Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç. Dr. N. BERATLI | 3 Haziran 2019, Pazartesi

Kıbrıslı Rumlar seçimini yaptı - 3

Paylaş  
17
17
16

Nihilizm’in de namısı var…

14.08.2014 günü bu köşede, Nihilizm’den bahsetmiştim.

“Bilimsel bir söylemle ele almak gerekirse, tarihsel süreçte ortadan kalkmakta olan toplumsal sınıf veya katmanlara ait bazı bireylerin, kendilerinin tarihsel toplumsal varlığı ile birlikte, her şeyi de ortadan kaldırma girişimidir, diyebiliriz. Gelmekte olan yok oluşa karşı, derin melankolik bir ruh hali ile hiçbir şeyi beğenmeme, sürekli kendinden ve yoldaşlarından başka herkesi ve her şeyi haksız ve yanlış görme, giderek kutsanmış bir kendinden geçme ile, yalnız düzeni değil, toplumu ve var olan her şeyi de yıkma isteği. Bu bazen  eyleme dökülme cesareti bulur… Toplumsal/sınıfsal yok olma korkusu ne kadar derinse, ümitsizlik, saldırganlık, yıkıcılık da o kadar şiddetli oluyor.” Demişim… Bizdeki bazı tipler için!

“… İşi eyleme dökenler, en ümitsiz olanlar, “Oturup bekleyeceğime, ben giderken dünyayı da götüreyim bari” diye düşünür hale gelenlerdir.” Diye de eklemişim.

Ve fakat, Nihilst dediğiniz adamda, konformizm bulunmaz! O “dünyadan geçmiş”tir…

7 Mayıs 2017 günkü “Küçük Diyaloglar” başlıklı yazıma da bakarsanız, bu gibileri ile dalga geçtiğimi görürsünüz!

Hayatta en övündüğü şey, bir tarihte KKTC meclisine seçilmiş olmak; ama “devleti tanımaz!” Adam emekli “müsteşar, kaymakam” bilmem ne ama “devletle” sorunu var!  Yahu, devlet sen ve senin gibilerdir zaten… Sakatsa, sizin yüzünüzden sakattır…

Zamanında, parti torpili olmadan girilemeyen bir okul olduğu bilinen bir yerden mezun olmadan edinilemeyecek bir mesleğin mensubudur. Şimdi laik peygamber gibi konuşur… Komayın da adalet bundan sorulur! Ulan oğlum o okula nasıl girebildiydin sen o zaman? Demeyeceksiniz… O gün öyleydi, bugün böyle… O zaman onlar verirdi, şimdi bunlar verir! Napalım? Demez… Size söver…

“Aldık Urumun malını oturduk, şimdi ne hakkımız var?” Diyen adamın adresi ya Girne Sahili ya Omorfo ya da Ay Sergi çıkınca da bir hoş oluyorum! Öbürünün dibini kazınca, bir de bakıyorsun ki hazret güneydeki malı satmış, eşdeğer gösterip buradan karşılığını alıp, onu da satmış şimdi Gönyeli’de Türk malında mukim. “Verin heriflerin malların” diye bağırıyor… Kırk yıl mal “dağıtana” yakın durup, almış alacağını, şimdi bağırıyor…

Sorsan “Hakkım değil miydi?”der… Nerden hakkın? Hırsızlığı beraber yaptık, payım az geldi” mi diyorsun? Diyemezsiniz… Öyle üst perdeden ve büyük kavramlarla bir söyleve durur ki akidesi çok gelmiş leymonadda gibi, kıvamınız artar, tansiyonunuz yükselir…

“Bu devlet mi? Kimse tanımaz…” demede ama “Ne iş yapıyorsun be bay?” deyince, “Emekli”! Nerden? Sağlık Bakanlığı’ndan! Nerden nerden? Bakanlıktan… “E kimse tanımazsa bu devleti, sen tanımışsın be efendi, bakanlığından ekmek yersin…” derseniz…

Betine gider… Demeyin… Kategorik olarak böylesi çoktur… Solculuk taslamak, adaletten yana olduğunu iddia edip de adam yerine konmak içindir… Yaşam biçimi, başka! Bambaşka… Orada konformizme teslim olmakta bir beis yok… Bu hem “batsın bu dünya” modunda, nihilist pozu yapar; hem de ister Mercedes araba sürsün… Sürmektedir de…

Söylersen, Dünya Bankası verilerine göre, kendi alanında dünyada en az çalışıp, en çok kazanan bir meslek grubundan olduğu da meydana çıkacak! Bu kez, laiklik esasından bir nutuk dinlemeye katlanman lâzım…          

