Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç. Dr. N. BERATLI | 7 Kasım 2018, Çarşamba

Federasyon eyi bir şeydir ama...

Paylaş  
20
19
18

Kıbrıs Sorunu’nun adilane bir çözüme kavuşması için adada bir federasyon kurulması tezi, Rauf Denktaş’a aittir. 1965 yılının gazetelerine lütfedip bakanlar, bunu görür. Kıbrıs Rum tarafının buna şiddetle karşı çıktığını da…

Nitekim, 1974 yılı Mart ayında, ilk defa hükümet olan Bülent Ecevit, “Kıbrıs Sorunu’nda federal bir çözümü destekliyoruz” dedi diye, zamanın “Kıbrıs Cumhurbaşkanı” Makarios, o esnada sürmekte olan toplumlararası görüşmeleri, kesmişti. Dört ay sonra, görüşmeler yeniden başladığında ise siyasi ömrü bir anlaşma imzalamaya, yetmedi! Darbeyi yedi…Oysa 15 Temmuz 1974 günü yapılacak olan görüşmede, Denktaş ve Kliridis, neredeyse anlaştıklarını açıklamaya hazırlanıyorlardı! Kliridis bunu on defa açıkladı. Çünkü o günün koşullarında, ekonomik darboğazlarda harcanan Kırıs Türkü adadan göç ede ede bitmekte ve Türkiye’nin de buraya asla müdahale edemeyeceğine inanılmaya başlanmaktaydı, Denktaş bayrağı indirmiş, devlette temsiliyeti %20’ye indirmiş, ayrı belediyelerden vaz geçip, inkişaf komisyonlarına razı olmuş, kendi tezini “olmaz” zannederek, rafa kaldırmıştı! Nikos Samson ve kafadarı Yuannidis, yapacaklarını, yaptılar…

Türkiye Kıbrıs’a asker çıkardıktan ama Girne sahilinde dar bir bölgeye yığdıktan sonra yapılan 1. Ve 2. Cenevre görüşmelerinde görüşülen, gene buydu: Türkiye Lefkoşa/Girne arasında bir geniş; Mağusa, Serdarlı, Lefke, Larnaka ve Limasol’da da beş tane dar Türk kantonunun olacağı kantonal bir federasyon öneriyor, Kıbrıs Rum tarafı ve Yunanistan da bunu redediyordu… İkinci bir harekât yapılmasının sebebi de budur. Kliridis yıllar sonra, “Kabul edemezdim ki! Makarios beni asardı” demeye getiriyor.

Kıbrıslı Rumlar’ın ilk defa “federasyon” lâfını terennüm ettikleri tarih, 1975 Viyana Görüşmeleri ve Denktaş/Kliridis anlaşmasıdır ki garibim Glafgo Kliridi, ondan sonra “emperyalizmin ajanı ve vatan haini” ilan edilmiştir. Hem AKEL; hem DİKO ve hem de EDEK tarafından! Taa ki 1977’de Denktaş/ Makarios zirve anlaşması yapılsın, Rum tarafında federasyon lâfı etmek, vatana ihanetle suçlanmanın, baş sebebi idi… Ondan beri de dostlarımız hem dünyaya hem de bize “ iki toplumlu, iki bölgeli, siyasi eşitliğe dayalı, coğrafi bir federasyon” görüştüklerini söylüyorlar…

Kırk bir yıl sonra, 75’ten beri görüşme heyetinde olan Polviu da yazıyor ki: “ Biz, bugüne kadar; ya üniter bir devlete azınlık hakları ile dönmeyi kabul etsinler, ya da bırakın böyle olduğu gibi kalsın, Elenizmin bundan kaybettiği bir şey yoktur” politikası güttük! Sonra da kabul ediyor ki “eşitlik olmadan federasyon olmaz, onlar da eşitliği kabul edemezler, çünkü gene devleti kilitleyeceğimizden korkuyorlar!” Amenna…

Rum tarafında yapılan bir anket, bizim sosyal medya çevremizi salladı: “ Rumlar’ın %52’si, federasyondan farklı bir çözüm istiyor!” Gene de iyi! %75’ten 52’ye düşmüş, federasyon karşıtlığı… u hesapla %48 de federasyon isteyen var, diye bilirsiniz ama… Federasyon denildiğinde ne anladıklarını da anlamak lâzım:

O %48’in içine 3 türlü “federasyon anlamı” vardır:

