Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç. Dr. N. BERATLI | 2 Aralık 2018, Pazar

Yeri mi bilmem ama...

Paylaş  
13
16
8

“Bilimsel” lâfını dünyanın başına belâ edenin kim olduğunu biliyor musunuz? Karl Marx! Ondan sonra solcular bu lâfı öyle kutsadılar ve o kadar çok kullandılar ki, içeriği boşaldı… Popülerleşme eğilimindeki her şey gibi… Bilim lâfını kılıf olarak kullanıp yolunu bulanların çıkarlarından bahsediyorum! MaxWeber,  “ Önce büyü vardı, sonra din geldi, şimdi de bilim” der… “Bilimsel deyince, teziniz ve siz, dokunulmaz oluveriyorsunuz… İlk çağların şamanı, orta çağların papazı, zamanımızın da “bilim insanı”!                
Üstüne dokunamazsın… Oysa biri çıkar birşey söyler, son derecede bilimseldir; ona bakarsınız, ertesi günü obürü çıkar, tam tersini söyler…O da “bilimsel”!                
İşin piyasası bile var… Makam, mevki, ünvan ve para kazanıyorsun ama söylediğinin sadece araştırmanı yaptığın sınırlı sayıdaki grubun istersen yönlendirebileceğin “gerçeği” olduğunu gizleyip, evrensel olduğunu iddia ediyorsun bilmeyenlere…                
Hıncal Uluç’un 1 Aralık günkü köşesinden aktarıyorum. O da New York Times’dan almış…

“ Yakın zamanlara kadar Dr. Brian Wansink Amerika'nın en saygın yiyecek araştırmacılarındandı. Dünyaca ünlü Cornell Üniversitesi'nde kurduğu Yiyecek ve Marka Laboratuarı'nda yaptığı çalışmalar sonunda küçük davranış değişikliklerinin, yeme alışkanlıklarında önemli sonuçlara yol açacağını anlatmıştı. Dr. Wansink, durmadan best seller kitaplar yazıyor, Bush yönetiminden beri Tarım Bakanlığı'na danışmanlık yapıyordu.

Onun araştırmaları sonunda hükümet okul kafeteryalarını yeniden düzenlemek için 20 milyon dolar harcamış, "Akıllı Yemek Salonları Hareketi" başlatmıştı. İşte bu Dr. Wansink'in Cornell'deki kariyeri sona erdi. Üniversitenin açıklaması gündeme bomba gibi düştü.

"Üniversitemizce bir yıl süren soruşturma sonunda, Dr. Wansink'ın, kendisine sağlanan burslarla yaptığı araştırmaların gerçek ve güvenilir olmadığı, görevini kötüye kullandığı ortaya çıkmış ve istifası istenmiştir." Ayni günlerde dünyanın en saygın tıp dergisi Jama da Doktorun 13 araştırmasını yayınlamayı "Bilimsel değeri olmadığından" diyerek geri çevirmişti.

Dr. Wansink skandalı, Amerika'da uzun süreden beri devam eden "Yiyecekler ve Sağlık konulu araştırmalar"ın pek çoğunun palavra olduğu tartışmalarına mum dikti.
           
Bugün ülke, pek çok araştırmanın yanlış yönlendirici, bilimselliklerinin şüpheli olduğunu ve açıklamaların kişisel menfaat sağlamak için yapıldığını tartışıyor. Nasıl tartışmasın.. Her gün birbirinin tersi "Ye / Yeme" manşetleri yayınlanıyor. Bir gün, kahve, peynir ve kırmızı şarabın, kalp krizi ve kansere karşı önleyici olduğu yazılıyor.. Bir hafta sonra bir başka araştırmaya dayanarak "Kahve, peynir ve kırmızı şarap kanser yapar" deniyor. Ve böyle güya araştırmaya dayalı haberler, her gün medyada ve tonla.. Bazı bilim adamlarının her beş günde bir araştırma makalesi yazdıkları ortaya çıktı. Çünkü durmadan makaleniz yayınlanmazsa iş bulmanız, para kazanmanız zorlaşıyordu..
            
Böyle olunca da çelişkiler yaygınlaşıyor.
           
