Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Serhan Aktunç | 9 Temmuz 2019, Salı

TC - KKTC yeni protokolün ayak sesleri

Paylaş  
24
22
23

4'lü Koalisyon Hükümeti zamanında da en önemli konulardan biriydi TC-KKTC arasında imzalanması beklenen protokol…

Bir türlü imzalanamamıştı...

Belki de imzalanmaması, 4 ‘lü koalisyon hükümetinin bitmesinin esas sebebiydi...

Diğer olaylar göstermelikti...

Şimdi yeni hükümetin karşısında da bir protokol var, bazı maddeleri basına sızdı...

Diğer taraftan da, geçen gün TC Cumhurbaşkanlığından bir genelge yayınlandı...

Bu genelge ile, TC-KKTC arasındaki ilişikler, TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı veya bir Bakan tarafından yürütülecektir deniyor...

Şimdi, Kıbrıs Türk’ü açısından irdelemeye başlayalım bu olayları…

KKTC’nin içinde bulunduğu ekonomik sorunlar hepimizin bire bir hissettiği, acısının ve gerçekliğinin her geçen gün arttığı bir boyuta ulaşıyor…

Piyasada neredeyse para yok...

Sadece çekler dolaşıyor havada...

Tefeciler, yarı tefeci bankalar, hem esnafın hem de normal vatandaşın ensesinde…

Nefes aldırmıyorlar kimseye...

Böyle bir gerçeklik içerisinde, bir şeyler yapılması gerekliliği, herhâlde çoğu kişi tarafından kabul edilmektedir...

Tamam, bir şey yapalım...

Ama ne ve nasıl yapılacak bu şeyler...

İlk önce acı bir reçete olacak, bunu hep beraber kabul etmemiz gerek...

Bazıların homurdandığını duyar gibiyim...

“Neden biz acı çekelim?”

“O yiyenler, devleti hortumlayanlar, haksız mal mülk alanlar, hırsızlar, rüşvetçiler, siyasiler”…

“İlk önce onlar acı çeksin”

“Onlardan hesap sorulsun “

Dediğinizi duyar gibiyim…

Tüm sezlenişlerinize sonuna kadar katılmakla birlikte…

Yukarıdakilere hesap sorulması gerek olduğuna inanarak...

Bunlara takılmadan artık sürdürülebilir, yeni, temiz bir sayfa açıp, önümüze bakmamız gerektiğine de inanıyorum...

Adaletli bir sistem de zaten yukarıdakiler cezasını çekecektir...

Her şeyin, tüm sorunların,  dönüp dolaşıp kilitlendiği nokta, EKONOMİK gerçeklik...

Kendi ayaklarımızın üzerinde duramadığımız, sürdürülebilir bir ekonomi oluşturmamamızdan dolayı ortaya çıkan ekonomik bitiş...

BM parametreleri çerçevesinde, 2 bölgeli, 2 toplumlu, siyasi eşitliğin olmazsa olmaz olduğu bir çözüm, tüm sorunları çözebilecek bir yol...

Fakat ve maalesef…

Şu anda, kısa vadede böyle bir şey yok...

Oturup, ağlayıp sızlayıp, onu bunu suçlamaya da gerek yok…

Önümüze bakalım…

Şartlar olgunlaşır ve biz de ekonomik olarak biraz güçlenebilirsek, bu çözüme de yardımcı olacaktır...

Hem CB Genelgesi, hem de yeni protokol...

Tam da böyle bir zamanda, aynı anda ortaya çıktı...

Şimdi bize, Kıbrıs Türk toplumunun hassasiyetlerini koruyacak...

Ekonomisinin güçlenmesine katkı koyarken, bağımsızlığına da zarar vermeyecek...

TC ile ilişkilerini, sağlam, iki devlet esasına dayalı, stratejik ortak düzeyinde koruyacak...

KKTC’nin İMF’si olabilecek...

Sürdürülebilir , acı reçeteler içerecek...

Fakat bu acı reçeteler, toplumun en üstünden başlayarak, alta daha az etki edecek şekilde düzenleyecek...

Bir protokol lazım...

