Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Muhittin Tolga Özsağlam | 22 Temmuz 2019, Pazartesi

Gerçekler, kültürler, acılar ve yaşama sarılmak (Djam)...

Paylaş  
67
22
65

Bir buçuk saat içerisinde yaşadığımız coğrafyayı ve yaşamı tasvir edip betimleyin derseniz,  çok zorlanırım herhalde...  Ancak mümkün mü? Mümkün olduğunu gördüm...

Geçmişten günümüze yaşamın sürekliliğini, kültürlerin etkileşimini, yaşanan dramları, dramlara rağmen ayakta kalmayı ve müzikle yaşama sarılmayı, hepsi bir buçuk saatte gözünüzün önüne seriliyor...

Yunanistan’da yaşanan ekonomik kriz ve insan yaşamına olan yansımaları, Midilli’de (Lezvos) yaşamını yerel düzeydeki küçük işletmesiyle sağlayan bir aile... Araç gereç ve iş yapılacağında başvurulan adres imparatorluğun başkenti İstanbul...

Yunanistan’da bankaların hırsız olarak tanımlandığı bir dönem...

Midilli’den İstanbul’a oradan Kavala’ya uzanan bir hikaye...

Faşist Albaylar cuntasına da gönderme yapmadan geçilmiyor...

Ekonomik krizden dolayı psikolojik çöküntü yaşayan Yunan gençliği,  kapitalizmin dayattığı  diğer gerçeklik, göç yolları...

Yunanistan’dan Norveç’e kadar uzanan yeni bir yaşam hayali... Farklı bir kültürle ve coğrafyayla tanışma hali, üzüntü ve endişe!

Kültürlerin birbiriyle iç içe geçtiğinin anımsatılması ise her an...

Türk ve Yunan müziklerinin birbirleriyle yaşadıkları etkileşimler...

Hıristiyan Karamanlı Türkler de müzikleriyle birlikte unutulmuyorlar...

Yaşanan mülteci dramı... Her gün gözümüzün önünde... Suriye’den kaçıp bir yerlere sığınmaya çalışanlara yardım eden Fransız bir kız...

Denizde yaşamlarını kaybeden sığınmacıların dramının göz önüne serilmesi...

Pastoral bir anlatımla insan yaşamını anlatmak nasıl mümkünse o yapılıyor...

Ancak olabildiğince müziğin gücüne vurgu yapılıyor... Müzik gerçekten ruhun gıdası olduğu kanıtlanıyor...

Yaşanan tüm olumsuzluklar ortaya konmasına rağmen, müzik ve dansla "yaşıyoruz be" şeklinde dünyaya haykırılıyor...

Aslında acıya karşı bir isyan da anlatılıyor... Acı ve olumsuzluklar karşısında ezilmemeyi...

Tüm bunları bir buçuk saate sığdırmak...

Tony Gatlif  "Djam (Aman Doktor)" adlı filminde özetlediğimiz tüm olguları bir buçuk saatte anlattı...

Gatlif’in yönetmenliğinde  Daphne Patakia ise hem oyunculuğu hem de sesiyle filme damga vurdu... İnsan coğrafyasının karakterini yansıttı...

Yaşadığımız coğrafyayı bir çırpıda bizlere anımsatan, düşündüren ve yaşama müzikle, dansla nasıl bağlanıldığını anlatan ve kendimizle barışık olmamızı öğütleyen adı gibi tatlı bir film "Djam’’..... 

Başka bir deyişle insanlık, sevgi, dayanışma ve barış diye haykıran bir film...

Israrla izlemenizi öneriyorum...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
4
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
19 Ağustos 2019, Pazartesi    Kıbrıslı Türklerin yok olma duygusu ve yerellik...   
5 Ağustos 2019, Pazartesi    "Üçüncü Dünyalılık" ve kendimizle yüzleşmek...
29 Temmuz 2019, Pazartesi    Oturup kapsamlı çözümü beklemek!
15 Temmuz 2019, Pazartesi    Akdeniz'deki güç savaşı derinleşirken
8 Temmuz 2019, Pazartesi    Liyakat ve gelecekteki iş gücü...
1 Temmuz 2019, Pazartesi    Akdeniz'deki güç savaşında Çin...
24 Haziran 2019, Pazartesi    Federal Kıbrıs-İki Devletlilik ve Maraş (Varoşa)...
17 Haziran 2019, Pazartesi    Karmaşıklığın Dünyası...

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Kıbrıslı Türklerin yok olma duygusu ve yerellik...   
Muhittin Tolga Özsağlam | 19 Ağustos 2019, Pazartesi
Rebecca Bryant bir röportajında, de facto devletler için şu ifadeyi kullanmıştı:  ‘’ Tanınmamış devletlerin benzer yanları çok. Tümünü destekleyen, finanse eden ‘patron devlet’ dediğimiz büyük bir devlet var. Fazla gö...
"Üçüncü Dünyalılık" ve kendimizle yüzleşmek...
Muhittin Tolga Özsağlam | 5 Ağustos 2019, Pazartesi
Alfred Sauvy 1950’li yılların başında "Üçüncü Dünyalılık" kavramını ortaya atmıştı...  Sauvy ulusal düzeydeki toplumsal ayrışmayı uluslararası alana taşımıştı...          
Ulusal düzeyde var olan ayrıma göre 3. Sınıf...
Oturup kapsamlı çözümü beklemek!
Muhittin Tolga Özsağlam | 29 Temmuz 2019, Pazartesi
Crans Montana sonrası duran sadece toplumlararası müzakereler olmadı... 
Kıbrıs Türk Toplumunun uluslararası alandaki görünürlüğü azaldı...
Taşınmaz Mal Komisyonu’nun çalışmaları yavaşladı... Maddi sorunları konuşul...