Federasyon diyelim, üniter devlet sokalım, diyenler;

Kıbrıslılık diye tutturalım, merkezi yanı güçlü bir federasyonu kabul edelim; davul boynumuzda kalsın, tokmak elimizde; bunlar Türk olduklarını unutunca da gene ünitere döneriz, sananlar…

Ulan oğlum, merkezi yanı güçlü federasyon diye tutturdunuz ama bunların Türkiye’ye maliyeti yılda 1 milyar dolardır, onu kim çekecek? Türkiye bunlardan alacağını tahsil etmeye kalkarsa, siz mi ödeyeceksiniz? Anlaşamadı da varsın federasyon olsun ama siga siga diyenler…

Şimdi, gelelim sadede:

Bu yapıya karşı, “tek yol federasyon” diye gitmek, anlaşmaya mı yöneliktir? Statükonun devamına mı? AKEL geçmişte Kliridis’e yaptığını, şimdi de Anastasiadis’e yapmaya çalışyor ama halk desteği de yok artık! Madem öyleydi de Hristofyas samimi olarak federasyon istediği apaçık olan Talât’ı niye harcadı?

Karşı tarafı iyi tanımazsanız, anlaşma da yapamazsınız…

Adam, “kabul etmem” diyor, bizimki “Edecen be sör, araya Amerika’yı koyarım ha!” tavrına bürünüyor… 1960’ta da koyduydun araya NATO’dan İngiltere’ye kadar önüne geleni de iki senede dağıldı…  Gene dağıtacan? Yoksa yaşasın isten?

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
26
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
3
ONAY BEKLEYENLER
0
9 Kasım 2018, Cuma
nedim koryürek         - iskele
ben çok afedersiniz sn anastasiadisde hafiften bunama belirtileri görürürüm hem işerken pisuvarın içini tutturamazmış dengesizde olabilir

7 Kasım 2018, Çarşamba
vatandas         - k.kibris
Benim de merak ettigim su; Anastasiadisin dunku aciklamasindan sonra rum gocmenler hala ''cozumden sonra'' masalina inaniyor mu?? >)

7 Kasım 2018, Çarşamba
Bayar Rahmi         - Londra
Kutlarım hocam . Yazınızı büyük bir zevkle okudum .

YAZARIN SON 10 YAZISI
5 Ocak 2019, Cumartesi    Terminoloji’yi gözden geçirmek…
1 Ocak 2019, Salı    Tekkeye mürid yazılmak
30 Aralık 2018, Pazar    Dünyada var mı örneği?
22 Aralık 2018, Cumartesi    Rumlara aşık olmak ya da Türk’ten nefret etmek…
17 Aralık 2018, Pazartesi    Aletri Tepesi'ni de mi verelim?
8 Aralık 2018, Cumartesi    Biz suçluyuz biz…
1 Aralık 2018, Cumartesi    Yeri mi bilmem ama…
25 Kasım 2018, Pazar    Limbik uyanıklık
10 Kasım 2018, Cumartesi    Ben bir Mustafa Kemal hayranıyım!
21 Ekim 2018, Pazar    Kon-FEDERASYON

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Terminoloji’yi gözden geçirmek…
Doç. Dr. N. BERATLI | 5 Ocak 2019, Cumartesi
Terminoloji’yi gözden geçirmek…
İki hafta önce yazdığım yazıya sosyal medyadan bir not gönderen bir sayın hocam: “ Başka bir terminoloji yaratmamız lâzım” demiş, ben de “haftaya o konudaki görüşlerimi yazacağım hocam...
Tekkeye mürid yazılmak
Doç. Dr. N. BERATLI | 1 Ocak 2019, Salı
Tekkeye mürid yazılmak
Tekke deyince, sadece dinsel olanlarından bahsettiğimi sanmayın! Bizde ne tekkeler var? Politiği de var, STÖ’sü de, “devrimci”si, solcusu da…
Aralarında yarım asır geçi...
Dünyada var mı örneği?
Doç. Dr. N. BERATLI | 30 Aralık 2018, Pazar
Bu hafta aslında başka bir temel konuya girmeyi düşünüyordum ama Giriye Anastasiadis öyle maden değerinde şeyler söylüyor ki yazmadan duramadım.
Hazret, hafta içinde buyurdu ki: “ Akıncı benim kafayı değiştirmemi öne...