Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç. Dr. N. BERATLI | 1 Eylül 2018, Cumartesi

Kıssadan hisse…

Paylaş  
14
11
17

Kıssadan hisse…

30 Ağustos’un yıl dönümü nedeniye Türkiye basınında konusu ediliyor. Oysa biz birkaç yıldan beri yazıp duruyoruz. Tarih, çapraz okuyunca anlamlıdır… Bu 30 Ağustos olayının Yunanca’da adı, “Mikrasia Katastrofi”dir… “Küçük Asya Felâketi”… Acaba, oradan bakınca nasıl görünüyor?

Bakalım:

28 Kasım 1922’de, Atina’da Averof Zindanı’nda, Helen Tarihi’ne “Altılar” diye geçen bakanlar Gunaris,Stratigos, Baltacis, Teotokis, Gudas, Stratos; Başbakan Protopapadakis ve “Küçük Asya” ordusunun baş komutanı Hacı Anestis, kurşuna dizilerek, idam edildiler! Suçları?

Vatan’a ihanet… “Anadolu Felâketi” dedikleri katastrofinin bedelini, yedi politikacı ile bir general canlarıyla ödedi…

Oysa, Gunaris bu maceraya karşıydı… Anadolu’yu fethetmeye kalkışan, Elefteros Venizelos idi… Bir süre önce yapılan seçimde, Gunaris’in de içinde bulunduğu Kralcı parti, “Küçük ama şerefli bir Yunanistan” sloganı ile Venizelosçular’ın maceracılığından bıkmış Yunan halkının oylarını alarak, hükümete gelmişti. Anadolu’dan çekilmekten yanaydı… Yunan halkı da bu savaşa karşıydı… Oylarından belli…

Venizelos devrilince, başbakanlığa Gunaris, maliyeye de Protopapadakis gelmişti…

Bir süre sonra çıkan bir hükümet krizi sonrasında, ikisi yer değiştirdiler! Protopapadakis başbakan, Gunaris Maliye Bakanı oldular…

Gunaris, başbakan olunca, ne olduysa oldu, fikirleri değişti! Anadolu’dan çekilecek diye oy alıp başbakan olan adam, Ankara’ya yürüdü…

Bunda, ordu içindeki Venizelosçu subayların, özellikle de Albay Sarıyannis’in büyük rolü vardır…

Albay, öyle romantik bir söylemle Ankara’nın bir tokatta düşeceğini ve buna cesaret edemeyenlerin tarihin önünde korkak olarak tescil edileceğini söylemekteydi ki ordu komutanı Papulas bile karşı olduğu bu sefere çıkmaktan, kendini alıkoyamadı. Oysa general, Ankara’ya yürümeye karşıydı!  “Küçük ama şerefli Yunanistan” diyen Başbakan’a da Ankara Fatihi olmak, cazip geldi… Sakarya’da bilinen silleyi yeyip, Polatlı’dan Afyon’a kadar geri çekildiler… Başkomutan Papulas azledilip, yerine Hacı Anesti yollandı… Ertesi yıl da Afyon önlerinde Mustafa Kemal’in büyük stratejisine kurban olup, kendilerinden daha küçük, kötü silahlandırılmış, teçhizat fukarası bir ordu karşısında, altı ayda düşmez zannetikleri savunma hatlarını 24 saatte teslim edip, dağıldılar! Yalnız Yunanistan’a değil, Anadolu Rumluğu’na da tarihin en acı felâketini yaşattılar…

O zaman ne oldu biliyor musunuz?

Suç, “ Yürüyelim korkaklar” diyen Albay Sarıyannis ve kafadarlarına yüklenmedi…

Tam tersine…

Bunlar Yunanistan’a dönüp, 22 Eylül’de Albay Pilatiras yönetiminde, bir darbe yaptılar. Kralı değiştirip, yönetimi ele aldılar.  Bu Pilatiras denilen adamın marifetleri, unutturulmaması gerekecek kadar büyüktür: Hazret Anadolu’daki Yunan aşırı milliyetçilerinin gizli örgüt, Milli Teşkilat’ın başkanıydı!  23 Ağustos gecesi, General Trikupis, buna bir emir veriyor: “ Acele alayınla git, Dumlupınar mevzilerini işgal et… Türkler bizden önce oraya varırsa, biz artık İzmir’de bile duramayız!” Herif, “derin” ya? Albay başına, generale cevap veriyor: “ Gece vakti, oraya kadar yürüyemem! Sabah olsun, bakarız! “ Sabahtan da görüyor anasının iplik eğirme aletini… Türk Süvari Kolordusu, tozlarını atıyor, Dumlupınar mevzileri, Türk ordusunun eline geçiyor…  Savaşı kaybetmelerinin, önemli sebeplerinden biridir bu herif…

