Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç. Dr. N. BERATLI | 5 Haziran 2019, Çarşamba

Kıbrıs Rumları AP seçimini yaptı - 5

Paylaş  
48
80
49

Akel’e neden güvenmiyoruz? 2

Dünden devam ediyoruz…

“Seçilmiş Pankıbnslı Merkez Örgütlenme Komitesi tarafından, aşağı­daki duyuru yapılmıştır:

“14 Nisan 1941 günü, halkın çıkarları ile ilgilenen, değişik kesimler­den insanlar, Skorinou'da toplandılar. Yetkili makamlardan alınan izin­den, tartışmalardan ve görüş alışverişinden sonra, Emekçi Halkın İlerici Partisi adı altında, Pankıbnslı bir politik parti kurmayı kararaştırdılar.” (AKEL-The Party of Working People. MK Yayını s.48) Bu sözde “pankıbrıslı” kurucular arasında ne hal ve hikmetse hiç Türk, yok!

14 Nisan günü kuruluş bildirisini yayınlayan AKEL, 5 Ekim'de ilk kongresini toplayarak, Kıbrıs siyaset sahnesinin o günden itibaren en önemli aktörlerinden biri olmayı, başarır. l.Kongre'nin ardından, Servas'ın yaptığı ilk iş, valiye bir mektup yazıp, ENOSİS talep etmek olur. (Ş. Gürel, Kıbrıs Tarihi c.ll s.15)

AKEL kuruluşundan itibaren, işçi sendikaları ile sıkı bir ilişki içinde olmayı başarmıştır. Ancak, seçim kaygısı, partiyi her zaman için seçmenine hoş görünmek zorunda bıraktığı için ve herhangi bir Kıbrıslı Türk'ün AKEL'e hiçbir biçimde oy vermesi, tarihinin hiçbir döneminde, yasal olarak mümkün olmadığından dolayı, komünist diye ortaya çıkan bu insanlar, ne Türkleri anlamaya çalışmışlar, ne de onlara kendilerini anlatmak gibi bir sıkıntıya katlanmışlardır. Zaten sonradan da ortaya çıkmıştır ki Türkleri, “önemsiz bir azınlık” olarak görmekteymişler! (N. Kızılyürek. Bir Hınç ve Şiddet Tarihi s.54)

Nitekim, partinin 1943'te Londra'da düzenlenen Kıbrıs Konferansı'na katılan AKEL heyeti, "adadaki ulusal sorunun tek çözümünün,Yunanistan ile birleşmek olduğunu" ileri sürer. 1943'te Londra'da düzenlenen konferansta, AKEL'in aldığı kararlardan dördüncüsü, şöyledir;

"4. ENOSİS: Biz, Kıbrıs Halkı'nın Yunanistanla birleşme yolundaki haklı isteğini destekler, bunun Yunanistan'ın kurtuluşundan hemen sonra gerçekleştirilmesi gerekliğini belirtir ve İngiltere hükümetini Atlantik Bildirgesi ilkelerini, Kıbrıs'a uygulamaya davet ederiz. Kıbrıslıların beşte dördü Rum, beşte biri ise Türk'tür. ENOSİS, Türklerin çıkarlarını zedele­meyecektir, çünkü biz, onların da eşit siyasal haklara sahip bulundukla­rını kabul ediyoruz. kıbrıs'ın ulusal sorunu ancak ada halkının büyük çoğunluğunun anavatanı olan yuna­nistan'la birleşme gerçekleştirilerek çözülebilir" (Gürel, age s.16)

Siyasi olarak, milliyetçiliğe karşı çıkar gibi görünmek zorunda olsa ve zaman zaman bu senaryoyu oynasa da AKEL, ideolojik olarak hiçbir zaman, kendi ulusalcılığına karşı çıkamamıştır. Seçmeni son iki yüzyılı o propagandanın etkisi altında geçirdiğinden, oy kaybetmekten korkmuştur.

Kıbrıs Rum sağı’nın Türkleri “Osmanlı’dan kalma geçici misafirler”, kendilerini de “evin sahibi” olarak gösterip, ( Kızılyürek. age s.****) ev sahibine saygı istemelerine karşılık, AKEL, 12 Ocak 1950’de yayınladığı MK kararı ile “Yok, siz de evdesiniz ama çoğunluğun milli isteğine saygı göstermeniz gerekir”, diyerek açıklama getirmiştir. (Kızılyürek. age s. 54) Kuruluşundan 1960’a kadar yılmadan ENOSİS’i savunan parti,  1962 yılındaki 10.Kongre’de, “şimdi self determinasyonu ileri götürmek zamanıdır” diyerek, güya bağımsızlık savunmaya başlamış ama aslında gene ortak oylanacak bir referandumda, “demokratik yoldan”  ENOSİS’e ulaşma hedefini göstermiştir. (Bkz. N. Kızılyürek age s. 419). AKEL Makarios’un Rumları devleti kuran asli unsur, Türkleri de “biz azınlık” olarak göreyaklaşımını destekliyordu. (Kızılyürek age s.397) Nitekim, iki toplumun vuruşmakta olduğu 1964’te, AKEL’in meclis sözcüsü, bize kurtuluş yolu olarak, adaya dönmüş bulunan generale (Grivas) sarılmayı” önermekteydi. (Kızılyürek, age s. 297) “Türkler, adaya Osmanlı zamanında taşınmış bir nüfustu ve geri dönmeliydiler.” ( Kızılyürek age s. 417)

1964 yılında, “bağımsızlığı ileri götürme” (!) politikası gene terk edildi.1961’den beri “ENOSİS politikası yanlıştır, Türkleri koparıyoruz” tezini savunan Dinglis, MK’den atıldı; Kavazoğlu da zaten ertesi yıl ekarte edilecekti, gene doğrudan ENOSİS politikasına dönüldü. (Kızılyürek 451-452) AKEL MK Dillirga olaylarından sonra yayınladığı kararda,

“ Dillirga’da çocuklarımızın kanları ile sulanan toprağın artık kutsandığını ve büyük kardeşe Kıbrıs halkının, minnettar olduğunu” ilan etti… (N. Kızılyürek, age s.451-452)  Kıbrıs artık Hellendi, o kadar! “Kan döktüler”di!