Çok şey ister ama aklı da az! Bir poz bir hava, “Urumu devlet olarak tanıyıp da oy vermediyseniz, verin bu AB pasaportlarını geri” der de birinin de kendine “Lebbeyk sultanım, verelim bubam! Sen şu KKTC pasaportunu, kimliğini ve ehliyetini teslim ettiğin anda, biz da veririk… Hatırın kalmasın…” diyebileceğini düşünemez… Yapsa, aç ve açıkta kalacak, onu olsun bilir ama gerisini düşünemez… Söyletmemeye çalışır… Sureti haktan, iri iri lâflar eder…

“Bu yaptığın solculuk falan değil” diyemezsin… Zaten kimsenin hakkı ile ilgili bir deva önerdiğin yok! Sen sadece kendi haklarını abartıp, her şeye hakkın olduğunu sanıyorsun! Talep ettiğin de o… “ Solun ulusal sorun çözümlemesinin “eşitlik” üzerinden olduğunu yıllardır, yazıp söylüyoruz; sen ondan bile taviz vermekle, karşı tarafın sağı pozisyonundasın” demeyin de otomatik cevabı hazırdır: “Zaman değişti!” Hangi zaman? Eşitlik ve refahtan eşit pay alma, kimseyi kimliğinden dolayı aşağılamama ve kendinin aşağılanmasına da izin vermeme ilkeleri, ortadan mı kalktı? Geçen sene güneydeki bir toplantıda panelist papaz söylüyordu bunları, ne değişti? Da demeyin… Papazın gerisine düştü, farkında değil… Sarsmayın…

Nüfusun %2’sini oluşturduğu daha dün meydana çıkmışken,  %98’i imiş gibi size ayar da vermeye kalkar… Sanki de önemsiz bir azınlık olan o değil de geriye kalan %98!

20 kişi organize olup, her meselede aynı lâflarla facebook’ta bağırıp çağırınca, entelektüel olunmuyor, bugün bu usule Amerika’da Liberal Faşizm, diyorlar. (Bkz. Bu köşe, 12 Nisan 2017)  Toplumu yıldırıp, tek ses kalmak, ne haklılık kazandırır, ne de güç; deseniz; öfkelenir… Oyuncağını elinden almışsınızdır…

Büyük çoğunluğunun zaten sol mol olmadığını zaten biliyorduk ama Nihilist de olmayıp, sadece “ben az yeyebildim, beytambal kalsın,kimseye da kalmasın” diye bağırmakta oldukları da meydandadır.

Berthold Brecht’in “yabancılaştırma efekti” gibi insanlar… Hayatının bir yarısı, öteki yarısını inkâr ediyor! Franz Kafka bunları görseydi, kahramanı uyanınca kendini böcek görmez, Girne’de yaşayan bir “muhalif” devlet memuru olarak bulurdu… Jaroslav Haşek de romanına başlık olarak gene “Aslan Asker” diye başlar ama adını Şvayk demez, Türkçe bir isim koyardı… İnadına…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
25
 
1
 
2
 
0
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
0
ONAY BEKLEYENLER
1
YAZARIN SON 10 YAZISI
15 Ağustos 2019, Perşembe    Meğer neler da olmuş?
9 Ağustos 2019, Cuma    Düşük faiz 6
8 Ağustos 2019, Perşembe    Bu hesap ödenmez...
7 Ağustos 2019, Çarşamba    Düşük faiz 4 
6 Ağustos 2019, Salı    Düşük faiz 3
5 Ağustos 2019, Pazartesi    Düşük faiz 2
4 Ağustos 2019, Pazar    Düşük faiz 1
27 Temmuz 2019, Cumartesi    Mağusa sadece bir Orta Çağ kalesi midir?
13 Temmuz 2019, Cumartesi    Sizi gidi limbikler
9 Temmuz 2019, Salı    Zamanın gündemi

banner
banner
banner
banner
banner

Meğer neler da olmuş?
Doç. Dr. N. BERATLI | 15 Ağustos 2019, Perşembe
Bilindiği gibi Kıbrıslı Türkler’in tarihi ile ilgili üç ciltlik bir çalışmam var! İlk cildi 4. Baskısını yaptı ama toplam beş bin adet okunmuş! Geçen gün internette rastladığım bir değerlendirmeye göre, Bir kitabın be...
Düşük faiz 6
Doç. Dr. N. BERATLI | 9 Ağustos 2019, Cuma
Bu şimdi size anlattıklarımızı, zamanın cumhurbaşkanına da anlattık. Dinledi dinledi, açtı zamanın Maliye Bakanı’na telefonu. O da kendine cevap verdi: “ Sistem budur efendim… Bütün dünyada böyle!”
Değil bütün dünyad...
Bu hesap ödenmez...
Doç. Dr. N. BERATLI | 8 Ağustos 2019, Perşembe
28 Haziran 2012 günü de bu köşeden “haykırmışız” ki:
Merkez Bankası, yılda 4 defa, yani her üç ayda bir, rapor yayınlayarak, ülkenin finans ve ekonomik durumunu rakamlarla açıklar! Aslında bu, hükümetin de meclis kar...