Dumlupınar bunun yüzünden ellerinden çıkınca, bu Pilatiras olanca “milliyetçiliği” ile Çeşme’ye çekilip, topukları yağlayarak, Atina’ya geliyor…

Anara’yı almayan şerefsizdir” diye diye Sakarya köteğine neden olan Sarıyannis ile bir olup,  bütün suçu, “Yapmayın, etmeyin başımıza bir belâ getireceksiniz!” diyen ama direnemeyip, göz göre göre rezil olan, başbakan Protopapadakis ve altı bakanına atıp, darbe yapıyorlar…  General Hacı Anesti ile emrini dinlemeyip, yenildikleri Trikupis de suçlu tabii ki…  İki ayda yargılayıp, “ihanetleri”ni ortaya çıkardılar ve Kasım sonu, hepsini öldürdüler… Trikupis, Ankara’da esirdi, Mustafa Kemal geri vermeyerek, hayatını kurtardı.

Plânları yapıp, emirleri dinlemeyip rezilane yenilenler “kahraman”, Atina’da oturan Maliye Bakanı “hain” oldu…Kendileri edip, sıvadılar; Gunaris ile Protopapadakis’i idam ettiler…

Seksen sene sonra, Protopapadakis’in torunu, mahkemeye başvurup, Altılar Mahkemesi’nin adil olmadığını karara bağlattı…

               Bu da bir 30 Ağustos yazısı…

Karşı taraftan… Kıssadan hisse: “ Ne söyleyerek o makama geldiyseniz, onu yapın!”

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
19
 
2
 
0
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
2
ONAY BEKLEYENLER
0
1 Eylül 2018, Cumartesi
zeynel yıldırım         - lefke
sayın beratlı yazıda konusu geçen venizelosun nobele atatürkü aday göstermesini nasıl yorumluyorsunuz. ve de mektubun içerigi hakkında ne düşünüyorsunuz.
bir dönm ntvnin atina temsilcisi stelyo berberakisin atatürk ve venizelos federasyondan yanaydı yazısını nasıl yorumluyorsunuz.

1 Eylül 2018, Cumartesi
Gıbrız Türkü         - Şeherin Kuzeyi
yazınızın işaret ettiği nokta ve mesaj farklı olsa bile yazmış olduğunuz tarihi olaylar Kıbrıs’ta çevirdikleri filme çok benziyor... Güya günah keçisi Yunanistandaki junta ve Kıbrıstaki Samsondu... Samsona göstermelik hapis cezası ötekilere mağdur ambalajı.... İnananlar yalayıp yuttu halen biraz daha var mı diye soruyorlar....

YAZARIN SON 10 YAZISI
10 Kasım 2018, Cumartesi    Ben bir Mustafa Kemal hayranıyım!
7 Kasım 2018, Çarşamba    Federasyon eyi bir şeydir ama...
21 Ekim 2018, Pazar    Kon-FEDERASYON
15 Ekim 2018, Pazartesi    Konfederasyon
6 Ekim 2018, Cumartesi    Kadınların yüzde kaçı başını örtüyor, türbanlı kadın oranı artıyor mu?
30 Eylül 2018, Pazar    Garantörlük sadece Kıbrıs'a mı has?
20 Eylül 2018, Perşembe    BM kararları çerçevesinde çözüm...
17 Eylül 2018, Pazartesi    Ortalamayı hazzetmem
10 Eylül 2018, Pazartesi    Rakkam da konuşalım da yabana gitmesin...
3 Eylül 2018, Pazartesi    Tek yol...

banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Ben bir Mustafa Kemal hayranıyım!
Doç. Dr. N. BERATLI | 10 Kasım 2018, Cumartesi
Bir gün Ankara’da ilk meclisin kapısının önünden geçiyordum.
Şeytan dürttü, içeri girdim…
O günden beri, Mustafa Kemal hayranıyım.
Ama hangi Mustafa Kemal?
O marangoz rendesi bile görmemiş kürsüde, o k...
Federasyon eyi bir şeydir ama...
Doç. Dr. N. BERATLI | 7 Kasım 2018, Çarşamba
Kıbrıs Sorunu’nun adilane bir çözüme kavuşması için adada bir federasyon kurulması tezi, Rauf Denktaş’a aittir. 1965 yılının gazetelerine lütfedip bakanlar, bunu görür. Kıbrıs Rum tarafının buna şiddetle k...
Kon-FEDERASYON
Doç. Dr. N. BERATLI | 21 Ekim 2018, Pazar
Siyasette bir şeyi öngörürken, bütün şartları da masaya koyup, kendi istediğin "olursa ne olur, olmazsa nolur?" sorularının cevaplarını arar, yolunu öyle çizersin... Romantikler, "olmazsa ne olur?" u hiç sormazlar... ...