldir. Sağlıklı kaygı bizim dikkatimizi odaklamamızı ve uyanık kalmamızı kolaylaştırır, harekete geçirir ve problemlerimizi çözebilmemiz için motivasyon sağlar. Fakat kaygı yaşamınızı ve ilişkilerinizi etkilemeye başladıysa bu sizin normal kaygı çizgisini aştığınızı ve kaygı bozukluğunun sınırlarına girdiğinizi gösterir.  

Kaygı bir histen daha fazlasıdır. Bedenin savaş ya da kaç tepkisine bağlı olarak anksiyete birçok fiziksel belirtiyi içerir. Bu fiziksel belirtiler nedeniyle birçok kişi anksiyete hastaları bu durumun medikal bir hastalık olduğunu düşünürler. Anksiyete hastalığı teşhisi koyulana kadar birçok doktora gider ve birçok hastaneyi ziyaret ederler. Birçok anksiyete hastası aynı zamanda depresyon da yaşayabilmektedir. Depresyon, anksiyeteyi kötüleştirdiğinden (ve anksiyete depresyonu kötüleştirdiğinden) her ikisi için de tedavi arayışına girilmesi önerilebiliyor.

Anksiyete yaşayanlar için risk teşkil eden durum ise; yoğun kaygıların panik atağa dönüşme durumu oluyor. Panik atak: Yoğun panik ve korku nöbetleridir. Panik atak çoğunlukla aniden ve uyarısız bir şekilde meydana gelir. Bazen belirgin bir tetikleyici vardır. Örneğin, sinema gibi kapalı bir alanda kalmak ya da bir kaç saat içinde yapacağınız önemli bir sunum olduğunu düşünmektir. Panik ataklar genel olarak 10 dakika içerisinde pik noktasına (en yüksek seviyeye) ulaşır ve sonrasında kişi normale döner. Kişinin korkusu ise bu olayı tekrar yaşayacak olmasıdır. Fakat bu kısa zaman içerisinde korku o kadar şiddetli olur ki öleceğinizi ya da kontrolünüzü tamamen kaybedeceğinizi düşünürsünüz. Fiziksel belirtilerin kendisi o kadar korkutucudur ki kalp krizi geçirdiğinizi düşünebilirsiniz. Anksiyete atağı geçirdikten sonra, bunu tekrar halka açık ve yardımın gelemeyeceği ya da kaçamayacağınız bir yerde yaşayacağınızdan kaygılanabilirsiniz. Eğer atak  yaşamaktan korktuğunuz için belirli yerlerden ya da durumlardan uzak duruyorsanız, bu konuda yardım almanız önemlidir. İyi haber ise anksiyete ataklarının yüksek derecede tedavi edilebilir olmasıdır.

Çok kaygılanan insanların hepsinde anksiyete bozukluğu var diyemeyiz. Çok fazla çalışmanızı gerektiren bir program, uykusuzluk ya da egzersiz yapmamak, evde ya da işteki stres, hatta çok fazla kahve içmek sizi kaygılı yapabilir. Sonuçta anksiyete bozukluğunuzun olmasından bağımsız olarak, yaşam tarzınız stres dolu ve sağlıksızsa kaygılı hissetme olasılığınız artar.

Anksiyete sürecinde olumlu düşünceler sizi kaygılarınızdan uzaklaştıracaktır. Konuyla ilgili belirli bir tedavi terapi vardır diyemeyiz, tedavi yolu ve süreç kişiye özeldir. Benzodiyazepinler ve  anti-depresanlar gibi bir takım kaygı gideri ilaçlar mevcuttur ancak yoğun olmayan kaygı bozukluklarında ilaç tedavisinden önce destekleyeci psikoterapiyi önerebiliriz. Kendinize dair kaygı seviyenizi ölçerken, boyutlarına, gün içindeki dağılımına ve oranına dikkat ederek patolojik boyutta olup olmadığını keşfetmeniz önemlidir. Unutulmaması gereken her duygu sağlıklıdır, miktarına bağlı olarak…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
1
 
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
10 Haziran 2018, Pazar    Antisosyal Kişilikler...
3 Haziran 2018, Pazar    Gündemin Etkisi...
27 Mayıs 2018, Pazar    Bağımlılıklar...
20 Mayıs 2018, Pazar    En sık görülen psikolojik sorunlar biri: Bipolar bozukluk!
13 Mayıs 2018, Pazar    Rekabet etmek zorunda mıyım?
6 Mayıs 2018, Pazar    Kayıp ve yas denildiğinde ne anlıyoruz?
30 Nisan 2018, Pazartesi    Neden psikoloğa ihtiyaç duyarız?
14 Nisan 2018, Cumartesi    Neden boşanıyoruz?

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Antisosyal Kişilikler...
Berzah GÜNEŞ | 10 Haziran 2018, Pazar
Antisosyal kişilik bozukluğu, 15 yaş itibariyle belirli semptomlar göstermekle birlikte, diğer kişilerin haklarını ihlal eden kalıcı bir şekilde karakterize bir bozukluktur. Bu bozukluk, kolay bir şekilde kavgaya başl...
Gündemin Etkisi...
Berzah GÜNEŞ | 3 Haziran 2018, Pazar
• Bir annenin öz oğlunu katlettiği bir sosyal yaşamda nelerin düzgün gitmediğini, insanımızı nelerin bu hale getirdiğini sorgulamak en büyük değer olmalıdır…
Her gün binlerce düşünce beynimizden akıp gidiyor. Bazen o...
Bağımlılıklar...
Berzah GÜNEŞ | 27 Mayıs 2018, Pazar
Bağımlılık deyince aklımıza ilk gelen çağrışımlar tabii ki madde bağımlılıkları oluyor. Bu aslında bedenimizi ilgilendiren hap, tütün, sıvı ve benzeri kimyasallarla oluşuyor ve bizi bağımlı hale getiriyor. Bağımlılıkl...