Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Prof. Dr. Hasan KILIÇ | 30 Haziran 2019, Pazar

İngiliz Koloni İdaresi binaları turizme kazandırılmalıdır

Paylaş  
39
52
33

On bin yıllık tarihi bir geçmişi olan Kıbrıs adasını farklı zamanlarda yöneten toplumlar adanın kültürel dokusuna önemli katkılar yapmışlardır.

Bugün  geçmişi ile övündüğümüz bu küçük adada hakimiyet kuran  Mısırlılar, Persler, Romalılar, Venediklililer, Lüzinyanlar, Osmanlı İmparatorluğu ve son olarak  Büyük Britanyalılar, hakim oldukları sürelerde hem toplumsal yaşamı hem idari yapıyı etkilemişler , hemde yol, su kanalı, ev, okul, saray,hükümet konağı gibi  yapılar üzerinde kendi ülkelerinin mimarisinin izlerini taşıyan bir gelişim sürecinede  önemli katkılar koymuşlardır.

Bunun en sonuncusu 1978-1960 yılları arasında  Osmanlı İmparatorluğu’ndan adanın kiralanması ile başlayan İngiliz Koloni  idaresi dönemidir.

82 yıllık bu sürede 700 mimari yapının inşa edildiği bilinmekle beraber   kaç yapının ayakta kaldığı yada kullanıldığı tahmin edilememektedir.

Birçok sömürge ülkesinde olduğu gibi Kıbrıs’ta da mimari yapılar güç anlamında sembol olarak görüldüğü için bu yapılara bakarak sömürgenin kültürel ve ekonomik gelişimini, egemenlik düşüncesini ,politik  yaklaşımını, anlayışını   anlayabiliriz.

***

300 yıllık Osmanlı geleneğini yok farz ederek bu kadar yapının inşa edilmesi  mimari anlamda  önemli mesajlar vermektedir. Özetle üç farklı siyasi döneme ayrılabilen bu mimarinin birinci dönemi 1978-1920 yılları arasındadır. Lefkoşa’daki mahkemeler binası bu dönemin mimari yapısıdır.İkinci dönemi 1933-1937  yıllarını kapsamakta ve en önemli mimari yapısı ise hükümet binası ya da  başkanlık sarayıdır. Üçüncü dönem ise 1950-1960 yıllarını içermekte olup en önemli yapısı ise Lefkoşadaki temsilciler meclisi binasıdır.

***

Bugün  bizi ilgilendiren yönü ise  bu binaların kaç tanesinin Turizmle ilintili olduğudur.  Esas soru ise bu mimarı yapıların turizmin hizmetinde olmasını isteyip istemediğimizidir.  İhmal mi edilmiştir yoksa bu konuda bilinç mi oluşmamıştır. Bunu bilemiyorum. Ama bir eksiklik olduğu kesin.

***

İngiliz koloni idaresi döneminde adanın her bölgesinde farklı inşaatlar yapılsa da dönemin anlayışında her şehirde örneğin Gazimağusa’daki gibi  belirli bir alanda  idari olarak kenti yönetecek hükümet  binalarının toplu olarak yapıldığı bilinmektedir.

Valilik, mahkemeler, su idaresi, kilise, okul, görevli memurların evleri, belediye vb… idari hükümet binaları bu anlayışla inşa edilmiştir.

Bugün Mağusa’da  Çamlık bölgesi olarak da bilinen Namık Kemal Lisesinin  bulunduğu bölgede yer alan  , Kutup Osman tekkesinin arka kısmı, Mağusa belediye binasının karşısında  İngiliz Koloni idaresi döneminde yapılan evler, spor alanları, tenis kortları, çocuk parkı, okul, kilise, polis karakolu gibi o dönemin  yapılarından oluşan zengin bir mimari yapılaşma  bulunmaktadır.

Belki de bir çoğumuz bu zenginliğin farkında bile değiliz. Rehberler birliği bu konuyu eminim biliyordur. Ama onlardan da ses seda çıkmamaktadır. Mağusa’da turizm ürünü olarak neler var diye  bir soru sorulsa  çoğunluğumuz Salamis harabeleri, Aziz Barnabas Manastırı, Surlar  içi veya kapalıda olsa  Maraş bölgesi diyecektir. Oysa Mağusa Surlar dışında da özellikle İngiliz koloni idaresi binaları ile  farklı  muhteşem bir turizm potansiyeline sahip bir kentimizdir.

