Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Muhittin Tolga Özsağlam | 9 Eylül 2019, Pazartesi

Mekik diplomasisi ve kısıtlı zaman!

Paylaş  
51
20
50

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in özel temsilcisi Lute geçtiğimiz hafta adada bir mekik diplomasisi gerçekleştirdi... Lute, Crans-Montana sonrası duran müzakere sürecinin yeniden başlaması için çaba sarf etti...

Sonuç: İki liderin BM’nin New York’taki toplantısında Guterres ile ayrı ayrı görüşmesi... İlgili görüşmeler olumlu sonuçlanırsa Ekim ayı içerisinde üçlü toplantı gündeme gelebilir...

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın verdiği mesaj şu ki görüşmeler devam edecek ancak farklı bir düzlemde... Olası bir müzakerede ucu açık bir süreç olmayacak...

KKTC’deki siyasi parti liderleri sürece ilişkin çok olumlu izlenime kapılmadılar... Aynı şekilde Güney Kıbrıs’ta da siyasi parti temsilcilerinin açıklamalarına bakıldığında çok da olumlu bir hava yok...

New York’ta yapılacak olan görüşmelerin içeriği ve sonuçları şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmalı, somut adımlar atılıyorsa varsa açıklanmalı, yoksa bu da kamuoyuna sunulmalı, diğer bir deyişle sırf ön müzakere süreci devam etsin veya müzakere devam etsin şeklinde bir sürece sürüklenmemeli...

Anastasiadis’in durumu net, sırf görüşme olsun şeklinde bir müzakere sürecini dışlamayabilir, özlü konulara ilişkin tutarsız yaklaşımları da malum!

Akıncı ise gelecek yıl gerçekleştirilecek olan cumhurbaşkanlığı seçimini de düşünerek sürecin devam etmesi yönünde dikkatli adımlar atmaya devam edecektir... Ancak bu sürecin sırf ön müzakere veya müzakere olsun şeklinde olmaması gerekli...

Kısıtlı zaman ve yapılması gereken

Crans-Montana’da 2017’de gerçekleştirilen zirveden sonra benzer bir sürecin başlaması ve bu kez olumlu sonuçlandırılması anlamında çok kısıtlı bir zaman var... Bunun en önemli nedeni de KKTC’deki cumhurbaşkanlığı seçimi...

Diğer bir nedeni de artık Kıbrıslı Türklerin büyük çoğunluğunun ucu açık bir görüşme sürecine onay vermemesi... Diğer bir deyişle müzakerelerin bir takvime bağlanarak sonunda belirsizliğin bitmesi isteniyor...

Yeni bir sürecin başlaması ve olumlu sonuçlandırılması için birçok adımın atılması elzem...

Uluslararası toplumun Anastasiadis’i diplomatik anlamda daha fazla markaja alması ve yeni önerileri masaya yatırması gerekiyor... Kapsamlı çözüm öncesi iş birliği de buna dahil...

Uluslararası toplumun bu bağlamda adım atması için bugüne kadar lobi çalışmalarının yoğun bir şekilde yapılması gerekirdi... Maalesef bu konuda büyük bir noksanlık var... Bunu daha önceki yazılarımda da belirttim...

Kıbrıs’ta bir çözüme Kıbrıslı Türkler daha fazla ihtiyaç duymaktadır...

Uluslararası hukukun içerisinde tam olarak yer alamadığımızdan ve izolasyonlardan dolayı günlük yaşamımız zorlaşıyor...

BM parametreleri-Guterres Çerçevesi ve ikinci Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun imzaladığı 2014 belgesi ortada...  Crans-Montana’da ortaya çıkan yakınlaşmalar da belli... Bu noktada kapsamlı bir çözüm için sadece adım atmak kalıyor... Ancak bu adımın bu metotla ve aynı aktörlerle atılması zor gibi gözüküyor...

Geriye kalan şu ki, Türkiye, Yunanistan ve uluslararası toplumun adımlar atması ve zorlayıcı bir rol oynamaları... Böylesi bir sürecin başlatılması ve hayata geçirilmesi için ise daha fazla bir zamana gereksinim duyuluyor... Kısacası zaman kısıtlı...

Sürpriz bir gelişme olması için garantörlerin ve uluslararası topluluğun da katkılarıyla bir mekik diplomasisinin çoklu bir konferans çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerekli... Umarım sürpriz olur...

Kıbrıs’ta bir çözüme ulaşmak için artık farklı metotların devreye girmesi gerekmektedir. Bunun gerçekleşmesi için ise proaktif bir politikanın izlenilmesi kaçınılmazdır...

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
6
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
16 Eylül 2019, Pazartesi    Kıbrıs'ta iki ayrı devletin sonuçlarını düşünmek!
2 Eylül 2019, Pazartesi    Toplumsallaşma noksanlığı...
26 Ağustos 2019, Pazartesi    Dünyayı yönetenler ve Kıbrıs!
19 Ağustos 2019, Pazartesi    Kıbrıslı Türklerin yok olma duygusu ve yerellik...   
5 Ağustos 2019, Pazartesi    "Üçüncü Dünyalılık" ve kendimizle yüzleşmek...
29 Temmuz 2019, Pazartesi    Oturup kapsamlı çözümü beklemek!
22 Temmuz 2019, Pazartesi    Gerçekler, kültürler, acılar ve yaşama sarılmak (Djam)...
15 Temmuz 2019, Pazartesi    Akdeniz'deki güç savaşı derinleşirken
8 Temmuz 2019, Pazartesi    Liyakat ve gelecekteki iş gücü...
1 Temmuz 2019, Pazartesi    Akdeniz'deki güç savaşında Çin...

banner
banner
banner
banner
banner

Kıbrıs'ta iki ayrı devletin sonuçlarını düşünmek!
Muhittin Tolga Özsağlam | 16 Eylül 2019, Pazartesi
Bir süreden beridir Kıbrıs’ta federal çözümün mümkün olmadığı ve federasyondan uzak bir durumda olduğumuz dillendiriliyor... Buna ek olarak da bağımsız iki ayrı devletin uluslararası sistem içerisinde yer alması gerek...
Toplumsallaşma noksanlığı...
Muhittin Tolga Özsağlam | 2 Eylül 2019, Pazartesi
Birey kavramının zıttı toplumdur diyebiliriz...  İnsan tek başına yaşamını sürdürebilecek bir varlık değildir...
İnsan elbette bir bireydir, ancak birey merkezli bir yaklaşımla yaşama devam edemez... Diğer bir deyişl...
Dünyayı yönetenler ve Kıbrıs!
Muhittin Tolga Özsağlam | 26 Ağustos 2019, Pazartesi
Dünyanın çok hızlı bir değişime girdiğini bu köşede daha önce de dile getirmiştim...
Bu değişimin hem pozitif hem de negatif bir boyutu olduğu açık bir gerçeklik...
Francis Fukuyama, Soğuk Savaş biterken, ‘’Tarihin ...