Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Serhan Aktunç | 10 Eylül 2019, Salı

Kıbrıs sorununa bir de bu açıdan bakalım

Paylaş  
28
20
28

Benim açımdan çok da karmaşık değil Kıbrıs Sorunu…

Bir-iki madde var benim için olmazsa olmaz olan…

Bunlardan en önemlisi siyasi eşitlik…

Rum tarafı benimle kurulacak olan bu federasyonda siyasi eşitliğimi kabul ediyor mu?

Yeni kurulacak bu federasyon, iki toplumlu, iki kesimli ve siyasi eşitliğe dayalı bir zeminde mi olacak?

Rum tarafı Kıbrıs Türkü ile, bu coğrafyada, bu toprakları, yeni kurulacak bu federasyonu, paylaşmak istiyor mu?

İstemiyor mu?

En büyük sorun bu bence…

Geriye kalan, toprak, gaz parasının dağılımı, garantiler…

Bunların hepsi bir şekilde, al-ver ile çözülebilir…

Şimdi biraz empati yapalım…

1960’da bir cumhuriyet kuruldu, Kıbrıs Cumhuriyeti…

Belki de biraz istemeye istemeye, zorluklar ile kuruldu o cumhuriyet de zaten…

Daha sonra 1963’de Rumlar bizi bu cumhuriyet’ten dışladılar…

Ama biz de esasında çok kalma heveslisi değildik sanki…

Her neyse, Rumlar, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tek sahibi gibi davranmaya devam ettiler…

1974’e kadar bu iş böyle devam etti…

1974’de Rumların rahat durmaması ve Türkiye’ye de bahane vermeleri sonucu…

Türkiye’de garantörlük haklarını da kullanarak adaya geldi…

Rumların elinde ne kaldı?

Sadece Kıbrıs Cumhuriyeti…

Başka bir şeyleri kalmadı…

Onlar da bu cumhuriyete sıkı sıkıya sarıldılar…

Tanınmış olmanın avantajlarını, çok iyi kullandılar…

Daha sonra AB’nin büyük hatası ile AB üyeside oldular…

Bu olay onları daha da cumhuriyetlerine bağladı…

Bizim sahip olamadığımız ve hep bizi yönetenleri suçladığım olay var ya…

Şu bizi bunca zaman kötü yöneten Kıbrıs Türk siyasileri yüzünden…

Onların hataları, beceriksizlikleri, açgözlülükleri, arsızlıkları, hukuk tanımamazlıkları yüzünden Kıbrıs Türkü devletine küstü…

Devletine karşı aidiyet duygusunu kaybetti Kıbrıs Türkü…

Bunun tam tersi bir durum ise Rumlarda oluştu…

Kıbrıs Cumhuriyetine karşı inanılmaz bir aidiyet duygusu ortaya çıktı Kıbrıslı Rumlarda…

İşte bundan dolayıdır ki Kıbrıs Cumhuriyetini…

Veya yeni oluşacak federasyonu bizimle paylaşmak istemiyorlar…

Kıbrıs Cumhuriyetini yıkıp…

Bizimle yeni bir federasyon kurmak istemiyorlar…

Onlar için, çok zor sahip oldukları, yalnız başlarına bu günlere getirdikleri Kıbrıs Cumhuriyeti’ni, bizimle bölüşmek, paylaşmak veya onu yıkmak istemiyorlar…

Elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin…

Siz Rumların yerinde olsanız elinizdeki cumhuriyeti bozup…

Kıbrıslı Türkler ile bir federasyon kurar mıydınız?

Buna evet demek için, çok büyük kazanımlarımız olmasını isterdik muhtemelen…

Evet, işte Rumlar da bu kazanımı almaya çalışıyorlar…

Elde edecekleri şeyler, kazanımlar, vazgeçeceklerinden daha büyük olmalı…

Bu doğanın kanunu…

Eğer bir şeyden vazgeçeceksen, alacağın şey daha kazançlı olmalı…

Olaya, Kıbrıs Sorununa, bu açıdan da bakmak gerek diye düşünüyorum…

1950’den bu yana yaşananları bir kenara bırakın…

Her şeyi unutun…

Rumların bize yaptıklarını…

Bizim onlara yaptıklarımızı…

Kimin haklı kimin haksız olduğunu bir kenara koyun sadece 5 dakika için…

Realite, gerçek olan durum şimdi bu…

Ya Rumlar bizimle yeni bir federasyonu paylaşacaklar ve Kıbrıs Cumhuriyetinden vazgeçecekler…