Kamu reformundan, kamu-özel sektör işbirliğine...

Turizm teşviklerinden, ulaştırma ve liman düzenlemelerine...

Üretimden, üretilen bu malların yurt dışında pazarlanmasına kadar...

Daha birçok fırsat ortaya çıkaracak bir protokol...

Burada kilit ve en önemli konu şu...

TC ile ilişkilerin, iki stratejik, bağımsız, devlet düzeyinde olması...

Gönül bağının tüm bunların üzerinde tutulması...

Ekonomik olarak verilen desteğin de, KKTC ekonomisinin güçlenip, ayağa kalkıp, sürdürülebilir bir yapıya sahip olması için verileceği...

KKTC Hükümeti ve toplumun da, uyması gereken ekonomik ve yapısal reformlar olması gerekliliği üstünde durulmalıdır...

Fakat bu desteğin, Kıbrıs Türk toplumunun, iradesine, kültürüne, hayat biçimine kesinlikle karışma veya etkileme hakkının kimseye verilmeyeceği vurgulanmalıdır...

Kısacası, akıllı ve dikkatli bir protokol hazırlanmalı...

Şimdi bazılarınız, “zaten protokol hazır, bu hükümet ne var ne yok verecek” dediğinizi duyar gibiyim...

Gerçek, lider, siyasetci, bürokrat, bu zamanda ortaya çıkar...

Zor ve önemli zamanlarda...

TC’ine ne istediğimizi, ne yapabileceğimizi anlatabilmek...

Kıbrıs Türk halkı için elzemdir...

Dirayetli, karakterli, haysiyetli siyasiler ve bürokratlar için hayati bir sınav olacaktır...

Önümüzdeki 6 ay çok şeylere gebedir...

Ya toplum olarak teslim olmaya daha da yanaşacağız...

Ya da, ne istediğini bilen, ayakları yere basan, gerçek bir toplum olma yolunda büyük bir adım atacağız...

Hep beraber göreceğiz...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
1
 
0
 
3
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
16 Temmuz 2019, Salı    Toplumu arkasına almayan hiçbir hareket başarılı olamaz
12 Temmuz 2019, Cuma    Artık taraf olma vakti geldi
5 Temmuz 2019, Cuma    Turizmde güvenlik algısı
2 Temmuz 2019, Salı    Turizm-markalaşma ve Kuzey Kıbrıs
28 Haziran 2019, Cuma    Öğrenilmiş çaresizlik
25 Haziran 2019, Salı    Makamın büyüdükçe boynun bükülsün
21 Haziran 2019, Cuma    Komplo teorisi
18 Haziran 2019, Salı    Toplumun çoğu, mutlu azınlıktan daha önemlidir
14 Haziran 2019, Cuma    Turizmin kendi içindeki çelişkisi
11 Haziran 2019, Salı    Alternatiften değil, alternatifsiz olmaktan korkun

banner
banner
banner
banner
banner

Toplumu arkasına almayan hiçbir hareket başarılı olamaz
Serhan Aktunç | 16 Temmuz 2019, Salı
Toplumu arkasına alamayan hiçbir hareket başarılı olamaz…
Bu siyasi hareketler için de geçerlidir…
Sivil toplum hareketleri için de…
Ekonomik faaliyetler için de…
Maalesef toplum olarak Turizm Sektörünü benimsemed...
Artık taraf olma vakti geldi
Serhan Aktunç | 12 Temmuz 2019, Cuma
“Düşün düşün bulamıyorum bir cevap…
Bugünkü yürüyüşe katılmak istiyorum, şiddete dur demek, özgürce konuşmak için, fakat Türk askerine, Türk milletine sövülmesini de istemiyorum…
Şu anda kaç anne, savaşa giden Mehme...
Turizmde güvenlik algısı
Serhan Aktunç | 5 Temmuz 2019, Cuma
Turizm sektörü ulusal ve uluslararası turist hareketlerinde artış ve gelişimle birlikte dünya ekonomileri içinde kapsamını genişletmiştir...
Bununla birlikte turizm gelirlerinde sağlanan büyüme, sağlık, kazalar, terö...