Bugün hayvan bakım oteli olarak kullanılan yerde  İngiliz Kıraliçesi Viktoryanın tahta çıkışını simgeleyen çok önemli bir heykel bulunmaktadır. Bu heykel ne yazık ki   bir utanç abidesi olarak günümüzde betonla kaplanmış bir şekilde karşımıza çıkmaktadır.  Evler harabe haline dönüşmüştür. Kilise yıkılmış, mahkeme  binası renovasyonu beklemektedir. Burada Turizm bakanlığının harekete geçmesi, belediye ile birlikte sivil toplum örgütleriyle bu bölgeye el atması gerekmektedir. Sayın Ünal Üstelin bu bölgeyi ziyaret etmesi farkındalığı artıracaktır.

Binaların elden geçmesi ve çevre düzenlemesi ile sadece Mağusa değil bütün Kuzey Kıbrıs Turizmi farklı ve yeni bir ürünle karşılaşacaktır. Bölgenin hikayelerini, kültürünü  anlamak ve bunu ziyaretcilere aktarmak önemli bir  tanıtım olacaktır. Binaların elde geçmesi ve yapılacak düzenleme ile bölge müzeleri, sanat merkezleri, oyun parkları yürüyüş yolları ile eminim oldukca çekici turistik bir bölge olacaktır.  Sadece turistler değil o dönemde yaşayanların aileleri de bölgeyi ziyaret etmek isteyecektir. Özetle her ne kadar British Colonial Houses (İngiliz Koloni İdaresi Evleri) sömürgecilik anlayışının bir refleksi olarak inşa edilmiş olsalar bile ülkemizin geçmişi ve tarihi zenginliğinin bir parçasıdır. Sadece Mağusa’da değil Tüm Kuzey Kıbrıs’taki binaların Turizme kazandırılmaları önemlidir ve ülke turizmine ciddi bir değer katacaktır. Bu potansiyeli harekete geçirmek gerekmektedir.

***

Biraz geç te olsa bu yazıyı yazmama vesile olan olay geçtiğimiz günlerde Her daim Dostlar’ın bölgeye gerçekleştirdikleri farkındalık yaratma ziyareti ve bu binaların hikayesini nefis bir şekilde  anlatan bir Mağusa sevdalısı olan Dinçer Raif  hocamızdır Onlara  teşekkür ediyorum. 

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
8
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
8 Eylül 2019, Pazar    Turizm mutlaka planlı yapılmalıdır
1 Eylül 2019, Pazar    En çok para harcayan turist  ve İngiliz pazarı
25 Ağustos 2019, Pazar    Turizm politikamız var mı?
18 Ağustos 2019, Pazar    Yavaş yemek hikayesinin başrol oyuncusu "Torino"
11 Ağustos 2019, Pazar    Kırık Cam Teorisi
4 Ağustos 2019, Pazar    İstanbul'daki turizm işbirliği toplantısı'na dair notlar
21 Temmuz 2019, Pazar    Her şey dahil sisteminden kim mutlu?
14 Temmuz 2019, Pazar    Festum turizmi!
7 Temmuz 2019, Pazar    YÖK, üniversitelerimizi uyardı! Kontenjanlarda 3780 azalma
23 Haziran 2019, Pazar    Ezberimiz Bozuldu !

banner
banner
banner
banner

Turizm mutlaka planlı yapılmalıdır
Prof. Dr. Hasan KILIÇ | 8 Eylül 2019, Pazar
İki hafta önceki yazımda. Turizm politikasının önemini ve bir politika belirlemeden turizmin geliştirilmesinin zorluğunu anlatmaya çalışmıştım. Birçok okuyucumdan olumlu dönütler aldığımı söyleyebilirim. Ancak konuya ...
En çok para harcayan turist  ve İngiliz pazarı
Prof. Dr. Hasan KILIÇ | 1 Eylül 2019, Pazar
Bugün ilk olarak Acro Tourism  Marketer diye yakından takip ettiğim  uluslararası bir kuruluşun yaptığı yayınlardan   bahsetmek istiyorum. Etkin  bir kuruluş.
Özellikle turizm pazarlaması, turizmle istatistiki ve tur...
Turizm politikamız var mı?
Prof. Dr. Hasan KILIÇ | 25 Ağustos 2019, Pazar
Ülkemizde turizmin sağlıklı gelişimi ve buna bağlı olarak ekonomik kalkınmayı sağlamak için turizm politikalarının oluşturulması bir tercih değil zorunluluktur.
Bu politikaların arkasından kaynaklarınızın tespiti, pl...