Alexa atrk.gif
banner
banner
banner
Ana Sayfa >> Yazarlar Doç. Dr. N. BERATLI | 15 Ağustos 2019, Perşembe

Meğer neler da olmuş?

Paylaş  
32
43
29

Bilindiği gibi Kıbrıslı Türkler’in tarihi ile ilgili üç ciltlik bir çalışmam var! İlk cildi 4. Baskısını yaptı ama toplam beş bin adet okunmuş! Geçen gün internette rastladığım bir değerlendirmeye göre, Bir kitabın beş bin adet satması, bizim gibi 300 bin kişilik bir memlekette değil, 250 milyonluk ABD’de bile “iyi kitap” diye tanımlanmasına yol açıyormuş!  “Övünüyor” demeyin, mutlu oldum, onu paylaşıyorum.

Söz konusu çalışmam, 1960’ta bitiyor… Rahmetli Rauf Denktaş, bana “Hiç değilse 1983’e kadar gelseydin” demişti de o zamanlar (90’lı yıllar) “ O aktüalite olur efendim” demiştim. Aradan çeyrek asır geçti, şimdi rahmetlinin benden istediğini yapmak, vacip oldu. Aylardır, çalışıyorum! Umarım bu yaz sonundan önce bitecek…

Bir konuda yazacaksanız, sizden önce yazanların tümünü de okumuş olmanız gerekir. Kendi yaşadığınız olayları bile “aklımda öyle kalmış, “ben de ordaydım, göz şahidiyim” diye yazıp yayınlayamazsınız! Yaparsınız da onun adı “tarih” değil, “anı” olur…

Bu anlayışla geçmişte yazılanları bir defa daha okurken, rahmetli Dr. Fazıl Küçük’ün “Mücadelemizin Görkemli Günleri” isimli kitabına bakıyordum. Sevgili dostumuz Altay Sayıl’ın yayına hazırladığı kitapta, doktorun bir anısı var… Sizinle paylaşmadan duramadım.

Rahmetli doktor, Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Muavini olduğu için, devlet Makarios’un Trodos’taki yazlık konutunu örnek alarak, ona da Trodos’ta bir yazlık konut tahsis etmiş! 1963 yaz aylarında doktor, tatili için o dağ evine taşınmış, Lefkoşa’nın sıcağından canını kurtarıyor… 1958’e EOKA’ya kadar, varlıklı Kıbrıslı Türkler de yaz aylarında denize inmez, yaylaya çıkarlardı. Platres’e, Kakopetria’ya, Prodromo’ya, Pedulla’ya falan… Hatırlayanınız var mı?

Neyse… Bir gün doktor yazlık konutta dinlenirken, bir misafir gelmiş! Kim? Nikos Sampson… Hem gazetecilikten meslektaş,  hem da adam Lefkoşa milletvekili…

Misafir kovulamayacağına göre, doktor bunu buyur etmiş, oturmuşlar… Kahve içilirken Sampson, Küçük’e demiş ki “EOKA zamanında bütün pis işleri bana yaptırdılar, idam yedim… İngiliz canımı bağışladı, beni Rodos’a sürdü. Bu arada cumhuriyet ilan edildi. Ben yurt dışındayken, zamanında canını benim kurtardığım terbiyesizler bakanlıkları paylaştı, ben da böyle ortada kaldım! Haktır bu?”

Doktor tabii ki meseleyi zaten biliyor ama Rum faşistler arasındaki tartışmaya taraf olamayacağından, “Ha be Nigo, de be Nigo!” diye durumu idare ediyorken Sampson buna demiş ki: “ Ne olursun bu akşam yemeğini birlikte yeme davetimi kabul et, misafirim ol!”

Fazıl Küçük daveti kabul edince kalkmışlar yakındaki bir otelin restaurantına gitmişler ki kamuoyu da görsün ki Sampson ile Dr. Küçük beraber yemek da yerler…

Bunlar tam yemeğin ortasındayken, salona kimler girse beğenirsiniz? İçişleri Bakanı Yorgacis ile Çalışma Bakanı Papadopulos! Sampson fırladığı gibi bunları da masaya davet etmiş, onlar da kabul ederek, gelip sofraya oturmuşlar… Doktor da bunların birbirinin “kanlısı” olduklarını bildiğinden, “du bakalim nolcek” moduna girmiş…

