Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Prof. Dr. Hasan KILIÇ | 23 Haziran 2019, Pazar

Ezberimiz Bozuldu !

Paylaş  
31
42
28

Maraş ya da eski Yunancadaki adıyla Varosha. Üzerine bir çok hikayenin yazıldığı, Gazi Mağusanın bir bölgesi. 13 Ağustos 1974 yılında sonlanan  bir yaşamın  ruhunu bünyesinde tutan hayalet şehir  denilen bir zamanların gözde ve populer turizm kenti. Son günlerde   cuk diye gündeme oturunca herkesin ortak konusu  Maraş oldu.  Ne diyeceğimizi şaşırdık !. Her kafadan bir ses çıkmaya başladı. Bir anda Maraş uzmanları türedi.  Başbakan Tatarın  ve Dışişleri bakanı  Özersayın birlikte açıkladıkları Maraşı açıyoruz  kararı ile deyim yerindeyse ok yaydan fırlamış gibi oldu. Her ne kadar sayın Özersay  sadece envanter çalışması başlatıyoruz dese bile  bunun aslında   Maraşın kapalı kısmını da  açıyoruz anlamına geldiğini biliyoruz. Açılır mı  açılmaz mı  bilemiyorum, zamanla göreceğiz.  Aslında bu  sizin ne anlattığınız değil karşınızdakinin ne anladığıyla ilgilidir. Kendisi açıklamasa da,   vatandaş   olarak anladığımız  budur.   Bu kararın son günlerde  Rum yönetiminin Doğu Akdenizde  bir oldu bittiyle başlattığı gaz ve petrol aramalarına karşı bir satranç hamlesi olduğu da açıktır. Efsaneye dönüşen hikayelerin öznesi olan Maraş ile ilgili bu adım hepimizi şaşırtan ne diyeceğimizi bilemediğimiz bir durumu da ortaya çıkardı. Sahiplerine verilsin diyenler olduğu gibi,  burası bizim kardeşim istediğimi yaparım diyenler de var. Elimde puan var bende isterim diyenlerin yanında, Birleşmiş Milletler kararı var  yapamazsınız diyenler de var. Birleşmiş Milletler yönetiminde açalım diyenleri de  not etmek lazım. Burası vakıf arazisidir dolayısıyle  Maraş  vakıflara  devredilmelidir diyenleri de unutmayalım. Her zaman  Maraşın açılmasını hareretle  savunanlar, bir kapı açtırmak için yıllarca mücadele eden sivil toplum örgütleri  bile ne diyeceklerini  şaşırmış durumda. Öküz altında  buzağı mı arıyoruz ?  o da belli değil.  

***

Yıllarca, Maraş kapatılmasaydı, Kıbrıs sorunu  çözülürdü ekonomik olarak kalkınırdık gibi bir çok tartışmanın yapıldığı  konunun aslında doğrudan bağlantısı  olduğu   ekonomik  sektörün ise Turizm olduğunu vurgulamak yanlış olmayacaktır. Bu anlamda Maraşı özel kılan nedir diye bakmak lazım. 1974 öncesi Doğu Akdenizde , turizm anlamında iki çekici şehir  vardı. Bunlardan birisi Maraş diğeri ise Lübnan’ın başkenti Beyrut’tu. Eğlenceye, denize , kuma, güneşe dayalı bir turizm modeli olan kitle turizminin  en gözde mekanları olan bu iki kent tarihin tozlu sayfalarında eski günlerini arıyorlar. Her ne kadar Beyrut savaşın izlerini silip yeniden doğmaya başlasa da, 6.5 mil uzunluğundaki sahiliyle Maraşın  eski şatafatlı günlerine dönmesi epey   zaman alacak gibi.  1970-1973 yılları arasında  turizm gelirlerinin neredeyse yarısını (%54)Maraş  sağlamaktaydı.  10 Bin civarında yatak ile  döneminde  tüm Kıbrısın % 50 yatak kapasitesine sahip   olan Maraş   45 otel, 60 apart otel, 3000 işyeri, 25 müze, 24 sinema-tiyatro, 21 banka,  2 spor tesisi   ile de önemli bir ekonomik merkezdi. Aslında bizi heyecanlandıran da bu verilerdir. Maraşın geçmişine dönüp dönemeyeceğini bilemiyorum ancak  yeniden bütünlüklü bir yapı içerisinde  ( açık olan kısmı ve surlariçi dahil ) planlanarak açılması için harekete geçilmesi  ile birlikte yaratılacak ekonomik değerin ve sinerjinin boyutunu hayal bile etmek  mümkün değildir. Bu planın içerisinde yer almak herkesin hayalidir. Bugün Mağusa’da yer alan dev bir üniversite, Doğu  Akdeniz üniversitesi bulunmaktadır. Umarım  o aşamalara gelindiğinde  başka yere bakmadan önce  üniversitenin potansiyelinden yararlanma düşüncesini ilgiler gündeme alır.

