Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Muhittin Tolga Özsağlam | 15 Temmuz 2019, Pazartesi

Akdeniz'deki güç savaşı derinleşirken

Paylaş  
50
31
48

Akdeniz'deki güç savaşı derinleşirken: ABD atağı... 

Akdeniz’deki güç savaşı ekonomik, siyasi ve askeri boyutuyla derinleşiyor... iki hafta önceki yazımda Çin’in Akdeniz havzasında ekonomik gücünü kullanarak etkinliğini artırdığından bahsetmiştim...

İki hafta içerisinde Akdeniz havzası hızlı gelişmelere sahne oldu ve olmaya da devam edecek...

ABD Temsilciler Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkanı Elliot Engel’in son dönemde ortaya koyduğu politikalar ve yaptığı açıklamalar oldukça önemli, Ukrayna kökenli Yahudi bir aile geçmişi olan Engel özellikle Rusya’nın bölgedeki olası enerji rezervleri üzerinde etkin olmaması için çaba sarf ediyor.

Engel, Güney Kıbrıs ve İsrail arasındaki ilişkilerin hidrokarbon rezervlerinden dolayı ileriye taşındığını, bununla birlikte ABD’nin de Güney Kıbrıs ile ilişkilerini geliştirmek istediğini ve böylece Rusya’nın bölgedeki nüfuzunun kırılabileceğini belirtiyor (Amerika’nın Sesi, 27 Mayıs 2019).

Engel’in Mayıs ayı sonunda yaptığı açıklama Temmuz ayında pratiğe dönüşüyor...

Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sisteminin sevkiyatının başlamasıyla birlikte, ABD Temsilciler Meclisi Güney Kıbrıs’a uygulanan silah ambargosunun kaldırılmasıyla ilgili yasayı kabul etti (DW, 13 Temmuz 2019).

İlgili yasa onaylanması için ABD Başkanı Donald Trump’a gönderilecek... İlgili yasaya göre ABD 1987 yılında etnik savaş gerekçe gösterilerek uygulamaya koyduğu ambargoyu belli şartlar altında kaldıracak. Bu şartların en önemlisi ise Güney Kıbrıs’ın Rusya’ya ait savaş gemilerine limanlarını kapatması... (DW, 13 Temmuz 2019).

Anastasiadis ve Putin arasında 2015 yılında imzalanan anlaşmayla birlikte Güney Kıbrıs, Rusya’nın savaş gemilerine limanlarını açmıştı... Güney Kıbrıs’ın bu anlaşmadan vazgeçmesi ne kadar mümkün bunu hep birlikte ileriki günlerde göreceğiz...

Engel’in Mayıs ayı sonunda açıkça ortaya koyduğu stratejinin yürürlüğe girmeye başladığını söylemek mümkün...

Kısacası ABD Akdeniz’de atağa geçiyor... Obama döneminde başlayan geri çekilme politikası terk ediliyor...

Trump yönetimi bir yanda ekonomik anlamda koruma duvarlarını ortaya koyarken, denizaşırı etkinliği de artırmak istiyor gibi...

Bu noktada ABD yönetiminin çekindiği belli başlı konular var, birincisi Türkiye’nin S-400 koruma sistemlerini alması ve ilerde Akkuyu nükleer santralının Ruslar tarafından işler hale getirilmesi...

S-400 savunma sistemi salt konvansiyonel bir meydan okumadan öteye, radar sistemlerinin de yerleştirilmesiyle birlikte ABD’nin Rusya tarafından bölgede daha fazla denetlenmesi anlamına geliyor...

Güney Kıbrıs’ın 2015 yılında Rusya ile yaptığı anlaşma neticesinde limanlarını Rusya’nın savaş gemilerine açması da ABD için ayrıca bir güvenlikleştirme konusu...

Son dönemde Güney Kıbrıs intelijensiyasısının özellikle ekonomik çıkarlar mealinden Çin ile ilişkilere önem verilmesi gerektiğini sürekli dile getirmesi, Çin’in Kuşak Yol Projesi’nin

İleri boyuta taşınması ve gelişen Güney Kıbrıs-Çin ilişkilerinin de ABD’de bir rahatsızlık yaratması söz konusu...

Tüm bunlara ek olarak Libya’da Khalifa Haftar’ın etkinliğini artırması da ayrı bir sorunsal olarak önümüze çıkıyor...

Khalifa Haftar’ın siyasal duruşu tam bir muamma, Haftar’ın Kaddafi ile yola çıkışı, Sovyetler Birliği’nde eğitim alışı, ardından Kaddafi tarafından hain ilan edilişi, ABD’ye sürgüne gitmesi ve sonrası Kaddafi’ye karşı muhalif hareketleri örgütlemesi ve şimdilerde hem Rusya’ya hem de Fransa’ya mesajlar göndermesi... Tüm bunlar Haftar ve Libya hakkında net bir yorum yapmamızı zorlaştırıyor...

Akdeniz’deki güç savaşı gittikçe derinleşiyor, Suriye boyutundan hiç bahsetmedim... önümüzdeki günlerde güç savaşının ekonomik, siyasi ve askeri boyutuyla ileri taşınacağına dair şüphe yok...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
3
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Ağustos 2019, Pazartesi    Kıbrıslı Türklerin yok olma duygusu ve yerellik...   
5 Ağustos 2019, Pazartesi    "Üçüncü Dünyalılık" ve kendimizle yüzleşmek...
29 Temmuz 2019, Pazartesi    Oturup kapsamlı çözümü beklemek!
22 Temmuz 2019, Pazartesi    Gerçekler, kültürler, acılar ve yaşama sarılmak (Djam)...
8 Temmuz 2019, Pazartesi    Liyakat ve gelecekteki iş gücü...
1 Temmuz 2019, Pazartesi    Akdeniz'deki güç savaşında Çin...
24 Haziran 2019, Pazartesi    Federal Kıbrıs-İki Devletlilik ve Maraş (Varoşa)...
17 Haziran 2019, Pazartesi    Karmaşıklığın Dünyası...

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Kıbrıslı Türklerin yok olma duygusu ve yerellik...   
Muhittin Tolga Özsağlam | 19 Ağustos 2019, Pazartesi
Rebecca Bryant bir röportajında, de facto devletler için şu ifadeyi kullanmıştı:  ‘’ Tanınmamış devletlerin benzer yanları çok. Tümünü destekleyen, finanse eden ‘patron devlet’ dediğimiz büyük bir devlet var. Fazla gö...
"Üçüncü Dünyalılık" ve kendimizle yüzleşmek...
Muhittin Tolga Özsağlam | 5 Ağustos 2019, Pazartesi
Alfred Sauvy 1950’li yılların başında "Üçüncü Dünyalılık" kavramını ortaya atmıştı...  Sauvy ulusal düzeydeki toplumsal ayrışmayı uluslararası alana taşımıştı...          
Ulusal düzeyde var olan ayrıma göre 3. Sınıf...
Oturup kapsamlı çözümü beklemek!
Muhittin Tolga Özsağlam | 29 Temmuz 2019, Pazartesi
Crans Montana sonrası duran sadece toplumlararası müzakereler olmadı... 
Kıbrıs Türk Toplumunun uluslararası alandaki görünürlüğü azaldı...
Taşınmaz Mal Komisyonu’nun çalışmaları yavaşladı... Maddi sorunları konuşul...