Yeni misafirlerin yemeği gelince, Sampson doktora dönmüş, demiş ki “Sevgili doktor, benim ne kadar adam vurduğumu, herkes bilir! Ama Allah için olsun söyle: Hiç Türk vurdum mu? Ya İngiliz ya Rum’dur benim vurduklarım. Türkleri vuran, işte bu iki ırkçı katildir… Bunlar Türk düşmanıdırlar. Helen milliyetçisi değil! Terbiyesiz şerefsizler…”

Anaaaa… Masada bir ağız dalaşı başlamış ki yan masalar da, lokantanın tümü de dinliyor… Doktor da masada olmasa, tabanca çekecekler…

Sonunda iki bakan masayı da lokantayı da terk edince, Sampson doktora dönmüş:

"Nasıl ongarttım kendilerini gördün?" demiş… “Terbiyesizler…”

Bunlar nasıl bir adamlar, hey Allahım? Bunlar işte böyle bir adamlar… İster gül, ister ağla…

Ben güldüm… Kimlerle uğraşırık meğer?

Bu İçeriğe Emoji İle Tepki Ver
29
 
1
 
2
 
2
 
2
 
0
 
0
 

Facebook yorum
YORUMLAR
1
ONAY BEKLEYENLER
5
16 Ağustos 2019, Cuma
Gıbrız Türkü         - Şeherin Kuzeyi
Yarım asırdan fazladır çoğu şeyleri yanlış biliyormuşum! Toplum aktivisti Nikos meğer Küçük Kaymaklıya bizim bebelere süt yardımı ulaştırmak için herşeyi göze alarak girmiş. Ama bizimkiler bu durumu yanlış anlamışlar ve bunca zaman adama haksızlık etmişik. Bu Nikos prezidentlik ettiği o 3-5 gün içinde yabancı bir gazeteciye mülakat verdi. İngilicca tabii. Gazeteci kendisine kibarca silahlı resimleri hakkında soru sorar. Tabii ki gosgoca prezidente EOKA günlerini hem yediği haltları açıktan soramaz ya.... Prezident Nikos gayet pişkin ve sırıtarak President Lincoln’ın da silah taşıdığını ve resimleri olduğunu bunun gayet doğal bir şey olduğu cevabını verir.... İnanmayan biraz youtube karıştırsın bu komedi mülakat mevcuttur... Yani adam süt dağıtan iyliksever biri olmasına karşın böyle tuhaf davranışları da vardı... Güneyde halen gendini 300 Spartalının gumandanı Leonidas gibi kabul eden çok hayranı var 😂

YAZARIN SON 10 YAZISI
18 Ağustos 2019, Pazar    Puşlost ya da Paçoz
9 Ağustos 2019, Cuma    Düşük faiz 6
8 Ağustos 2019, Perşembe    Bu hesap ödenmez...
7 Ağustos 2019, Çarşamba    Düşük faiz 4 
6 Ağustos 2019, Salı    Düşük faiz 3
5 Ağustos 2019, Pazartesi    Düşük faiz 2
4 Ağustos 2019, Pazar    Düşük faiz 1
27 Temmuz 2019, Cumartesi    Mağusa sadece bir Orta Çağ kalesi midir?
13 Temmuz 2019, Cumartesi    Sizi gidi limbikler
9 Temmuz 2019, Salı    Zamanın gündemi

banner
banner
banner
banner
banner

Puşlost ya da Paçoz
Doç. Dr. N. BERATLI | 18 Ağustos 2019, Pazar
Vallahi lâfa bayıldım… Hiç hallenmeyin… Basın ahlâk yasasını ihlâl etmiyorum. Çünkü lâf bana ait olmadığı gibi, Türkçe de değil… Rusça ve Dostoyevski’ye ait… Daha doğrusu o meşhur etmiş ama ilk kullanan Gogol! Dostoye...
Düşük faiz 6
Doç. Dr. N. BERATLI | 9 Ağustos 2019, Cuma
Bu şimdi size anlattıklarımızı, zamanın cumhurbaşkanına da anlattık. Dinledi dinledi, açtı zamanın Maliye Bakanı’na telefonu. O da kendine cevap verdi: “ Sistem budur efendim… Bütün dünyada böyle!”
Değil bütün dünyad...
Bu hesap ödenmez...
Doç. Dr. N. BERATLI | 8 Ağustos 2019, Perşembe
28 Haziran 2012 günü de bu köşeden “haykırmışız” ki:
Merkez Bankası, yılda 4 defa, yani her üç ayda bir, rapor yayınlayarak, ülkenin finans ve ekonomik durumunu rakamlarla açıklar! Aslında bu, hükümetin de meclis kar...