O karardan sonra “Ben kendi toplumuma ne diyeceğim?” diye yakınan Kavazoğlu’nun ruhen koptuğunu ima eden Kızılyürek’e, Dervişali’nin katlinden sonra MK’de onun görevlerini yapmaya davet edilmiş olan İbrahim Aziz de şöyle katılıyor:

“AKEL’in ENOSİS politikası partiyi Kıbrıslıtürk toplumundan, Derviş Ali Kavazoğlu’nu da AKEL liderliğinden soyutladı. AKEL, milliyetçi ENOSİS hedefiyle özdeşleşmesi nedeni ile Kavazoğlu’nun ve mücadele arkadaşı Kıbrıslıtürkler’in hayal ettiği, Kıbrıslırumlarla Kıbrıslıtürkler’in, ortak Marxist partisi, olamadı!” (İbrahim Aziz. Perde Aralığından s. 25)

1974’e böyle gelindi… Şimdi bunları her andığımızda, AKEL’in yeni tilmizleri,  “Geçmişi bırakın, geleceğe bakın” demeyi alışkanlık haline getirdiler. “Zaman değişti…”

Elbette… Zaman değişti… Ama mesele zamanın değil, kafaların değişip değişmediğidir. Önümde AKEL 80. Yıl Tezleri açık duruyor:

1950 Plebisitine sahip çıkmaya, devam ediyorlar. (Madde 21)

1964-67 arasında ENOSİS tezine sarılmış olmayı eleştiriyorlar (Madde 34 ve 56) ama;

ENOSİS telebini BM önüne 1949’da kendilerinin götürdüğünü de kabul ediyorlar, övünerek! (madde 22)

Eoka mensuplarını hâl⠓kahramanlar” diye niteliyorlar. (madde 25)

Kapakta da Hitler’den ödünç bir slogan: “Tek vatan, tek halk” (tabii içinde de Maronitler, Erneiler, Latinler ve Türkler’den ibaret birkaç azınlık) Asli unsur, kendileri…

Bu geçmişle bu kafaya güvenilir mi?

Ben güvenmemeye devam ediyorum…

Niyazi ile İbrahim Aziz’in de o “ortak seçim” oyununa nasıl geldiklerini, hayretle seyrediyorum…

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
27
 
1
 
5
 
2
 
1
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
2
5 Haziran 2019, Çarşamba
vatandas         - k.kibris
Bence Niyazi bey caresiz ;). . BIz da AB li bir hanimla yasasaydik paramizi da guneyde avro kazansaydik belki da biz de bu oyuna gelirdik...

YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Ağustos 2019, Pazar    Puşlost ya da Paçoz
15 Ağustos 2019, Perşembe    Meğer neler da olmuş?
9 Ağustos 2019, Cuma    Düşük faiz 6
8 Ağustos 2019, Perşembe    Bu hesap ödenmez...
7 Ağustos 2019, Çarşamba    Düşük faiz 4 
6 Ağustos 2019, Salı    Düşük faiz 3
5 Ağustos 2019, Pazartesi    Düşük faiz 2
4 Ağustos 2019, Pazar    Düşük faiz 1
27 Temmuz 2019, Cumartesi    Mağusa sadece bir Orta Çağ kalesi midir?
13 Temmuz 2019, Cumartesi    Sizi gidi limbikler

banner
banner
banner
banner
banner

Puşlost ya da Paçoz
Doç. Dr. N. BERATLI | 18 Ağustos 2019, Pazar
Vallahi lâfa bayıldım… Hiç hallenmeyin… Basın ahlâk yasasını ihlâl etmiyorum. Çünkü lâf bana ait olmadığı gibi, Türkçe de değil… Rusça ve Dostoyevski’ye ait… Daha doğrusu o meşhur etmiş ama ilk kullanan Gogol! Dostoye...
Meğer neler da olmuş?
Doç. Dr. N. BERATLI | 15 Ağustos 2019, Perşembe
Bilindiği gibi Kıbrıslı Türkler’in tarihi ile ilgili üç ciltlik bir çalışmam var! İlk cildi 4. Baskısını yaptı ama toplam beş bin adet okunmuş! Geçen gün internette rastladığım bir değerlendirmeye göre, Bir kitabın be...
Düşük faiz 6
Doç. Dr. N. BERATLI | 9 Ağustos 2019, Cuma
Bu şimdi size anlattıklarımızı, zamanın cumhurbaşkanına da anlattık. Dinledi dinledi, açtı zamanın Maliye Bakanı’na telefonu. O da kendine cevap verdi: “ Sistem budur efendim… Bütün dünyada böyle!”
Değil bütün dünyad...