Ve bu vazgeçmeden dolayı daha başka bir kazanım elde edecekler…

Ya da bizimle yeni bir federasyon da ortak olmayacaklar, bizimle bu yeni oluşumu siyasette eşit olarak paylaşmayacaklar…

Ve bu paylaşmamaktan dolayı da, Kıbrıslı Türklerin elinde sonunda, bağımsız bir devlet olduğunu kabul etmek zorunda kalıp, bölünmüş bir Kıbrıs gerçeği ile yaşamayı kabul edeceklerdir…

Olacak olan veya olması gereken bu…

Bu nokta da, bedeli de, kazanımı da iki taraf da beraber paylaşmalı…

Rumlar bizimle bu paylaşıma girmek istemezlerse, bunun bedelini ödemeliler, bunu onlar da dünya da kabul etmeli…

Diğer taraftan bu topraklarda beraber yaşayacaksak, bunun kazanımını da beraberce eşit olarak paylaşmalıyız…

“Değneği” de, “havucu” da her iki toplum iyi anlamlı, hissetmeli ve kararlarını ona göre vermeli…

Bunu kontrol edecek, Birleşmiş Milletler de, adil olmalı…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
2
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
10 Eylül 2019, Salı
Gıbrız Türkü         - Şeherin Kuzeyi
Sn Aktunç yazınızın genel fikrine katılmakla beraber Kıbrıs Türk siyasileri noktasında kolaya kaçtığınızı düşünüyorum. Yani bu kitle bizim içimizden çıkmadı da başka yerden mi geldi? Yani onları şeçen sonra da açgözlülük, arsızlık, hukuk tanımazlık konusunda taleplerde bulunanlar seçmenler değil mi? Kim bu seçmenler? Talepleri istekleri yerine gelmeyinca sandıkta naz yapanlar hangi ülkenin seçmenleri acaba? Hangi siyasetçi dürüst kalmayı ve bu taleplere hayır deyip seçilmemeyi garanti etmek ister ki? Hade diyelim seçmen kitlemiz sütten çıkmış ak kaşık. Ee 40 yıldır hep en kötü siyasetçileri seçme konusunda çok büyük bir istikrar mı gösteriyoruz. Kıbrıs Türk siyasetçileri hepimizin arasından, ailesinden, sınıfından, sıra arkadaşından, askerlik arkadaşından, mahallesinden, yakın çevresinden çıkan insanlardır. Yani bizim, Kıbrıs Türkünün genel hali ve yansımalarıdırlar. Siz hiç bir açgözlülük, arsızlık hukuk tanımazlık vs .... gibi durumun karşısında durup siyasette kalıcı olan bir profil biliyormusunuz bu ülkede? Bir bilemediniz iki dönemde temizlenir kaybolur gider. Ama onlar yaptıysa biz da yaparık hem da daha eyisini diyenler daha kalıcı olabilmektedirler. Çünkü seçmen onları istiyor. Çünkü seçmen sorumsuzdur, açgözlüdür, arsızdır ve hukuk tanımazdır.... Ve siyasetçinin üzerinde olumsuz anlamda baskı kurmayı çok iyi bilmektedir.... Nihayetinde siyasileri suçlayıp yağ misali hep üstte kalmayı da.....

banner
banner
banner
banner
banner

UBP-HP kardeşliği
Serhan Aktunç | 17 Eylül 2019, Salı
UBP ve HP kardeş gibi mi gerçekten?
Öyle değildir diye umuyor ve düşünüyorum…
Bunu söylerken, UBP’nin kötü veya yanlış bir parti olduğunu söylemek istemiyorum…
Çoğu yazımda, UBP’nin, Kıbrıs Türk siyasetinin en büyü...
Felaketten medet umuyoruz
Serhan Aktunç | 13 Eylül 2019, Cuma
Hep aynı terane, hep aynı mantalite...
Dün sabaha karşı yaşanan olaylar, patlamalar, hepimizi derinden etkiledi...
Etkiledi, etkilemesine de, bunun üzerinden yine bütün fesatlığımızı da kusmaya başladık...
Cephanel...
Yeni Vatandaşlık Yasası, Halkın Partisi'nin ve Özersay'ın son şansı
Serhan Aktunç | 6 Eylül 2019, Cuma
Yeni Vatandaşlık Yasasının 1-2 ay içerisinde Meclis’e gelmesi bekleniyor…
Bu yasanın içeriğine ve önemine daha önceleri değinmiştim…
Hepinizin malumu cumhurbaşkanlığı seçimi de yaklaşmakta…
Bu seçimi kimin kazanaca...