***

Yaşadığımız bölge tarihsel dokusu itibarıyla tam bir turizm cennetidir.   Turizmi sadece Maraşa endekslememek lazım Mağusa Surlariçiyle, Salamis harabeleriyle, Aziz Barnabas kilisesiyle, Engomi harabeleriyle, sahiliyle, limanı ile  bütünlüklü düşünüldüğünde muazzam bir potansiyele sahiptır. Bu potansiyelin hayata geçirilmesi ile Mağusanın   % 4-5 civarında olan Turizm payı %30’lara çıkarılabilecektir.  Ezber bozmak iyi anlamda yapıldığında güzel bir şeydir. Farklı adımlar atmak  insanlara ümit ve yaşama sevinci verir. Sebebi ne olursa olsun hükümeti  aldığı bu karardan dolayı kutluyorum. Tatar  Başbakanlığındaki  koalisyon hükümetinin  başlangıcında verdiği izlenimlere dayanarak daha çok ezber bozacağını söylemek yanlış olmayacaktır. Bu durumlara alışmamız  ve  hazırlıklı olmamız lazım. Diş macunu tüpünden çıkmıştır.

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
6
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
0
23 Haziran 2019, Pazar
Feridun kemal         - Magusa
Hicbirsey olmaz hocam.bu proje ozersaya secim kazandirma projesidir. Veee. Tutmaycak.

YAZARIN SON 10 YAZISI
8 Eylül 2019, Pazar    Turizm mutlaka planlı yapılmalıdır
1 Eylül 2019, Pazar    En çok para harcayan turist  ve İngiliz pazarı
25 Ağustos 2019, Pazar    Turizm politikamız var mı?
18 Ağustos 2019, Pazar    Yavaş yemek hikayesinin başrol oyuncusu "Torino"
11 Ağustos 2019, Pazar    Kırık Cam Teorisi
4 Ağustos 2019, Pazar    İstanbul'daki turizm işbirliği toplantısı'na dair notlar
21 Temmuz 2019, Pazar    Her şey dahil sisteminden kim mutlu?
14 Temmuz 2019, Pazar    Festum turizmi!
7 Temmuz 2019, Pazar    YÖK, üniversitelerimizi uyardı! Kontenjanlarda 3780 azalma
30 Haziran 2019, Pazar    İngiliz Koloni İdaresi binaları turizme kazandırılmalıdır

banner
banner
banner
banner

Turizm mutlaka planlı yapılmalıdır
Prof. Dr. Hasan KILIÇ | 8 Eylül 2019, Pazar
İki hafta önceki yazımda. Turizm politikasının önemini ve bir politika belirlemeden turizmin geliştirilmesinin zorluğunu anlatmaya çalışmıştım. Birçok okuyucumdan olumlu dönütler aldığımı söyleyebilirim. Ancak konuya ...
En çok para harcayan turist  ve İngiliz pazarı
Prof. Dr. Hasan KILIÇ | 1 Eylül 2019, Pazar
Bugün ilk olarak Acro Tourism  Marketer diye yakından takip ettiğim  uluslararası bir kuruluşun yaptığı yayınlardan   bahsetmek istiyorum. Etkin  bir kuruluş.
Özellikle turizm pazarlaması, turizmle istatistiki ve tur...
Turizm politikamız var mı?
Prof. Dr. Hasan KILIÇ | 25 Ağustos 2019, Pazar
Ülkemizde turizmin sağlıklı gelişimi ve buna bağlı olarak ekonomik kalkınmayı sağlamak için turizm politikalarının oluşturulması bir tercih değil zorunluluktur.
Bu politikaların arkasından kaynaklarınızın tespiti, pl...