…Araştırmaların temelinde insanlardan alınan "Ne yedikleri" sorusunun yanıtları var. Ayrıca, hangi sonucu istiyorsanız, ona göre denek seçebilirsiniz. 10 sağlam insan alırsınız. "Peynir" der. On kanserli alırsınız. Onlar da peynir der.. Buyrun size iki zıt sonuçları zıt çıkacak iki "Yediklerimiz ve kanser" araştırması..        
Geçen yıl, binlerce insanla konuşarak yapılan bir araştırma sonunda, yüksek karbon hidratlı diyetler, artan ölüm oranlarının sebebi gösterildi.
        
Buna karşılık margarinler ve et koruyucu etki sağlıyordu.
        
Ardından ayni dergide, gene binlerce insanla yapılan bir araştırma bu yakınlarda çıktı. Bir başka araştırma gurubu tam tersi sonuçlara ulaşmıştı. Onlara göre düşük karbon hidratlı diyetler, ki onlar doğal olarak et içeriyordu, ölüm oranlarını yükseltiyordu..
        
Hadi karar verin.. Düşük karbon hidrat mı, yüksek karbon hidrat mı, ömrü uzatıyor?”         
Bunu aktarmakla ne demek istiyorum? “Bilime inanmayın” mı?                
Hayır! Popülerleşme hevesi, çıkar kaygısı, bilimin de esnafını yaratıyor, diyorum sadece…                
Daha once de bu sütunda Abrahams Vak’asını paylaştıydım… Politik tezine kanıt sağlamak üzere, arşivde sadece işine yarayan belgeleri “gören” Abrahams’ın sadece tarih doktorası değil, lisansı bile iptal edilmişti hani…                
Yoksa bilimselliğin “blanza”sı, gene üniversite! Gördüğünüz gibi ünvanı verdiği gibi geri da alabiliyor… Öyle ucuz değil aslında bu işler…                
Sadece “sabah kahvaltısında ekşilice, öğlen yemeğinde drifilli, akşam da efgalitto yaprağı yemezseniz, kanser olacaksınız” diyenlere inanmayın… Bu uydurma makaleleri kaynak, “bilim” sanmayın…                
Derdim bu…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
9
 
0
 
1
 
0
 
0
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
0
YAZARIN SON 10 YAZISI
9 Aralık 2018, Pazar    Biz suçluyuz biz...
8 Aralık 2018, Cumartesi    Biz suçluyuz biz…
1 Aralık 2018, Cumartesi    Yeri mi bilmem ama…
25 Kasım 2018, Pazar    Limbik uyanıklık
10 Kasım 2018, Cumartesi    Ben bir Mustafa Kemal hayranıyım!
7 Kasım 2018, Çarşamba    Federasyon eyi bir şeydir ama...
21 Ekim 2018, Pazar    Kon-FEDERASYON
15 Ekim 2018, Pazartesi    Konfederasyon
6 Ekim 2018, Cumartesi    Kadınların yüzde kaçı başını örtüyor, türbanlı kadın oranı artıyor mu?
30 Eylül 2018, Pazar    Garantörlük sadece Kıbrıs'a mı has?

banner
banner
banner
banner
banner
banner

Biz suçluyuz biz...
Doç. Dr. N. BERATLI | 9 Aralık 2018, Pazar
Cobham’ın Kıbrıs hakkındaki büyük eseri Excrepta Cypria’da, vakt-i zamanında Bizans’lı bir valinin merkeze yazdığı bir rapor var. “Kıbrıslılar” diyor, “hiçbir konuda suçu üstlerine almaz. Sadece dedikodu yapar, hep ba...
Biz suçluyuz biz…
Doç. Dr. N. BERATLI | 8 Aralık 2018, Cumartesi
Cobham’ın Kıbrıs hakkındaki büyük eseri Excrepta Cypria’da, vakt-i zamanında Bizans’lı bir valinin merkeze yazdığı bir rapor var. “Kıbrıslılar” diyor, “hiçbir konuda suçu üstlerine almaz. Sadece dedikodu yapar, hep ba...
Yeri mi bilmem ama…
Doç. Dr. N. BERATLI | 1 Aralık 2018, Cumartesi
Yeri mi bilmem ama…
“Bilimsel” lâfını dünyanın başına belâ edenin kim olduğunu biliyor musunuz? Karl Marx! Ondan sonra solcular bu lâfı öyle kutsadılar ve o kadar çok kullandılar ki, içeriği boşaldı… Popülerleşme eği...